Ana içeriğe geç
Sözlük

kürek ile cümle

kürek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bütün gün boşa kürek salladı.He built castles in the air all day.
Nehirde akıntıya karşı kürek çektik.We rowed up the river against the current.
Kürek çekmek için göle gittik.We went to the lake to row a boat.
Botta kürek çeken kız kuzenimdir.The girl rowing a boat is my cousin.
Nöbetleşe kürek çekelim.Let's take turns rowing the boat.
Güçlü akıntıya karşı kürek çekemedik.We couldn't row against the strong current.
Akıntıya karşı kürek çekiyorduk.We were rowing against the current.
Onlar nehrin yukarısına doğru kürek çektiler.They rowed up the river.
Onlar kürekle kaldırımdan karı temizliyorlardı.They were clearing the snow from the sidewalk with a shovel.
O, uzakta kürek çeken bir teknenin görüntüsünü gördü.She caught sight of a rowing boat in the distance.
Karı kürekle atıyorlardı.They were shoveling the snow away.
Kürekçi küreğini suçluyor.The rower blames his oar.
Nehirde kürek çekmeye devam ettikçe, suyun berraklığı beni afallattı.As I rowed out into the river, the clearness of the water astounded me.
Bütün çatının karını kürekle temizlemek biraz zaman alacak.It'll take some time to shovel all the snow off the roof.
Karı çatıdan kürekle temizlemek zorunda kalacağız.We'll have to shovel the snow off the roof.
Kürek nerede?Where's the oar?
Kürek çekmeye devam edin.Keep paddling.
Tom kürekle atmaya devam etti.Tom kept shoveling.
Tom kürek çekmeyi durdurdu.Tom stopped rowing.
O, nazik bir akıntıya karşı kürek çekiyordu.He was rowing against a gentle current.
İşçi, bir kürekle kum taşıyor.The worker is carrying sand with a shovel.
İşçi, kürekle kum taşıyor.The worker is carrying sand with a shovel.
Tom karı kürekle temizlemeye devam etti.Tom resumed shoveling the snow.
Tom kamyondan bir kürek çıkardı ve kürümeye başladı.Tom got his shovel out of the truck and began to dig.
Mary plastik bir kürek kullanarak kovasını kumla doldurdu.Mary filled her bucket with sand using a plastic shovel.
Bir kürek getir!Bring a shovel.
İhtiyacım olan bir kürek.What I need is a shovel.
Tom küreklerden birini aldı ve kazmaya başladı.Tom grabbed one of the shovels and started digging.
O kürek otuz dolar.That shovel costs thirty dollars.
O kürek otuz dolara mal oldu.That shovel cost thirty dollars.
Küreklere ne için ihtiyacımız var?What do we need shovels for?
Kürekleri alın çocuklar.Grab the shovels, boys.
94 yaşındaki bir adam evinin dışındaki karı kürekle temizlerken kalp krizi geçirdi.A 94-year-old man had a heart attack while shoveling snow outside his house.
Boşa kürek çekme.Don't spit into the wind.
Sırayla kürek çekelim.Let's take turns rowing.
Tüm tekneler kürek ile donatılmıştır.All boats are equipped with oar.
Balıklar kürek olarak yüzgeçlerini kullanırlar.Fish use their fins as oars.
Tom babasının araba yolunu kürekle kürümesine yardım etti.Tom helped his dad shovel the driveway.
Araç yolunun küreklenmesi gerekir.The driveway needs to be shoveled.
Tom akıntıya kürek çekiyor.Tom is a lost cause.
Boşa kürek çekiyorsun.You're flogging a dead horse.
Mary, Tom'a doğum günü için bir kürek verdi.Mary gave Tom a shovel for his birthday.
Tom kazma ve kürekle bir çukur kazdı.Tom dug a hole with a pick and a shovel.
Tom genellikle tek başına kürek çekmeye gider.Tom usually goes rowing by himself.
Tom'un bir kürek almak gerektiğini söylediğini düşündüm.I thought Tom said he needed to buy a shovel.
Sanırım Tom bir kürek alması gerektiğini söyledi.I think Tom said he needed to buy a shovel.
Tom, Mary'nin ona verdiği kürekle arka bahçesinde bir çukur kazdı.Tom dug a hole in his backyard with the shovel Mary had given him.
Tom kürek çekmeyi sever.Tom loves rowing.
Tom bana bir kürek uzattı ve kazmaya başlamamı söyledi.Tom handed me a shovel and told me to start digging.
Kürek çekmeye gidelim.Let's go rowing.
Tom ve ben bir sandal kiraladık ve kürek çekmeye gittik.Tom and I rented a rowboat and went rowing.
Kömür küreklemeye başlayın, beyler!Start shoveling coal, men!
Kürek çekmeyi severim.I like rowing.
Tom'un dünya standartlarında bir kürekçiye göre mükemmel bir fiziği var.Tom has the perfect physique for a world-class rower.
Biraz ben kürek çekeyim.Let me row for a while.
Tom kanosuyla akıntıya karşı kürek çekmeye çalıştı.Tom tried paddling his canoe upstream.
Neden teknede sıra ile kürek çekmiyoruz?Why don't we take turns rowing the boat?
Örneğin; Canekem (Canım), Ezîzekem (Azizim), Kurekem (Oğlum) ...Amil Məmmədəli oğlu Məhərrəmov
Uluslararası kürek sezonu genellikle dünya şampiyonası ile son bulur.The international rowing season usually ends with the World Championship regatta.
Fularczyk, okul öğretmenlerinden birinin teşvikinden sonra kürek çekti.Fularczyk took up rowing after the persistent encouragement of one of her schoolteachers.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod