Ana içeriğe geç
Sözlük

kürsü ile cümle

kürsü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O bir kurşun deliği mi?Is that a bullet hole?
Halk olta iğnesi, olta ve olta kurşunu aldı, değil mi?The public bought it hook, line and sinker, didn't they?
Tom bir kurşun kalem çıkardı.Tom pulled out a pencil.
Tom'un yanında bir kurşun kalemi yok.Tom never has a pencil with him.
İlk İtalyanca kursumuza hoş geldiniz.Welcome to our first class in Italian.
Japonca kursu ne zaman başlayacak?When will the Japanese course start?
İtalyanca kursu ne zaman başlayacak?When will the Italian course start?
Sözleşmeyi kurşun kalemle imzalama.Don't sign the contract in pencil.
Kaybettiğim kurşun kalemi buldum.I found the pencil I lost.
Bu kovanın içinde bir kurşun deliği var.This bucket has a bullet hole in it.
Vampir bir gümüş kurşunla vuruldu.The vampire was shot with a silver bullet.
Tom son kurşunu kendisi için sakladı.Tom saved the last bullet for himself.
Tom boyundaki bir kurşunla yaralandı.Tom was wounded by a bullet in the neck.
Tom kurşun geçirmez bir yelek giymişti.Tom was wearing a bulletproof vest.
Dan, kurşun yarasından öldü.Dan died of his gunshot wound.
O benim hiç başıma gelmedi, şeytan kulağına kurşun.That has never happened to me, touch wood.
Ben kurşun kalemimi unuttum.I forgot my pencil.
Tom kurşun kalemini uzun uzadıya düşündü.Tom chewed on his pencil.
Ben bir mavi, bir kırmızı ve bir siyah kurşunkalem istiyorum.I want a blue, a red and a black pencil.
Tom çekmeceyi açtı ve bir kurşun kalem çıkardı.Tom opened the drawer and took out a pencil.
Üzgünüm, bir kurşun kalemim yok.Sorry, I don't have a pencil.
Ağustos ayında, iki ay süren teknolojik tazeleme kursum var.In August, I have a technological refresher course that lasts two months.
Kurşun, sembolü Pb olan kimyasal bir elementtir.Lead is a chemical element symbolised by Pb.
Tom kendi açtığı kurşun yarasının kurbanıydı.Tom was the victim of a self-inflicted gunshot wound.
Ön camda kurşun delikleri vardı.There were bullet holes in the windshield.
Bu pencereler kurşun geçirmez.These windows are bulletproof.
Bu piller kurşun içerir.These batteries contain lead.
Başkanın arabası kurşun geçirmez.The president's car is bulletproof.
Tom'un arabası kurşun delikleriyle delik deşik edildi.Tom's car was riddled with bullet holes.
Bu pencere kurşun geçirmez.This window is bulletproof.
Bu cam kurşun geçirmez.This window is bulletproof.
İsterim ama bu gece gerekli bir kursum var.I would like to but I have a required course tonight.
Tom çekmeceyi karıştırdı, bir kurşun kalem arıyordu.Tom rummaged through the drawer, looking for a pencil.
Ne sana kursu değiştirtti?What made you change course?
Bizim kursu değiştirmeye ihtiyacımız var.We need to change course.
Birkaç kurşun kalemin var mı?Do you have some pencils?
O, erimiş kurşunu bir huniye döktü.She poured the molten lead into a funnel.
Kurşun duvarı deldi.The bullet penetrated the wall.
Kurşun güçlü bir nörotoksindir.Lead is a potent neurotoxin.
Bir kurşun kaleme ihtiyacım var. Senin kurşun kalemlerden birini ödünç alabilir miyim?I need a pencil. Can I borrow one of your pencils?
Bir kurşun kaleme ihtiyacım var. Seninkilerden birini ödünç alabilir miyim?I need a pencil. Can I borrow one of yours?
Kurşun tehlikelidir.Lead is dangerous.
Kurşun geri dönüşümsüz beyin hasarına neden olabilir.Lead can cause irreversible brain damage.
Küçük miktarlarda kurşun bile tehlikelidir.Even small amounts of lead are dangerous.
Zeke Choi'nin omurgası bir suikastçının kurşunuyla paramparça edildi.Zeke Choi's spine was shattered by an assassin's bullet.
Tom Udmurtçada bir başlayanlar kursuna katılacak.Tom will join a beginners course in Udmurt.
O bana bir kurşunkalem verdi.She gave me a pencil.
Lütfen bana kurşunkalem verebilir misin?Could you please give me the pencil?
Sanki bir kurşunla yaralanmış gibi düştü.He fell as if wounded by a bullet.
Onun elinde, kurşun altın oldu.In his hand, lead became gold.
Herkes hatalar yapar, bu sebeple onlar kurşun kalemlere silgiler koyarlar.Everybody makes mistakes. That's why they put erasers on pencils.
Simyagerler kurşun gibi baz metalleri altına dönüştürmeye çalıştı.Alchemists tried to turn base metals such as lead into gold.
Yeni bir Türkçe kursumuz için sabırsızlanıyorum.I am excited about our new Turkish course.
Tom bir kurşunla yaralandı.Tom was wounded by a bullet.
Sadece birkaç kurşunum kaldı.I have just a few bullets left.
Golf kursundan çık.Get off the golf course.
Kursu değiştiriyoruz.We're changing course.
Kurşun toksik bir metaldir.Lead is a toxic metal.
Ressamlar tarihsel olarak kurşun boya gibi zehirli maddelere maruz kalmışlardır.Artists historically have been exposed to toxic substances such as lead paint.
Beş kişi seken kurşunlar yoluyla yaralandı.Five men were injured by richocheting bullets.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod