kürtül ile cümle

kürtül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Onlardan kurtulmak için bir kızla evlenmeye karar verir.Doit-il se marier avec l’une pour la sauver ?
Kazadan sadece bir kişi kurtuldu.Une seule personne a survécu au crash.
283 yolcudan ve 15 mürettebattan kurtulan olmadı.Il n'y a aucun survivant parmi les 283 passagers et 15 membres de l'équipage de l'avion.
Pilot sağ salim kurtulmayı başardı.Le pilote s'est éjecté en toute sécurité.
Rivayete göre, olaydan kurtulanlar "Finn-troll" hikâyesini yaymıştır.Les survivants sont revenus avec la légende du Finn-Troll.
Zor da olsa kurtulmayı başarırlar.Il parvient difficilement à s'évader.
1906'da hapisten kurtulmayı başarmıştı ve 1908 yılında İstanbul'a geri döndü.En 1906, il s’échappe de prison et, en 1908, il retourne à Constantinople.
İki pilot öldü, mürettebatın geri kalanı sağ olarak kurtuldu.Le pilote est porté disparu, les trois autres membres de l'équipage sont sauvés.
Sadece 370 süvari kurtulabilmiştir.Seuls 170 SS se sont évadés.
Buna rağmen Osmanlılar kesin bir yenilgiden kurtuldular.Les Ottomans sortirent victorieux de l'affrontement.
Üç çocuklarından hiçbir tanesi çocukluk yaşlarından sağ olarak kurtulamadı.Aucun de leurs trois fils ne survit.
Mutluluk kişinin acı, ıstırap, sefalet ve elemden kurtulmuş olduğu durumdur.Lui seul peut éliminer le mal, la souffrance et la mort.
Ancak Hasan Nasrallah sağ olarak kurtulmayı başardı.Par contre, Naseem Hamed s’en est échappé indemne.
En yakın arkadaşı Proof, 2002 yılıda Eminem'in hap ve alkol bağımlılığından kurtulduğunu söylemişti.Un membre de D12 a déclaré que Mathers est sorti en 2002 de sa dépendance aux drogues et à l'alcool.
Yahudiler onun zamanından bir süre sonra, kurtuluşa ermek yerine vatanlarından sürüldüler.Les juges reviennent sur leurs jugement et lui attribue la victoire.
(Yunus Emre) “Can, sahrasına vararak tenden ve dünya sıkıntısından kurtuldu.Et Nous perpétuâmes son renom dans la postérité : « Paix sur Élie et ses adeptes ».
Böylece ondan kurtulmayı düşünmüştür.Il cherche à se débarrasser de lui.
Kurtuluş Savaşı’na katılmış; savaştan sonra genel cerrah olarak görev yapmıştır.Fait compagnon de la Libération, il devient chirurgien après guerre.
Leon ise kurtulur.Will est sauvé.
Evde bulunan karısı ve kızı yara almadan kurtuldular.Ndébélés Femme et enfants ndébélés devant leur maison.
Clara, buradan kurtulmasını söyler.Sue décide de le quitter.
Bu yazılara göre Sokrates idam cezasından kurtulmak için hapisten kaçmayı reddeder.Criton : Socrate, en prison, refuse de s'évader.
Kurtuluş, 1989.Edilig, 1989.
Bir sene sonra ise küme düşmekten kurtulamadılar.Au bout d'une minute, il ne sort pas de l’eau.
Kurtuluş Savaşı'nın Malî Kaynakları.Les damnés de la guerre.
1944'te Paris kurtuluşuna katılmıştır.Il participa en août 1944 aux négociations pour la reddition de Paris.
Ancak ölümden kıl payı hayatı kurtulmuştur.Presque soulagé par la mort.
Derrida, bu basmakalıplıktan kurtulmak için yapı bozuma başvurmuştur.Tori profite de ce déséquilibre pour se dégager.
Heykel kurtulur fakat Annabeth ve Percy Tartarus'a düşmekten kurtulamazlar.Ils restent donc en Enfers, mais Percy et Annabeth ne les oublieront jamais.
Kurtulmak için çırpındıkça daha da yapışır.Plus l'on cherche à échapper à ce jour plus il vous hante.
Aynı zamanda kurtulan 3 kişiden de biridir.Des trois, il est le seul qui survivra.
Çin Halk Kurtuluş Ordusu: Çin'in silahlı kuvvetleri.Elle est rattachée à l'Armée Populaire de Libération c'est à dire aux forces armées chinoises.
Bundan kaçış ve kurtuluş yoktur.Il n'y aurait aucun dégât ni victime.
Feride'nin bu ağır yükten kurtulmak için bir karar verir ve bu karar herkesin kaderini değiştirir.Braudel s’appesantira longtemps sur ce choix qui change la face du monde.
Ve dipten kurtulurlar.Puis ils pénètrent dans le sanctuaire.
Uçakta bulunan 42 kişiden kurtulan olmadı.Il n'y a aucun survivant parmi les 42 personnes présentes à bord.
Kurtuluş Savaşı'nın zaferle sonuçlanması için emek verdi.On compte sur lui pour transformer la défaite militaire en victoire diplomatique.
Ricardo zincirlerden kurtulmaya çalışırken; karısını görür ve karısı ona cehennemde olduklarını söyler.Plus tard, alors qu'il est toujours enchaîné, Ricardo voit sa femme, morte, qui lui dit qu'ils sont en enfer.
C-3PO sayesinde kurtulurlar.L'un d'eux rencontre par mégarde C-3PO.
Artık şehzadeler kapalı yerlerde de kalmaktan kurtulmuşlardı.D'autres communes furent dissoutes et leurs localités furent intégrées dans les communes avoisinantes.
Ardından bazı "Kurtuluş Savaşları" yaşandı.Par la suite, d'autres « miracles » se produisirent.
Armi Utku’nun gelişi ile son anda kurtulur.Heureusement, elle est sauvée au dernier moment.
Bu kuvvetlerin yaklaşık üçte ikisi kurtulmayı başarmıştır.Environ les deux tiers de ces unités ont été exportées.
Ancak küme düşmekten 1 puan farkla kurtulur.Elle manquera le cut d'un seul coup.
Kişi, kendini rahatsız eden bu acılardan kurtulmayı amaçlar.Ils se lamentent sur le malheur qui les a séparés.
Kurtuluş Savaşı Güney CephesiPortail de la guerre de Sécession
Bellick ise borudan kurtulmuştur.C'est ainsi que Bellick meurt noyé.
1883'te Rusya'nın ilk Marksist örgütü olan Emeğin Kurtuluşu'nun kuruluş çalışmalarına katıldı.En 1883, elle participe à la fondation de la Libération du Travail, le premier groupe marxiste russe.
Cena bu hareketten de kurtuldu.Le dynamisme du mouvement l'a emporté.
Oradan kurtulmalarında da bayağı bir yardımda bulunmuştu.Il servait également d’issue de secours.
Günahları için özür diler ve böylece günahlarından kurtulur.Il décide alors de se venger d'eux en les poussant à s'entretuer.
1948 yılında Kurtuluş Savaşı sırasında, kaffiyeh'de bir İngiliz tarafından vuruldu.En 1948, pendant la guerre d'Indépendance, il fut blessé aux jambes par un soldat anglais.
Atlasjet Havayolları başkanı Tuncay Doğaner kazadan kimsenin sağ kurtulamadığını açıkladı.Le vice-président Tuncay Doganer a annoncé que personne n'avait survécu au crash.
Kurtuluş Savaşı'nda büyük mücadele örneği yaşanmış bir mahalledir.La lutte pour la survie dans un milieu hostile.
Göçmenlerin çoğu ya Holokost'tan kurtulanlar ya da Arap topraklarından kaçan Yahudilerden oluşmaktaydı.La plupart des immigrants étaient des Juifs persécutés par le régime nazi ou des survivants de la Shoah.
"Bununla ağrılarından kurtulabilirsin!" der Willow; ve Spike, Buffy'e göz kırpar.C'est ce que vous pensez ! », laissant Bugs le regard confus.
Ardından bir fırtına çıkar ve Geralt kurtulur.Mais une tempête survient, et les obligent à partir.
Bu hal, Kıbrıs Kilisesi'nin Roma Katolik Kilisesi'nin devamlı tecavüzünden kurtulmasına vesile olmuştur.Cette disparition signifierait la perte à tout jamais de la Capilla gitana.
Küçük kızın aklında ise sadece kaçıp kurtulmak vardır.Mais l'enfant n'a qu'une chose dans la tête : s'enfuir.
Helikopterdeki 5 yolcu hayatını kaybederken pilot kurtuldu.Les cinq passagers décèdent mais le pilote survit à l'accident.
İlgili Sayfalar