kürtül ile cümle
kürtül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Onu artık sürmüyorsan neden motosikletinden kurtulmuyorsun?¿Por qué no te deshaces de tu motocicleta si ya no la conduces?
Kötü alışkanlıklardan kurtulmak kolay değildir.No es fácil deshacerse de los malos hábitos.
Kötü alışkanlığından kurtulamadı.Él no podía quitarse la mala costumbre.
Kitap okuyarak dünyayı kurtaramazsın, ama kendi dünyandan bir süreliğine kurtulabilirsin.No puedes salvar el mundo leyendo un libro, pero te puedes salvar de tu propio mundo por un rato.
İşte büyük kurtuluş budur."Porque este es ciertamente un gran pecado».
Bununla birlikte, Rick Ross'a bu durumdan kurtulması için yardım etmeyi de önerdi.Sin embargo, se ofreció a ayudar a Rick Ross a salir de esta situación.
Onları durdurmaya çalışmasına rağmen, Superboy-Prime yıldırımdan kurtulmayı durduramadı.A pesar de que trató de detenerlos, Superboy-Prime no pudo evitar que el rayo se desatara.
Hayır, hayır arkadaşım, imkanımız varken onlardan kurtulmamız bizim için en iyisidir" demiştir.Lo que perdura son las buenas acciones que hacemos para nuestros semejantes".
Sığınmaevi kayıtlarına göre kızlar "acınası bir evden" kurtulmuşlardı.Documentos del establecimiento cuentan que las dos niñas fueron "rescatadas de una casa muy miserable".
('Yaklaşık 28 yıl önce 14 Mayıs 1970'te RAF bir kurtuluş hareketi başlatmıştı.(Hace casi 28 años, el 14 de mayo de 1970, la RAF surgió en una acción de liberación.
Kapı, 1237'de Moğolların Vladimir'i yok edişinden kurtuldu.Las puertas resistieron la destrucción de Vladímir por parte de los mongoles en 1237.
Stark’ı uyarmaya gelen Hansen, saldırıdan Potts ile beraber sağ kurtulur.Maya Hansen, que vino a advertir a Stark, sobrevive al ataque junto con Potts.
Saldırıya katılan 22 Japon gemisinden savaş sonunda sadece bir tanesi kurtulabildi.De los 22 navíos japoneses que tomaron parte en el ataque, sólo uno sobrevivió a la guerra.
Bunun üzerine eşi, kendisini neyle bağlarsa kurtulamayacağını sordu.Entre sus tabúes, creían que no podían cazar las mujeres que menstruaban.
Böylelikle kurtulur.Así me salvo.
Yengesinin müdahalesi sayesinde Lecter, suçlamadan kurtulur.Gracias a la intervención de su tía, Lecter se libera de la responsabilidad del crimen.
Böylelikle ailesinden sadece kendisi ve iki kız kardeşi kurtulmuştur.Y el hombre y su mujer estaban ambos desnudos y no se avergonzaban.
RAID yıkımdan kurtulmayı kolaylaştırmaz.RAID no simplifica la recuperación de un desastre.
Kızı Tsehai, 1942 yılında kurtuluştan hemen sonra çocuğunu doğururken öldü.Su hija Tsehai murió durante el parto poco después de la restauración en 1942.
Kurtuluş Ordusu Ulusal Kurtuluş OrdusuEjército de Liberación Nacional
1985: 1 Şubat: Herri Taldeak lideri Xabier Manterola’ya yapaılan saldırıdan Manterola yaralı kurtulur.1 de febrero de 1985: herido por disparos el dirigente de Herri Taldeak, Xabier Manterola.
Doktor ve Amy birbirine yakın yerlere düşerler ve Alaskada kurtulanlardan olan Harvey tarafından bulunurlar.El Doctor y Amy aterrizan cerca uno del otro, y les encuentra Harvey, otro superviviente del Alaska.
Tekin Kurtuluş (d.La Salvia-Los Quemados (D.M.)
Kurtuluşa kendi çabamızla kendimiz ulaşırız.Acostumbrémonos a debernos nuestros triunfos solo a nosotros mismos.
Banquo pusuya düşürülür ve öldürülür ama oğlu olan Fleanzio'nun onların elinden kurtulup kaçmasını sağlar.Matan a Banco, pero su hijo Fleanzio consigue escapar.
Çocukluğunda Andronikos, ağabeyi Konstantinos ve iki kızkardeşini öldüren hastalıktan kurtuldu.Durante su infancia Andrónico sobrevivió a la enfermedad que mató a sus hermanos Miguel y Constantino.
LaMia Airlines'ın 2933 sefer sayılı uçuşunda meydana gelen kazada sağ olarak kurtulan altı kişiden biridir.Es uno de los sobrevivientes de la tragedia del vuelo 2933 de LaMia.
Bu savaşın son haftasında Kosova Kurtuluş Ordusu'nun tanklara saldırmaya başlamasıyla değişti.Esto cambió cuando el Ejército de Liberación de Kosovo se enfrentó a los tanques.
Diğer yandan Henry, Tomas ve Simon tsunamiden birlikte kurtulmuştur.Mientras tanto, Henry, Thomas y Simon también han sobrevivido juntos al tsunami, aunque Henry está lesionado.
Bunun sayesinde ok yağmurundan kurtuldular.Eso permitiò un buen drenaje de aguas lluvias.
Kitaplardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın."No lleves libros.
Kazadan kurtulan tek kişi Selim’dir.El único que logra escapar es Miloch.
İçerde mahsur kalan 19 işçiden kurtulan olmadı.No sobrevivió ninguno de sus 10 ocupantes.
Blair kurtulur; fakat çocuğunu düşürür.Ella sobrevive, pero pierde a su bebé.
Herkes durumun büyüsünden kurtulmak istiyordu."Principalmente, querían deshacerse del arte religioso».
Kate, ajandan kurtulmayı başararak Claire Littleton'ın (Emilie de Ravin) yolcu olduğu bir taksiyi kaçırır.Kate escapa y secuestra a un taxi en donde se encontraba Claire Littleton (Emilie de Ravin) como pasajera.
Böylece kurtuldular ve dağılarak kaçtılar.Ellos fallaron y fueron acribillados.
Düşman, kuşatmadan kurtulamayacak."El enemigo no escapará».
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Sus padres murieron en el Holocausto.
Adada, kazadan kurtulanlardan Joanna okyanusta boğulmak üzeredir.Joanna, una de los sobrevivientes del accidente, se ahoga en el océano.
Son Kosova Savaşı süresinde yok edilmekten kurtulmuştur.Tuvo que ser abandonada durante la guerra de Kosovo.
Böylece kızdan kurtulur.Deja a Esa Niña.
Bir arabacının kaçıp kurtulmak için nasıl mücadele ettiğini ilk kez görüyorum.Esta fue la primera vez que el Doctor obligó a un acompañante a marcharse por mal comportamiento.
O sırada Beth, bir önceki intihar girişiminin etkilerinden kurtulmuştur.Mientras tanto, Beth (Emily Kinney) se ha recuperado de su anterior intento de suicidio.
Vurulan işçilerin 10'u yaşamını yitirdi, biri ise 18 yerden vurulmasına rağmen olaydan sağ olarak kurtuldu.Diez hombres murieron, y sólo sobrevivió uno, a pesar de haber recibido 18 disparos.
Extremis güçleri düşüşünden sağ kurtulmasını sağlayan Potts,müdahale eder ve Killian’ı öldürür.Potts, después de haber sobrevivido al procedimiento Extremis, mata a Killian.
Soteriyoloji: Kurtuluşun yolları ve araçları.Subespecialidad: Rescate Vehicular y Emergencias Marítimas.
Bu tarih Arhavi'de Kurtuluş Günü olarak kutlanır.Este día se celebra en Massachusetts como el día de la evacuación.
Doktor kendisine "Kurtulacağını farzet.El padre le dice que va a estar bien.
Sonunda Chris ve kardeşi Claire kurtulmayı başarır.Al final acaban juntos Chris y ella.
Ancak küme düşmekten 1 puan farkla kurtulur.Uno por uno los rescoldos de esperanza se han extinguido.
Zor da olsa kurtulmayı başarırlar.Tras muchas dificultades consiguen escapar.
Nitekim kurtuldu ama hayatının 9 yılını kurt olarak yaşadı. "¿Para qué casarnos si hace nueve años que estamos de luna de miel…?
Kurtuluş, 1989.Cátedra, 1989.
Yine de, kurtulan 2 kopya 1981 yılında yeniden basılacaktı.Sin embargo, dos ejemplares que se salvaron permitieron reeditar el libro en 1981.
Sonra Kratos, kabuslarından kurtulacağı vaatleri ile Olimpos Tanrılarına 10 yıl boyunca durmadan hizmet eder.El juego se desarrolla en el periodo en el cual, Kratos sirve a los dioses del Olimpo durante 10 años.
Fakat Daniel’dan kurtulması düşündüğü kadar kolay olmayacaktır.Pero las cosas no son tan fáciles para Henry como podría creerse.
Pilot ağır yaralıdır ve kurtulma şansı yoktur.El piloto se eyectó con éxito y no se produjeron heridos en el suelo.
Kazadan hiçbir yetişkin sağ kurtulamamıştır.Ningún hombre adulto quedó vivo.
Penny ve teknesi kurtulanları bulur.Vickers y su nave salvavidas son eyectados.
İlgili Sayfalar