Ana içeriğe geç
Sözlük

kült ile cümle

kült kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kültür bir paraşüt gibidir: Eğer sende yoksa yere çakılırsın.Culture is like a parachute: if you don't have it, you crash.
Kültür alışverişlerinin önemli olduğunu düşünüyorum.I think that cultural exchanges are important.
Bizim kültürümüzde aynı anda iki kadınla evlenemezsin.In our culture, you cannot be married to two women at the same time.
Dil ve kültür ayrılamaz.Language and culture can't be separated.
Bunlar eski eksik kültürün kanıtlarıdır.These are evidences of an ancient missing culture.
Ben Amerikan kültürünün büyük bir hayranıyım.I am a great admirer of American culture.
Onlar kültür hakkında konuştular.They talked about culture.
Zarlar farklı kültürlerde farklı şekillere sahiptir.Dice have differences in design in different cultures.
Bu kültürden kültüre farklılık gösterir.It differs from culture to culture.
Kültür birisi birinin öğrendiği her şeyi unuttuktan sonra kalan şeydir.Culture is what remains after one has forgotten all the things one has learned.
24 Mayıs Slav Edebiyatı ve Kültür Günüdür.The 24th of May is the Day of Slavic Writing and Culture.
Bu kültürel bir şey.It's a cultural thing.
Bir kişinin kültürünü öldürmek onları öldürmek gibidir.Killing a person's culture is like killing them.
Onlar kültürümü yok etmeye çalıştı.They tried to eradicate my culture.
O kültürel toplantılarına katılır.She attends cultural meetings.
Aki Yerushalayim, Ladino dilinde yazılmış bir kültür dergisidir.Aki Yerushalayim is a cultural magazine written in Ladino.
Erkekler ve kadınlar birçok kültürde farklı giyinirler.In many cultures, men and women dress differently.
Onların kendi kültürleri var.They have their own culture.
Kültürel etkinlikler İngiltere'nin muhafazakar fikirlerine tepki için iyi bir yoldu.Cultural activities were a good way to react to the conservative ideas of Britain.
Bugün öğretmen konu olarak "Çin kültürünü" seçti.Today the teacher chose "Chinese culture" as a topic.
Kültür şoku genellikle duygusal bir lunapark hız treni olarak tanımlanır.Culture shock is often described as an emotional rollercoaster.
Kültürümüzü gelecek nesile geçirmemiz gerekir.We should pass on our culture to the next generation.
Biz kültürlüyüz.We're cultured.
Sen kültürlüsün.You're cultured.
Tom kültürlüdür.Tom is cultured.
Ben kültürlüyüm.I'm cultured.
Her kültürün karanlık bir tarafı vardır.Every culture has a dark side.
O yaklaşım, şirket kültürünün parçasıdır.That attitude is part of the company's culture.
O model, kültürel farklılıkları silemez.That model cannot erase cultural differences.
O doktor kültürlü bir adam.That doctor is a cultured man.
Tatoeba, doğum yeri olan Fransa'da kültürel ve sosyal bir olay haline geldi.In France, its birthplace, Tatoeba became a cultural and social phenomenon.
Neden Marika Japon kültürü ile bu kadar ilgileniyordu?Why was Marika so interested in Japanese culture?
Marika, benimle yeni bir dünya, yeni bir kültür keşfetti.Marika discovered with me a new world, a new culture.
Etrüsk dili ve kültürü M.Ö.1 yüzyılda hızla kayboldu.Etruscan language and culture disappeared rapidly during the 1st century; B.C.
Fransız kültürünü seviyorum.I love French culture.
Kültür onun alışkın olduğundan tamamen farklıydı.The culture was completely different from the one she was used to.
Yunan kültürü hakkında birçok şey öğrendim.I learned many things about Greek culture.
Japon kültürü ve insanlar gerçekten benzersizdir.Japanese culture and people are really unique.
Onun aşırı sömürge zihniyeti var. O, İspanyol kültürü için deli oluyor.She has an extreme colonial mentality. She is crazy for Spanish culture.
Turistler seyahat ederken yerel kültürlere uymaya dikkat etmeliler.Tourists should take care to respect local cultures when they are travelling.
Eğer kültürlü bir adamsan, hoşgörüyle davran.Behave decently, as if you're a well-cultured man.
Hindistan mutfak kültürünce zengin bir bölgedir.India is a region rich in culinary culture.
İnsanlar günümüzde popüler kültüre eskisinden daha çok önem vermekte.People attach more importance to popular culture today than in the past.
Londra ekonomik ve kültürel sebeplerden ötürü çok önemliydi.London was very important for economical and cultural reasons.
O bir Yahudi kültü.That's a jewish cult.
Çevirmenler farklı kültürler arasında aracılık ederler.Interpreters mediate between different cultures.
Fransa'nın Kültür Bakanı ile bir iş arıyorum.I am looking for a job with the Cultural Minister of France.
Esperanto benim entellektüel ve kültürel ufuklarımı genişletmeme yardımcı oldu.Esperanto helped me broaden my intellectual and cultural horizons.
Birçok Fin kültürle ilgilidir.Many Finns are interested in culture.
Kültür bir insanı özgür yapar.Culture makes a man free.
Hollywood tarzı kültürel dans açıkça batılılara amaçlanmıştır.The Hollywood-style cultural dance was clearly aimed at westerners.
Doğu ve Batı Almanya arasında hala çok kültürel farklar var.There are still many cultural differences between East and West Germany.
Bu, bağımsızlığın kültürel mirasıdır.This is the cultural inheritance of independence.
Bu nedenle seyahat etmeyi severim ve pek çok farklı kültürü yaşamak isterim.That's why I like traveling, and would like to experience many different cultures.
İşyerindeki kültürü nasıl tanımlardın?How would you describe the culture of your workplace?
Biz kültürel haftaları severiz.We like the cultural weeks.
Tom kültürsüz, değil mi?Tom is uncultured, isn't he?
Budist kültürlerinde meditasyon çok önemlidir.Meditation is very important in Buddhist cultures.
Kültürel ödenek nedir?What is cultural appropriation?
Dilimiz, kültürel kimliğimizin önemli bir parçasıdır.Our language is an important part of our cultural identity.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod