Ana içeriğe geç
Sözlük

kült ile cümle

kült kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yabancı kültürler hakkında öğrenmek eğlencelidir.It's fun to learn about foreign cultures.
Çoğumuz yabancı bir ülkede kültür şoku yaşarız.In a foreign country most of us go through culture shock.
Kültablanı kırdım.I broke your ashtray.
Biz gelecek nesillere kültürümüzü aktarmak zorundayız.We have to transmit our culture to the next generation.
Çeşitli yönleriyle Yunan kültürünü inceledik.We studied Greek culture from various aspects.
Bizim kültürümüzde, aynı anda iki kadınla evli olamayız.In our culture, we can't be married to two women at once.
Diğer kültürlerden insanlarla iletişim kurmak çok zordur.It's very difficult to communicate with people from other cultures.
Yabancı bir kültürde yaşamaya uymak genellikle zordur.It is generally hard to adapt to living in a foreign culture.
İki ülke dinde ve kültürde farklıdır.The two countries differ in religion and culture.
Ailenin kültürel geçmişini göz önüne almak çok önemlidir.It is very important to consider the cultural background of the family.
Doktor, kültürlü bir adamdır.The doctor is a man of culture.
Bu ülkede Batı ve Doğu kültürleri kaynaşmıştır.Cultures of the East and the West are mixed in this country.
Ben Yunan kültürünü öğrendim.I learned about Greek culture.
Amerikan kültüründe konuşma altındır.In American culture, speech is golden.
Kültürel görecelikle ne demek istiyorsun?What do you mean by cultural relativism?
Hiçbir kültürel geçmiş, sanatı anlamak için gerekli değildir.No cultural background is necessary to understand art.
Dünya kültürleri oldukça benzer hale gelmektedir.The cultures of the world are now becoming rather similar.
Dili kültürden ayıramazsınız.You can't separate language from culture.
Dil kültürden ayrılmaz.You can't separate language from culture.
Bu yıl Kültür Günü pazartesi gününe rastlıyor.Culture Day falls on Monday this year.
Firmamız farklı kültürel etkinlikleri destekler.Our company supports several cultural events.
Bu kitaplar kültürümüzü tanımlamış ve şekillendirmiştir.These books have defined and shaped our culture.
Alman kültürü çalışmaya ilgi duyuyorum.I am interested in studying German culture.
Japon öğrencilerinin genel kültür bilgisinden etkilendim.I was impressed by the general knowledge of Japanese students.
Öğrenciler dil ve kültürden bahsediyorlar.The students are talking about language and culture.
Dünyada pek çok ülke ve kültür var.There are many countries and many cultures on Earth.
Dünyada birçok kültür vardır.There are many cultures on Earth.
Dünya vatandaşı olarak, kültürel engellerin üstesinden gelmenin yollarını biliyorum.As a citizen of the world, I know ways of overcoming cultural barriers.
Japon kültürünü tam olarak anlamak için dil öğrenmelisin.To understand Japanese culture to the full, you should learn the language.
O, sözde kültürlü bir insan.He is what is called a man of culture.
Kent kültürü genç nesil için cazip görünmektedir.Urban culture appears to be attractive to the younger generation.
O batı kültüründen hoşlanır.He likes Western culture.
Kendini birçok kültürel etkinliklere adadı.He devoted himself to many cultural activities.
Doğu ülkelerinin kültürlerinin öğrenimini yaptı.He has studied the cultures of Eastern Countries.
Japon kültürüne aşinadır.He is familiar with Japanese culture.
O, Japon kültürünün takdir eder.He appreciates Japanese culture.
Kültür edinmeleri için oğullarını Avrupa'ya gönderdiler.They sent their son to Europe to acquire culture.
O geçen sene Japon kültürüyle ilk defa temas kurdu.She first came into contact with Japanese culture last year.
Kültür dili tahrip eder.Culture destroys language.
Ülkeler kültür olarak farklıdır.Countries differ in culture.
Kültür nesilden nesile aktarılır.Culture is handed down from generation to generation.
Biz problemi kültürel farklılıklar ışığında düşünmek zorundayız.We have to consider the problem in the light of cultural differences.
Kültürel miras gelecek nesillere aktarılır.A cultural heritage is handed down to posterity.
İki bölge dinde ve kültürde farklıdır.The two regions differ in religion and culture.
Japon kültürü hakkında bilgili olmak iyi bir şeydir.Being knowledgeable about Japanese culture is a good thing.
Japon kültive incileri dünya inci pazarının % 60'ına kadarını tekeline almıştır.Japanese cultured pearls have come to monopolise as much as 60% of the world pearl market.
Bu müze Kelt dönemi kültürel eserlerinin muhteşem bir koleksiyonuna sahiptir.That museum has a superb collection of Celtic era cultural artifacts.
Kültür dilleri tahrip eder.Culture destroys languages.
Yunan kültürü hakkında çok şey öğrendim.I learned a lot about Greek culture.
İlaç kültürünün kendi kuralları vardır.The drug culture has its own rules.
Dans her kültürün güzel bir parçasıdır.Dance is a beautiful part of every culture.
Bu kültürde insanlar rengarenk giyinirler.People dress colorfully in that culture.
O kültürde insanlar renkli giyinir.People dress colorfully in that culture.
Ensest, neredeyse tüm kültürlerde bir tabudur.Incest is a taboo found in almost all cultures.
Dil ve kültür arasındaki kopmaz bir bağ vardır.There is an unbreakable link between language and culture.
Doğunun ve batının kültürü bu ülkede buluşur.Cultures of the East and the West meet together in this country.
Bu doktor bir kültür adamıdır.This doctor is a man of culture.
Hepimiz insanız, bu yüzden bence her ülkenin kültürü %90 aynıdır.We're all human beings, so in my opinion each country's culture is 90% the same.
Yazar Hollandalı ve Amerikalı öğrencilerle çalışırken hangi kültürel farklılıkları buldu?What cultural differences did the author find in working with Dutch and American students?
Onların kültür değerleri, otorite konumundaki kişilere itaat etmektir.Their culture values obedience to those in positions of authority.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod