Ana içeriğe geç
Sözlük

kült ile cümle

kült kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Aymara kültüründe birinin ebeveynlerine saygı göstermek esastır.In the Aymara culture, respecting one's parents is fundamental.
Japon kültürünü merak ediyorum.I am curious about Japanese culture.
Çin kültürü ile ilgili her zaman hoşnuttum.I've always been delighted with the chinese culture.
Sanıyorum ki bu tür tercihler çoğunlukla kültürel.I presume such preferences are mostly cultural.
Tatoeba kültürdür.Tatoeba is culture.
Benim farklı bir kültürden olduğumu biliyorsun.You know I'm from a different culture.
Bazı kültürler herkesin bir köle olduğunu varsayıyor.Some cultures assume everybody is a slave.
Mısır kültürünü her zaman sevmişimdir.I've always loved Egyptian culture
Bu kutlama ülkemizin kültürünün esas parçasıdır.This celebration is an intrinsic part of the culture of our country.
Bir kült üyesi zehirlenmiş meyve ile kraliçeye suikast girişiminde bulundu.A cult member attempted to assassinate the queen with poisoned fruit.
O kültürün erkekleri için, aşırı uzun boyunlu kadınlar çekici olarak kabul edilir.For men of that culture, women with extremely long necks are considered attractive.
"Etik kültür," olmadan insanlık için kurtuluş yoktur.Without "ethical culture," there is no salvation for humanity.
Farklı kültürlerden insanların az çok kişisel alana ihtiyacı vardır.People in different cultures need more or less personal space.
Başka bir kültürü yargılamadan önce kültürel göreceliği hesaba katmak önemlidir.It's important to take cultural relativism into account before judging another culture.
Kültürel ödenek bir şey değildir.Cultural appropriation isn't a thing.
Kültür onları birleştirirken politika insanları böler.Politics divides people, while culture unites them.
Diğer kültürlerden öğrenecek çok şeyimiz var.We have a lot to learn from other cultures.
Bunlar sentetik veya kültür incileri mi?Are those synthetic or cultured pearls?
Parlak kırmızı, Çin kültürünün göstergelerinden biridir.Vermilion is one the signifiers of Chinese culture.
Ejderha, Çin'in kültürel amblemlerinden biridir.The dragon is one of the cultural emblems of China.
Politika insanları böler ama kültür onları birleştirir.Politics divides people, but culture unifies them.
Kültürümüz tehdit ediliyor.Our culture is threatened.
Kültürler içinde alt kültürler vardır.There are subcultures within cultures.
Diğer kültürlerin bilgisi çeşitlilik için saygı ve hoşgörüyü besler.Knowledge of other cultures fosters a respect and tolerance for diversity.
Bazı kültürler diğerlerinden daha iyidir.Some cultures are better than others.
Bazı kültürler tarafsızca diğerlerinden daha iyidir.Some cultures are objectively better than others.
Benim kültürüm objektif olarak onlarınkinden daha üstün.My culture is objectively superior to theirs.
Bütün kültürlerin kusurları var.All cultures have flaws.
Hiçbir kültür mükemmel değildir.No culture is perfect.
Neyin kibar görülüp görülmediği kültürden kültüre değişir.What is or is not considered polite varies from culture to culture.
Bir kültürde kibar olan şey diğerinde kibar olmayabilir.What is polite in one culture may not be polite in another.
Bir kültürde kaba olan şey, başka bir kültürde kaba olmayabilir.What is impolite in one culture may not be impolite in another.
Kültürel görecelik zehirli bir fikirdir.Cultural relativism is a toxic idea.
Kültürel görecelik zehirli bir fikir değildir.Cultural relativism is not a toxic idea.
Kültürel görelilik yararlı bir araç olabilir.Cultural relativism can be a helpful tool.
Bu onların kültüründe onlar için çok utanç verici.It's very shameful for them in their culture.
Bu diğer kültürleri anlamak için iyi.It's good for our understanding of other cultures.
Bu film bir kült klasik.This film is a cult classic.
Rönesans modern Avrupa kültürünün temelidir.The Renaissance is the foundation of modern European culture.
Okinawa, Japonya'dan kültürel olarak farklıdır.Okinawa is different from Japan culturally.
Kültürel kalıntılarımıza değer verin; hepsi bizim görevimizdir.Cherish our cultural relics; it is all our duty.
Sami çok Viktoryan bir kültürde yaşıyordu.Sami lived in a very Victorian culture.
Ben bir kültteyim.I am in a cult.
Her şey yolunda giderse bir kült tarafından kaçırılacağım.If everything works out well, I'll be kidnapped by a cult.
Çoğu batılının kültürel ufku Led Zepplin'in Cashmere şarkısıyla sona erer.Most westerner's cultural horizons end with Led Zepplin's Cashmere song.
Tom Fransızca öğreniyor. O gerçekten bir kültür adamı olmalı.Tom is learning French. He must really be a man of culture.
Sami bir kült kurdu.Sami founded a cult.
Sami, Ferit'in kültünü terk etti.Sami left Farid's cult.
Sami 16 yıldır kültün bir üyesiydi.Sami was a member of the cult for 16 years.
Sami kültü terk etti.Sami abandoned the cult.
Sami, Mısır'da bir kült kurdu.Sami started a cult in Egypt.
Sami, kültün eski bir üyesidir.Sami is an ex-member of the cult.
Sami, Ferit'in kültünün bir üyesiydi.Sami was a member of Farid's cult.
Sami bir kültün lideriydi.Sami was the leader of a cult.
Sami kendini kültüne adamıştı.Sami was devoted to the cult.
Sami, Japon kültürü konusunda çok saplantılı.Sami is so obsessed with Japanese culture.
Fransız kültürü büyük prestiji yaşamaya devam ediyor.French culture continues to enjoy great prestige.
Sami kültürel Müslüman.Sami is a cultural Muslim.
Tom çok kültürlü biri.Tom is a man of culture.
Kültürümüzde evlilik kadınla erkek arasında olur.In our culture marriage is between one man and one woman.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod