Nasil hala yüzme kursunda olabilirsin?Как ты можешь быть в команде по плаванию?
Nasil hala yüzme kursunda olabilirsin?את יכולה אפילו להיות נבחרת שחיה?
Nasil hala yüzme kursunda olabilirsin?هل تستطيعين حتى ان تكوني بقريق السباحه؟
Nasil hala yüzme kursunda olabilirsin?お前なんか、追い出されるに決まってる
"Ne farkı var ki?" dediler. "Kurşun müslüman mı hristiyan mı diye ayrım yapmıyor"."Ce contează?" spuneau ele, "Un glonţ nu face distincţie între un creştin şi un musulman."
"Ne farkı var ki?" dediler. "Kurşun müslüman mı hristiyan mı diye ayrım yapmıyor"."Cosa importa?", dissero, "Una pallottola non fa la differenza tra un musulmano ed un cristiano."
"Ne farkı var ki?" dediler. "Kurşun müslüman mı hristiyan mı diye ayrım yapmıyor"."Czy to ma znaczenie?" mówiły "Kula nie zna różnicy pomiędzy Muzułmanem a Chrześcijaninem."
"Ne farkı var ki?" dediler. "Kurşun müslüman mı hristiyan mı diye ayrım yapmıyor"."¿Qué importa?" decían, "Una bala no distingue entre un musulmán y un cristiano."
"Ne farkı var ki?" dediler. "Kurşun müslüman mı hristiyan mı diye ayrım yapmıyor"."Was macht es?" sagten sie, "Eine Kugel unterscheidet nicht zwischen einem Muslim und einem Christen."
"Ne farkı var ki?" dediler. "Kurşun müslüman mı hristiyan mı diye ayrım yapmıyor"."Τι νόημα έχει;" είπανε, "Μια σφαίρα δεν μπορεί να ξεχωρίσει ένα Μουσουλμάνο από ένα Χριστιανό."
"Ne farkı var ki?" dediler. "Kurşun müslüman mı hristiyan mı diye ayrım yapmıyor"."Какво значение има?" казали те, " Един куршум не разпознава мюсюлманин от християнин."
"Ne farkı var ki?" dediler. "Kurşun müslüman mı hristiyan mı diye ayrım yapmıyor"."Какое это имеет значение?", говорили они - "Пуля не отличает мусульман от христиан."
Ne yapsak? Buraya alelacele geldiğim için... ...konuşmamı kürsüde unuttum.Τι να κάνω; Επειδή βιαζόμουν να έρθω εδώ, άφησα τις σημειώσεις μου για την ομιλία πίσω στο βάθρο.
Ne yapsak? Buraya alelacele geldiğim için... ...konuşmamı kürsüde unuttum.ما العمل؟ لانني اسرعت بالقدوم هنا نسيت خطابي على المنصة
Nükleer silahlara hayır! Silahında kurşun kaldı mı, Sharp?Ainda tem balas na arma?
Okulu bitirdikten sonra, masaj kursuna gittim.Después de terminar la escuela, hice un curso de masaje.
Okulu bitirdikten sonra, masaj kursuna gittim.Dopo gli studi feci un corso per massaggiatore.
Okulu bitirdikten sonra, masaj kursuna gittim.J'ai suivi des cours pour obtenir mon diplôme de masseur.
Okulu bitirdikten sonra, masaj kursuna gittim.Μόλιs τελείωσα το σχολείο, παρακολούθησα μαθήματα μασάζ.
Okulu bitirdikten sonra, masaj kursuna gittim.После школы я закончил курсы массажа.
Onlara kurşun işlemiyor.Balas não os detêm.
Onlara kurşun işlemiyor. Onları ödemezsin, çünkü onlar zaten ölü.Ale chcę się stąd wydostać żywy, a razem mamy większe szanse.
Onlara kurşun işlemiyor.Куршумите не ги спират.
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?Alguma vez pensaram porque é que se chamam assim?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?그런 것들이 왜 (bullet point라고) 그렇게 불리는지 생각해 보셨나요?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi? (Gülüşmeler)Đã bao giờ bạn tự hỏi tại sao lại gọi chúng là "gạch đầu dòng" chưa?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi? (Gülüşmeler)V-aţi întrebat vreodată de ce se numesc astfel?(Râsete)
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi? (Gülüşmeler)Vous êtes-vous jamais demandé pourquoi on les appelle "listes à balles" en anglais?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi? (Gülüşmeler)Αναρωτηθήκατε ποτέ γιατί ονομάζονται έτσι;
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi? (Gülüşmeler)Ви колись цікавились, чому вони видаються незрозумілими?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi? (Gülüşmeler)Чудили ли сте се, защо те се наричат "булет" точки?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi? (Gülüşmeler)هل تعجبت من قبل لم تسمى نقاط رئيسية (رصاصية)؟ (ضحك)
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi? (Gülüşmeler)銃弾が何をするものか考えてください
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?Habt ihr euch jemals gefragt, warum es "Stichpunkt" heißt?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?Har du aldrig funderat på varför de kallas punktlistor?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?Har I nogensinde undret jer over, hvorfor de hedder listepunkter?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?Heb je je wel eens afgevraagd waarom ze 'kogelpunten' heten?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?Oletko koskaan miettinyt miksi niitä kutsutaan luotikohdiksi?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?Pernahkah terpikir oleh Anda kenapa namanya bullet points?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?Premýšľali ste už niekedy, prečo sa volajú odrážky?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?¿Se han preguntado por qué se llaman "balas"?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?Už vás někdy napadlo, proč se jim říká odrážky?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?Vi siete mai chiesti perché li chiamano "bullet points" [pallottole]?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?Zastanawialiście się dlaczego tak się nazywają?
Onlara neden kurşun noktalar dendiğini hiç merak ettiniz mi?תהיתם פעם מדוע קוראים להן כך?
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.A vbiji jej jako hřebík v místě pevném, a bude stolicí slávy domu otce svého.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.E fixá-lo-ei como a um prego num lugar firme; e será como um trono de honra para a casa de seu pai.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Îl voi împlînta ca pe un drug într'un loc tare, şi va fi un scaun de slavă pentru casa tatălui său.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.In zabijem ga kakor klin na trdnem mestu, in za časten prestol bode očetovi hiši svoji.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.I wbiję go jako gwóźdź na miejscu pewnem, a będzie stolicą chwały domu ojca swego.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Jeg fæster ham som en Nagle på et sikkert Sted, og han skal blive til Hæder for sit Fædrenehus.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Je l`enfoncerai comme un clou dans un lieu sûr, Et il sera un siège de gloire pour la maison de son père.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.못이 단단한 곳에 박힘 같이 그를 견고케 하리니 그가 그 아비 집에 영광의 보좌가 될 것이요
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Lo conficcherò come un paletto in luogo solido e sarà un trono di gloria per la casa di suo padre
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Minä lyön hänet vaarnaksi vahvaan paikkaan, ja hän tulee kunniaistuimeksi isänsä suvulle.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Og jeg vil feste ham som en nagle på et sikkert sted, og han skal bli et æressete for sin fars hus.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.S beverem õt, mint szeget erõs helyre, és lészen dicsõséges székül az õ atyja házának;
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Ta sẽ đóng nó xuống như đinh đóng nơi vững chãi; và nó sẽ trở nên một ngôi vinh hiển cho nhà cha mình.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Ta sẽ đóng nó xuống như đinh đóng nơi vững_chãi ; và nó sẽ trở_nên một ngôi vinh_hiển cho nhà cha mình .
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak."'Yo lo clavaré como estaca en lugar firme, y será un trono de honra para la casa de su padre