kürtül ile cümle

kürtül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sonuç olarak Budapeşte kuşatmasından kurtulan Alman askeri 600 -700 kadardır.Ogółem na ziemiach okupowanej Polski Niemcy utworzyli od 400 do 600 gett.
Zafer, Yunan işgaline son vererek Kurtuluş Savaşının kesin bir askeri sonuca ulaşmasını sağlamıştır.Na wojnie spędził 10 lat, by w końcu dzięki podstępowi zapewnić greckim najeźdźcom zwycięstwo.
Bunlardan sadece Behramşah kurtulabilmişti.Tylko garstce udało się przeżyć.
Milli mücadele, ülkenin işgalden kurtuluşu ile sonlanır, padişah ülkeyi terk eder.Aby zapobiec zbliżającemu się nieszczęściu, bohater opuszcza dom.
Hopzıp Kurtulur mu?Dobra utracone czy ocalone?
Kosova Kurtuluş Ordusu – UÇK’nın 1998-1999 yılında yürüttüğü mücadelenin emekli askeridir.Krzyż Batalionów Chłopskich – polskie odznaczenie wojskowe nadawane w latach 1988-1999.
Kurtuluş savaşında çok zayiat vermiştir.Uniknął represji w okresie wielkiej czystki.
Fakirlikten kurtulmak tek isteğidir.Jeżeli lękacie się ubóstwa.
Kurtuluş filminin müziği İzmir Marşıdır.Muzyka jest siatką bezpieczeństwa dla widzów.
Uçaktaki 108 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi sağ olarak kurtuldu.Ośmioosobowa załoga opuściła spadający samolot, pięciu członkom udało się przeżyć.
Artık şehzadeler kapalı yerlerde de kalmaktan kurtulmuşlardı.Mieszkańcy schronili się wówczas w schronach.
Kendisi, Black Mesa' da kazasından kurtulan birkaç kişiden biridir.Kilka lat po jego śmierci odkryto zbrodnię w Black Mesa.
Kurtulduktan sonra Andrey ve Elen'in öldüğünü öğrenip, Nataşa ile evlenir.Gdy idzie się pożegnać z Haley przed wyjazdem dowiaduje się, że ona i Nathan się pobrali.
Bunun sayesinde ok yağmurundan kurtuldular.W jej wyniku zdołano uratować ok.
Kurtuluş Savaşı'nın zaferle sonuçlanması için emek verdi.Uchwalono rezolucję o kontynuowaniu walki do zwycięskiego końca.
Savaştan kurtulup kaçan kimi Portekizliler Hürmüz adasındaki kaleye sığındı.Po zaciętej walce wszyscy uciekają na wyspę.
Kurtulan bulunamadı.Nikt nie ocalał.
Sözcük; kurtuluş, hürriyet demektir.Ugoda, czyli kapitulacja.
Kazada 4 asker yaşamını yitirirken, bir asker de yaralı kurtuldu.W czasie walk zginęło czterech talibów, ranny został też żołnierz.
6 Ağustos Bolivya'nın (İspanya boyunduruğundan kurtulup) bağımsızlığı ilanı.6 sierpnia – Boliwia ogłosiła niepodległość (od Hiszpanii).
Yasin saldırı sırasında binadaydı ancak kurtulmayı başardı.Pod koniec wojny był wzięty do niewoli, ale udało mu się zbiec.
"Serdar Kurtuluş 3 yıllığına Bursaspor'da".Barwy Bursasporu reprezentował przez rok.
Böylelikle kurtulur.Ja to uratuję.
Hristiyan inancının temelinde İsa Mesih yoluyla kurtulmanın ümidi ve gerçekliği vardır.Na twarzy Jezusa widoczny jest spokój i skupienie.
Ama gücü sayesinde kurtulur ve ölü numarası yapmaya başlar.Zostaje ujęty, ale udaje mu się zwiać i zaczyna zabijać.
Herkes durumun büyüsünden kurtulmak istiyordu."Niech każdy próbuje wyjść z tej pułapki...”
Ancak 300 tanesi kurtulabildi.Tylko 800 miało uciec.
İstanbul'da millî kurtuluş hareketi başladı.Tak przebiega akcja ratunkowa w Tajlandii.
Ziusudra, Tufandan kurtularak tanrılar tarafından ölümsüzlükle ödüllendirilmiştir.Po ustaniu potopu świątobliwy człowiek złożył bogom ofiarę i został przez nich nagrodzony nieśmiertelnością.
Bellick sonunda elindeki bağlardan kurtulur.Imberios na koniec ucieka z niewoli.
Hugo "Hurley" Reyes, Lost adlı dizide uçak kazasından kurtulan kazazedelerden biridir.Hugo "Hurley" Reyes – jeden z bohaterów serialu Zagubieni.
İlk kez onun döneminde insanların hayvan derileri giymekten kurtuldukları söylenir.Okazuje się bowiem, że nocami ktoś podkrada mu jego zwierzęta.
Memduh Kurtulus (1994) TV Dizisi ....Zemsta (1994) – Teatr Telewizji.
15 Şubat 1916 tarihinde Rus işgaline uğrayan yöre, 11 Mart 1918 tarihinde işgalden kurtulmuştur.1.1.1916 rusza na południu rosyjska ofensywa noworoczna, zatrzymana już 5.1.1916 z powodu dużych strat.
34 kişilik mürettebat karaya çıkarak kurtuldu.34 osobom znajdującym się na pokładzie udało się wyskoczyć do morza i uratować.
Kozmonotlar sağ olarak kurtuldu.Na ratunek spieszą kosmonauci.
Kurtuluş Savaşı öncesi bir dönem de ara nahiye ola­rak kalmıştır.Tydzień później tak zwana wojna na wyczerpanie dobiegła końca.
Octavio kazadan yaralı kurtulur.Na ratunek mu rusza ranny Ecthelion.
Gördüğü tedavi sonucu bacağı kesilmekten kurtulur.Terapia, której się podjął spowodowała ostatecznie, że uwolnił się od nałogu.
O, karıncalardan kurtulmaya çalıştı.Próbował pozbyć się mrówek.
Rus Kurtuluş Ordusu (ROA), Rus Ulusal Kurtuluş Ordusu (RONA) ile karıştırılmamalıdır.Ryska befrielsearmén (ROA) ska inte förväxlas med Ryska nationella befrielsearmén (RONA).
Jaruzelski, Askeri Ulusal Kurtuluş Konseyi (WRON) adında yüksek bir organ oluşturdu.Jaruzelski satte upp Militärt Råd för Nationell Räddning (Wojskowa Rada Ocalenia Narodowego, WRON).
Thatcher kurtuldu, fakat 5 kişi öldü.Fem personer dog, men Thatcher överlevde.
Üç aylık bir süre kemoterapi uygulandı ve hastalıktan kurtuldu.Han undergick tre månaders kemoterapi och har sedan dess tillfrisknat.
Yetişkinlerde vakaların %66'sı sakatlık yaşamaktan kurtulur.Hos vuxna förlöper 66 % av fallen utan att medföra handikapp.
Artık o, Kurtuluş Savaşı'nın cefakar kadınlarından Halime Kaptan'dır.Guds älskarinnor: om hängivna kvinnor i en livrädd värld.
Cadıların Cadısı, İngiltere'deki tüm çocuklardan kurtulmak için korkunç bir plan yapar.Pojken råkar tjuvlyssna på mötet och får då veta häxornas hemska planer på att döda alla barn i England.
Günahları için özür diler ve böylece günahlarından kurtulur.Detta gör hon för att sona de synder hon begått och för att söka Guds förlåtelse.
Latin Amerika Marksistleri tarafından geliştirilen kurtuluş teolojisi buna bir örnektir.Den så kallade befrielseteologin i Latinamerika är ett exempel på detta.
Gömbös ekonomik krizden kurtulmak için Almanya ile yeni bir ticari anlaşma imzaladı.Gömbös slöt ett omfattande handelsavtal med Tyskland vilket kom att förbättra Ungerns svaga ekonomi.
Ordusunun ise sadece onda biri kurtulacaktır.Nu kan bara en armé stoppa honom.
Franz Stangl, Hermann Michel'in İkinci Dünya Savaşı'ndan sağ kurtulduğuna ve Mısır'a kaçtığına inanıyordu.Enligt Stangl flydde Michel till Egypten efter andra världskriget.
Niki'nin evden kurtulma çalışmaları sonuç vermez ve zamanla durumu kabüllenmeye başlar.Roy saknar motivation och är därför hemma på dagarna.
1828'de vuku bulan ikinci vakada, kıdemli madencilerin birçoğu ölürken Brunel da ölümden kıl payı kurtuldu.Vid den andra översvämningen 1828 lyckades Brunel nätt och jämnt undkomma att förolyckas.
Kapı, 1237'de Moğolların Vladimir'i yok edişinden kurtuldu.Porten överlevde den mongoliska förstörelsen av Vladimir år 1237.
Bu dönemden hiçbir zaman kurtulamadı.Denna förmåga övergav honom aldrig.
Diğer 3 kişi ise kurtulur.Enbart tre kan räddas.
Pilot ağır yaralıdır ve kurtulma şansı yoktur.Piloten klarade sig utan skador.
Kazadan sağ olarak kurtulan altı kişiden bir tanesi oldu.Endast sex av dem överlevde oskadda.
Uçaktaki 88 kişiden kurtulan olmadı.Ingen av de 80 ombord överlevde.
İlgili Sayfalar