Aniden güzel bir kuş gördüm.Suddenly, I saw a beautiful bird.
Kuş ne kadar hızlı uçar?How quickly does the bird fly?
O, ağaçtaki kuşu gördü.He saw the bird in the tree.
Kuş gribi ortadan kaldırıldı mı?Is the bird flu eradicated?
Tom bir kuş gibi yiyor.Tom eats like a bird.
Tom kuşkonmaz yer fakat erkek kardeşi yemez.Tom eats asparagus, but his brother doesn't.
Tom'un yardımcı olacağından kuşkuluyum, ama yine de ona sormalısınız.I doubt that Tom would help, but you should still ask him.
Tom bir kuş tüyü yastıkla Mary'yi boğdu.Tom suffocated Mary with a feather pillow.
Tom Mary'ye kuşkuyla baktı.Tom looked at Mary suspiciously.
Ne için hepiniz giyinip kuşandınız?What're you all dressed up for?
Tavus kuşu ( Inachis io ) güzel ve kolayca tanınabilen bir kelebektir.The peacock (Inachis io) is a beautiful and easily recognizable butterfly.
Babam sabahçı bir kuş; o her gün 5.30'da kalkar.My father is an early bird; he gets up at 5:30 every day.
Bütün kuşlar yuva kurmaz.Not all birds build nests.
Tom kusacak gibi hissettiğini söylüyor.Tom says he feels like he might throw up.
Tom'un Mary ve John'un birbirleriyle flört ettikleri konusunda hiçbir kuşkusu yok.Tom never had an inkling that Mary and John were dating each other.
Tom'un mide çukurunda kusacak gibi bir his vardı.Tom had a queasy feeling in the pit of his stomach.
Tom, penceresinin dışında cıvıl cıvıl kuş sesleri duyabiliyordu.Tom could hear birds chirping outside his window.
Bizim arka bahçede bir kuş besleyici var.There is a bird feeder in our backyard.
Tom nihayet uyandığında kuşluk vaktiydi.It was midmorning when Tom finally woke up.
Bu kusursuz bir tuzak.It's a perfect trap.
Biraz kuş üzümü suyu alacağım.I'm going to buy some currant juice.
O, Outonic şövalyeleri tarafından kuşatılmış Ostyn kalesinin savunmasını başlattı.He led the defense of Ostyn castle, besieged by the Teutonic knights.
Kuş kafesinde bir papağan var.There's a parrot in the birdcage.
O benim mekanımda küstahça cevap verdi.She arrogantly answered in my place.
Tom parkta kuş beslemek istiyor.Tom wants to feed the birds in the park.
Edebiyattaki her kusursuz adam, her zaman bir kadının kalemi tarafından yaratıldı.Every perfect man in literature has always been created by the pen of a woman.
Tom kuşkulu kaldı.Tom remained skeptical.
Sadece kusur arama uğruna her şeyde kusur bulma.Please don't nitpick just for the sake of nitpicking.
Kuş dönmedi.The bird has not returned.
Sabaha kadar düşman ordusunun kampı kuşatılmıştı.Until the morning, the camp of the enemy army was surrounded.
Kafesteki kuş mutlu bir biçimde cıvıldıyor.The bird in the cage is singing happily.
Kuşlar dalın üzerine bir yuva yerleştirdiler.The birds placed a nest on a branch.
Bu klavye kusursuz.This keyboard is perfect.
Bu uçan bir kuş.It's a flying bird.
Diğer kuşlar neler?What are the other birds?
Güller bir çiçek türüdürler ve güvercinler bir kuş türüdürler.Roses are a type of flower and doves are a type of bird.
Onun sözlerinden kuşkulanıyorum.I doubt his words.
Ben kuşları izlemeyi seviyorum.I love watching birds.
Bu küçük kız kuşların kaçmasına izin verdi.This little girl let the birds escape.
Hasta hissediyorsan kusmak zorunda mısın?If you feel sick, you have to vomit?
Kapa çeneni. Ben tatildeyim. Tüm duymak istediğim kuş ötüşüdür.Shut up. I'm on my holiday. All I want to hear is the bird's singing.
Şaka yapmak kuşkusuz öğrenmek için en iyi yoldur.Joking is undoubtedly the best way to learn.
Martılar esas olarak kıyı kuşlarıdır.Seagulls are mainly coastal birds.
Dün sabah çok sayıda kuş gördüm.I saw many birds yesterday morning.
O frak kuşağı giyiyor.He's wearing a cummerbund.
Kafeste öten bir kuş var, değil mi?There's a bird singing in the cage, isn't there?
Kafeste öten kuşlar var, değil mi?There are birds singing in the cage, aren't there?
Sözlerinden hiç kuşkulanmadım.I never doubted your words.
Yaban kuşlarını izlemek çok eğlenceli.Watching wild birds is a lot of fun.
Kuşu besle.Feed the bird.
O, Kraliyet Kuşları Koruma Derneği'nin bir üyesidir.He's a member of the Royal Society for the Protection of Birds.
Çizim kusurlu.The drawing is defective.
Kral ailesine sadece en kusursuz yemekler sunulur.Only the most impeccable dishes are served to the royal family.
Kuiper Kuşağı'na ait serseri bir göktaşı Dünya'yla çarpışma rotasında.A rogue asteroid from the Kuiper Belt is on a collision course with the Earth.
Tom kuşu serbest bıraktı.Tom freed the bird.
Tom'un Mary'ye âşık olduğundan kuşkulanıyorum.I suspect that Tom is in love with Mary.
Kuş uçuşu olarak, o buradan yaklaşık 20 mil uzakta.As the crow flies, it's about 20 miles from here.
Şu kuşun adı ne?What is the name of that bird?
Kuşların kanatları vardır.Birds have wings.
Tom küstah.Tom is insolent.