Ana içeriğe geç
Sözlük

kürsü ile cümle

kürsü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Fadıl'ın göğsünde iki kurşun yarası vardı.Fadil had two gunshot wounds to the chest.
Kurşun kalemimi çakımla keskinleştirdim.I sharpened my pencil with my pocketknife.
Kurşun kalemimi keskinleştirdim.I sharpened my pencil.
Sami kurşunu Leyla'nın kolundan çıkardı.Sami cut the bullet out of Layla's arm.
Yeni bir defter ve birkaç kurşun kalem satın aldım.I bought a new notebook and a couple of pencils.
Neo, kurşunları atlatabilir.Neo can dodge bullets.
Leyla, Sami için kurşununun önüne atladı.Layla took a bullet for Sami.
Kurşun, Sami'yi sıyırdı.The bullet missed Sami.
Boya kurşunla doluydu.The paint was full of lead.
Annem bana birkaç kurşun kalem aldı.Mum bought me some colouring pencils.
Kurşun hangi sıcaklıkta erir?At what temperature does lead melt?
Kurşun yumuşak bir metaldir.Lead is a soft metal.
Kurşun ve demir bakırcıyı beslemelidir.Lead and iron must feed the coppersmith.
Ödünç alınmış altın geri talep ettikleri zaman kurşun haline gelir.Borrowed gold becomes lead when they demand it back.
Peynir sabah altın, öğleden gümüş, akşam kurşundur.Cheese is gold in the morning, silver at noon, and lead in the evening.
Onlar hâlâ kurşunu altına dönüştüremiyorlar.They still can not convert lead into gold.
Bir kilo tüy, bir kilo kurşundan hafif midir?Is a pound of feathers lighter than a pound of lead?
O akşamın kursunda dersi üç kez tekrarladım.In the course of that evening I revised the lesson three times.
Bir kurşun kalemim yoktu.I didn't have a pencil.
Tom'un üstünde kurşungeçirmez yelek yok.Tom isn't wearing a bulletproof vest.
Tom kurşungeçirmez yelek giymemiş.Tom isn't wearing a bulletproof vest.
Tom bir kurşun geçirmez yelek giyiyor.Tom is wearing a bulletproof vest.
Bunu kurşun kalemle yazabilir miyim?May I write it in pencil?
Bu bir kurşun kalem değil.That isn't a pencil.
Bu bir kurşunkalem mi?Is that a pencil?
Tom bir kurşun yarasından öldü.Tom died from a gunshot wound.
Kurşun kalem ve tükenmez kalem istiyorum.I want a pencil and a pen.
Sami tanık kürsüsüne oturdu.Sami sat in the witness stand.
Sami tanık kürsüsüne çıktı ve ifade verdi.Sami took the stand and testified.
Tom kurşun kalemimi ödünç vermemi istedi.Tom asked me to lend him my pencil.
Tom bir Fransız kursuna kaydoldu.Tom enrolled in a French course.
Kurşun, alüminyumdan çok daha ağırdır.Lead is much heavier than aluminum.
Kurşun kalemini ne sıklıkla keskinleştirirsin?How often do you sharpen your pencil?
Tom, Fransızca kursuna gitti.Tom went to French class.
Tom ödülü almak için kürsüye geldi.Tom came to the stage to accept the prize.
Allahsızlığı Yayma Kürsüsü başkanıydı.He was the head of the League of Militant Atheists.
İdam mangası tarafından kurşuna dizildi.He was shot by a firing squad.
Kurşun kalem çıkarıp yazmaya başladı.He took out a pencil and started to write.
Kurşunları çıkardım.I took out the bullets.
Kurşun kalemle imzalayamazsınız.You can't sign with a pencil.
"Atom numarası 82 olan element hangisidir?" "Kurşun.""What is the element with the atomic number 82?" "Lead."
Bağlama kursuna yazılacağım.I'll sign up for baglama lessons.
Hızlı okuma kursuna gitmeyi düşünüyorum.I'm considering taking a speed reading course.
Hiç kurşun yarası aldınız mı?Have you ever been wounded by a bullet?
İspanyolca kursuna yazıldı.He signed up for a Spanish course.
Kurşun-asit hücre ilk "ikincil" hücreydi.The lead-acid cell was the first "secondary" cell.
1943'te 30 Polonyalı tutuklu, binanı duvarında kurşuna dizildi.In 1943, 30 Polish hostages were executed at its wall.
Bence o kurşunun ardından çok yüksek miktarde nefret yatıyordu.I do think there was a lot of hatred behind that bullet.
Annesinin ders verdiği Kuran kursunda Kur'an ve Mevlidi okudu.His father taught him to memorise and recite the Quran.
Hamra golf kulübünün 9 delikli kursu, Dalvik dışında kısa bir sürücüsü vardır.Hamar golf club has a 9-hole course, a short drive outside Dalvík.
Ayrıca, 1975’te Viyana’da Hans Swarowsky’nin son yaz kursuna katışmıştır.He also attended the last summer course of Hans Swarowsky in Vienna in 1975.
17 Aralık 1981 günü Tiran'da kafasından kurşunla vurulmuş şekilde yatak odasında ölü bulundu.On December 17, 1981, he was found dead in his bedroom in Tirana with a bullet wound to his head.
Ayaklanmaların ilk günlerinde, İsrail Güvenlik Güçleri aşağı yukarı 1.3 milyon kurşun kullandı.During the first few days of riots, the IDF fired approximately 1.3 million bullets.
Aynı gün içinde kurşuna dizilerek idam edildiler.They were sentenced to be hanged that same day.
Son kurşunuyla Kovács kendini vursa da hayatta kaldı.With his last shot Kovács shot himself, but he survived.
Bu renk için kullanılan pigment uzun süre kurşun içeren krom sarısı idi.The pigment used for this color was, for a long time, the lead-containing chrome yellow.
Sırp, Yahudi ve Çingeneler için üç milyon kurşunumuz var" dedi.For minorities such as Serbs, Jews, and Gypsies, we have three million bullets."
Dundasit, nadir bir kurşun alüminyum karbonat mineralidir.Dundasite is a rare lead aluminium carbonate mineral.
Bu dağıtıcı daha sonra bir polisin kurşunu tarafından yok edilir.The dispenser is then destroyed by a policeman's bullet.
2:00 AM PDT saatinde kürsüye çıkar.Need to get there by 2pm.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod