kürtül ile cümle
kürtül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Lenin ağır yaralanmasına karşın kurtulur.Dabei wird Leni schwer verwundet.
Yine de bu sözlerle bir müddet takipten kurtulur.Mit diesem Gefühl gehe ich einmal von hier fort.
1944 yılında Peter Jones olaydan canlı kurtuldu.Im November 1946 verschwand John Blaue plötzlich.
Brescia, küme düşmekten zor kurtuldu.Bruscon bleibt enttäuscht im Regen zurück.
Heihachi kurtulmuştur.Subhakari war erschöpft.
Özgürlükçü bir kitle kuramının temel meselesi ise, kitlenin liderden nasıl kurtulacağı sorusu olacaktır.Das grundlegende Dilemma der Invasionsabwehr war die Frage, wo der Gegner geschlagen werden sollte.
Tek kurtulan 47 yaşındaki Marguerite Rouffanche'ydi.Der Fahrer war der 46-jährige Rudolf Krause.
Pilot ağır yaralıdır ve kurtulma şansı yoktur.Der Pilot wurde schwer verletzt, das Flugzeug zerstört.
Paris'in kurtuluşundan sonra direnişi zafer geçit töreninde temsil etti.Nach der Befreiung von Paris setzte sie ihren Kampf in der Résistance fort.
Nick ve arkadaşları ile birlikte birkaç kişi daha araba pistindeki kazadan kurtulur.Nun können Charlie und seine Freunde in Ruhe mit dem Zug fliehen.
Kitaplardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın.Nicht mir du kaufest das Buch.
Olgun — Kurtuluş Olgun (?-?) (fl.Ælfwald (auch Ælbwald; fl.
Bunun sayesinde ok yağmurundan kurtuldular.Abbruch wegen einsetzendem Regen.
Sayımdan kurtulmanın tek yolu hücre bloğunu tehcir ettirmekti.Der einzige Weg sie zu befreien, war der das Pflaster herauszureißen.
Sadece 370 süvari kurtulabilmiştir.470 Häftlinge konnten entkommen.
Ancak Andy'nin yardımıyla Tyler kurtulur.Mit Ryans Hilfe kann Ethan gerade noch entkommen.
Rollins hareketten kurtulmak için ringin dışına çıktı.Um dem zu entkommen, rollte sich Rollins aus dem Ring.
Uçaktan atlayan pilotun Suriye Haber Ajansı (SANA) paraşütle atlayarak kurtulmayı başardığını yazdı.Nach syrischen Angaben konnte der Pilot sich mit dem Schleudersitz retten.
1992-1995: Kurtuluş Bosna Savaşı.1991–1995: Zerfall Jugoslawiens.
Zikir, gaflet ve nisyandan kurtulmaktır.Hochladen (Senden) von Dateien und Ordnern.
Suikast girişiminden sağ kurtulan Zakhaev, sol kolunun tamamını kaybeder.Commander Ahab überlebt, verliert dabei jedoch sein linkes Bein.
15 Nisan İşgalden Kurtuluş Günü olarak kutlanır.Der Sonntag wird als Tag der Feuerwehr begangen.
7 Aralık 1921'de işgalden kurtulmuştur.Sie wurde offiziell am 7. Dezember 1921 aufgelöst.
Hatta parlamentodan kurtulmanın yollarını aradı.Notfalls griff sie zum Mittel der Parlamentsauflösung.
Geyve Boğazı'nın stratejik önemi Kurtuluş Savaşında ortaya çıkmıştır.Zu wichtig schien aber die strategische Lage der Färöer im Kalten Krieg.
Kazada 39 kişi öldü, 3 kişi kurtuldu.Dabei starben 39 Mann, zehn konnten sich retten.
Kurtulan tek kişiyim.Je suis le seul à avoir survécu.
Bu borçtan kurtulmak zorunda.Il devrait s'acquitter de sa dette.
Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz.Écartez-vous en, afin que vous réussissiez.
(O kavmin içinden) ancak Allah'ın ihlaslı kulları (kurtulmuştur).Exception faite des serviteurs élus d’Allah.
İşte asıl büyük kurtuluş da budur."Il a été doté, certes, d'une immense fortune".
Cadıların Cadısı, İngiltere'deki tüm çocuklardan kurtulmak için korkunç bir plan yapar.La Grande Haute Sorcière a un plan diabolique pour se débarrasser de tous les enfants en Angleterre.
Otto Kumm, II. Dünya Savaşı'nın bitiminden sağ olarak kurtuldu ve bir iş adamı oldu.Otto Kumm a survécu à la guerre et est devenu un homme d'affaires.
Marie Claire Tchecola, ebola hastalığından kurtulan Gineli bir hemşiredir.Marie Claire Tchecola est une infirmière guinéenne et survivante du virus Ebola.
Bu fikir sayesinde Paris, Alman işgalinden kurtulur.Grâce à cette idée, Paris est sauvé des Allemands.
Ransome Clarke ile Joseph Sprague adlarında kurtulan iki kişi Fort Brooke kalesine geri döner.Les deux derniers, Ransome Clarke et Joseph Sprague, rentrent à Fort Brooke.
Ayrıca partinin günlük gazetesi Al Tahrir al Arabi ("Arap Kurtuluşu") da yönetti.Il a également dirigé le journal Al Tahrir al Arabi (la libération arabe).
Paris'e dönüşünde Ulusal Kurtuluş Hareketi'ne başkanlık etmiştir.De retour à Paris, il préside le Mouvement de libération nationale.
Şüphesiz Allah'a yalan uyduranlar asla kurtulamazlar.''Donc les hypocrites ne pourront pas mentir.
Kurtulanlar olacak.Y a-t-il des survivants ?
Doktor ve Amy birbirine yakın yerlere düşerler ve Alaskada kurtulanlardan olan Harvey tarafından bulunurlar.Le Docteur et Amy tombent l'un près de l'autre et sont découverts par Harvey, un autre survivant de l'Alaska.
Bireyler, kitleye dahil olarak deşarj olurlar, bu sayede mesafelerin yükünden kurtulurlar.Ceux qui t'aimeront partageront assurément ton malheur, tandis que les autres t'abandonneront.
Birkaç suikast denemesinden kurtulması gerekti.Elle a échappé à plusieurs tentatives d'assassinat.
Türk Komünist Fırkası, Türk Kurtuluş Savaşı döneminde kurulmuş siyasi parti.Le Parti communiste turc est un parti politique créé pendant la guerre d'indépendance turque.
Kurtuluş Savaşı döneminde Yunanlar Bursa’ya girince, ailesiyle İstanbul’a göç etti.Pendant la guerre d'indépendance, lorsque les Grecs entrent dans la ville, sa famille émigre à Istanbul.
Seine-et-Oise Kurtuluş Komitesi üyesi olmuştur.Il est membre du Comité de libération de Seine-et-Oise.
Böylelikle köşk yıkılmaktan, çınar ağacı kesilmekten kurtuldu.Nous l'ignorons; on a coupé l'arbre.
Pilot ağır yaralıdır ve kurtulma şansı yoktur.Le pilote et son passager sont grièvement blessés, sans espoir de survie.
Dünya kurtulur.Le monde est sauvé.
1919-1922: Mustafa Kemal Atatürk komutasındaki Türk Kurtuluş Savaşı.1919-1922 : guerre d'indépendance turque dirigée par Mustafa Kemal Atatürk.
Acaba kurtulabilecek midir?Va-t-elle s'en sortir ?
Sağ kurtulanlar ise Kudüs'e kaçtı.Tous les survivants sont ensuite évacués vers Jérusalem.
Maç sırasında Owens, kelepçelerden kurtulsa da Orton'ın Zayn'i yenmesini engelleyemedi.Durant le match, Owens réussi à casser les menottes mais Orton réussi quand même à battre Zayn.
Bu nedenle savaş uçakları çok alçaktan uçarak radar sinyakllerinden kurtulabilirler.Tous doivent voler à très basse altitude pour échapper à la détection radar.
Ardından sağ salim kurtulurlar.Ils se replient ensuite sur Bémal,.
2006 - 2007'de sakatlıklardan tamamen kurtuldu.De 2006 à 2007, il enchaîne les blessures.
İki yolcu öldü, 107 yolcu ise sağ kurtuldu.Deux passagers ont été tués durant l'incident, 107 personnes ont survécu.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Ses parents meurent dans l'Holocauste.
"Carmen" ve "Diego Hagmann" gibi dostları sayesinde fakirlikten kurtuldu.Ses amis Carmen et Diego Hagmann la préservent de la pauvreté.
I. Dünya Savaşı sırasında 1915 yılında Türk ordusu tarafından alınan kent, 1917 yılında kurtulmuştur.Pendant la Première Guerre mondiale, en 1915, la ville fut occupée par l'armée turque, qui l'évacua en 1917.
İlgili Sayfalar