Hostes muhtemelen onun küstahlığına tahammül edemedi.The hostess couldn't possibly put up with his arrogance.
Annene küstahça cevap verme.Don't answer your mother back.
Ben artık onun küstahlığına daha fazla dayanamam.I cannot stand his arrogance any longer.
Onun küstahlığına daha fazla dayanamam.I can't stand his arrogance any longer.
Onun küstahlığına sinir oluyorum.I get mad at his arrogance.
Ben gençken onun küstah bir tavırı vardı.When he was young, he had an arrogant air.
O, babasına karşı küstahtı.He was impertinent to his father.
Küstahlığı onun çöküşüne yol açtı.His arrogance led to his downfall.
Onun küstah tavırlarına dayanamadım.I couldn't put up with her arrogant behavior.
Ben onun küstahlığına dayanamam.I can't stand his arrogance.
Onun küstahlığına tahammül edemem.I can't stand his arrogance.
Onun küstahlığına katlanamıyorum.I can't put up with his arrogance.
Küstahça,bana soru sordu.Boldly, she asked me the question.
Tam ben onun benimle evlenmesini istiyorken küstah adam atladı.Just as I was asking her to marry me, an impudent fellow jumped in.
O benim mekanımda küstahça cevap verdi.She arrogantly answered in my place.
Tom küstah.Tom is insolent.
Bana küstahlık etme.Don't sass me.
Bana karşı küstahlık yapma.Don't be fresh with me.
Sessizlik! Ben senin küstahlığına tahammül etmeyeceğim.Silence! I will not tolerate your insolence!
Küstahça bir karşılık verme duymak istemiyorum.I don't want to hear any backtalk.
Onun küstah tavrı beni kızdırıyor.His overbearing manner infuriates me.
O akıllı ama küstah.He's smart, but arrogant.
Biraz küstahça.It's a little presumptuous.
Herkes Dan'ın küstahça tavrından nefret ediyor.Everybody hates Dan's arrogant attitude.
Dan küstah ve kibirli bir adam değil.Dan isn't an arrogant and disdainful guy.
Biraz küstahça davranmıyor musun?Aren't you being a little presumptuous?
Tom çok küstah.Tom is so arrogant.
Chuck küstahtır.Chuck is insolent.
Küstahlığın, senin Mesih kompleksinden geliyor.Your insolence comes from your messianic complex.
Tutumunu tek kelimeyle özetleyecek olsaydım, bu küstahlık olurdu.If I had to sum up your attitude in one word, it would be arrogance.
Ben onlara karşı küstah değilim.I'm not insolent to them.
Tom küstah ve itici.Tom is brash and impulsive.
Buna bir saray diyen küstahtır. Aslında bu büyük bir ev.It's presumptuous to call this a palace. Essentially, it's a big house.
Onun küstahlığı ile baş edemiyorum.I can't deal with his arrogance.
Bu konuda küstah olma.Don't be flippant about this.
Ben küstah bir adam değilim.I'm not an arrogant guy.
Tom küstah bir pisliktir.Tom is an arrogant jerk.
Senin küstahlığını onaylamayacağım.I won't approve of your insolence.
Tom karakteristik küstahlığı ile her şeyi reddetti.With his characteristic impudence, Tom denied everything.
Cahil insanlar genellikle çok küstahtırlar.Ignorant people are usually very arrogant.
Küstahlığı beni deli ediyor.His arrogance infuriates me.
Onun küstahlığı beni kızdırıyor.Her arrogance infuriates me.
Küstahlığın beni kızdırıyor.Your arrogance infuriates me.
Tom kaba ve küstah.Tom is rude and arrogant.
Onlara karşı küstah değilim.I am not insolent towards them.
Senin küstah sesini beğenmiyorum!I do not like your arrogant tone!
Sami küstah biriydi.Sami was an arrogant person.
Küstah ve kibirli olan Cal Pittsburgh'da çelikten elde edilen bir servetin varisidir.He is arrogant and snobbish, and the heir to a Pittsburgh steel fortune.
Küstahlığın, çok açık şekilde insanlarını suça ve yıkıma sürüklediği görülür.The arrogant are seen visibly leading their people into crime and destruction.
Bu mektubun el yazısı ve yazım şekli “Sevgili Patron” ve “Küstah Jack”’den farklıdır.The handwriting and style is unlike that of the "Dear Boss" letter and "Saucy Jacky" postcard.
Ne kadar küstah olmuş baksana.Oh, my... Look how bold she has gotten.
Bunu söylemek için gerçekten küstah olmalı !She really has the cheek to say it!
Ne kadar da küstahsın, bayım!You are overly impertinent, ahjussi!
Ve kendi küstah, küçümseyici modalarını onları kabul ettirmek ve yuvarlamak için bekliyorlar.And in their own arrogant, condescending fashion they expect you to roll over and accept it.
Kapa çeneni! Küstah şey!Shut your mouth!
Bu biraz küstahlık olmuyor mu?Yeah. That is kind of arrogant.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.He was brash, irreverent. He was full of macho, a kind of macho one-upmanship.
Tıp dünyası küstahlaştı.The medical establishment has gotten arrogant.
Bence o su katılmamış küstah,o.I think he's plumb sauced, he is.
Ne kadar küstahsın!What audacity!