Külleri gömüldüğünde, annesi,その子は重度の障害児で 介護者のネグレクトによって亡くなりました
Küllerini güllerin altına dökmeden onun son sözlerini okuayacaktır.Ei au fost creaturi primitive De fapt, se numește încă creierului reptila.
Küllerini güllerin altına dökmeden onun son sözlerini okuayacaktır.leer este epílogo antes de que esparzan las cenizas alrededor de las rosas.
Küllerini güllerin altına dökmeden onun son sözlerini okuayacaktır.バラの花のなかに灰を撒く前に、この遺言を読んで欲しいと 1981年、妻ハンネローアと私は、アイルランドで平和と調和の中に生きる決意をしました
Külleri, tüm kan bedaub'd, Tüm kan-kan gibi soluk, Soluk; bakışta swounded.재가, 혈액의 모든 bedaub'd, 전체 고어 - 혈액에서와 같이 창백, 창백, - 나는 그 광경을보고 swounded.
Külleri, tüm kan bedaub'd, Tüm kan-kan gibi soluk, Soluk; bakışta swounded.Blady, blady jak popiół, wszystkie bedaub'd we krwi, wszystko w gore-krwi; - I swounded na ten widok.
Külleri, tüm kan bedaub'd, Tüm kan-kan gibi soluk, Soluk; bakışta swounded.Bledá, bledá ako popol, všetci bedaub'd v krvi, to všetko v gore-krvi, - I swounded na pohľad.
Külleri, tüm kan bedaub'd, Tüm kan-kan gibi soluk, Soluk; bakışta swounded.Bledá, bledá jako popel, všichni bedaub'd v krvi, to vše v gore-krve, - I swounded na pohled.
Külleri, tüm kan bedaub'd, Tüm kan-kan gibi soluk, Soluk; bakışta swounded.Bleek, bleek als as, alle bedaub'd in het bloed, All in gore-bloed; - ik swounded bij de aanblik.
Külleri, tüm kan bedaub'd, Tüm kan-kan gibi soluk, Soluk; bakışta swounded.Bleg, bleg som aske, alle bedaub'd i blod, alle i Gore-blod, - jeg swounded ved synet.
Külleri, tüm kan bedaub'd, Tüm kan-kan gibi soluk, Soluk; bakışta swounded.Blek, blek som aska, alla bedaub'd i blod, allt i gore-blod - Jag swounded vid åsynen.
Külleri, tüm kan bedaub'd, Tüm kan-kan gibi soluk, Soluk; bakışta swounded.Halvány, fakó, mint hamu, minden bedaub'd a vér, All in gore-vér - Én swounded láttán.
Külleri, tüm kan bedaub'd, Tüm kan-kan gibi soluk, Soluk; bakışta swounded.Pale, bleich wie Asche, all bedaub'd in Blut, All in gore-Blut; - ich swounded bei dem Anblick.
Külleri, tüm kan bedaub'd, Tüm kan-kan gibi soluk, Soluk; bakışta swounded.Pale, kalpea kuin tuhka, kaikki bedaub'd veressä, kaikki gore-verta; - I swounded nähdessään.
Külleri, tüm kan bedaub'd, Tüm kan-kan gibi soluk, Soluk; bakışta swounded.Pâle, pâle comme la cendre, tous bedaub'd dans le sang, Tous en Gore-sang; - je swounded à la vue.
Külleri, tüm kan bedaub'd, Tüm kan-kan gibi soluk, Soluk; bakışta swounded.Pale, svetlo kot pepel, vse bedaub'd v krvi, Vse v gore-krvi; - I swounded na pogled.
Külleri, tüm kan bedaub'd, Tüm kan-kan gibi soluk, Soluk; bakışta swounded.Pálido, pálido como cinzas, todas as bedaub'd no sangue, no sangue Todos sangue; - Eu swounded à vista.
Külleri, tüm kan bedaub'd, Tüm kan-kan gibi soluk, Soluk; bakışta swounded.Palid, palid ca cenuşa, toate bedaub'd în sânge, în toate gore-sânge; - am swounded la vedere.
Külleri, tüm kan bedaub'd, Tüm kan-kan gibi soluk, Soluk; bakışta swounded.Pallido, pallido come cenere, tutti bedaub'd nel sangue, tutto in gore-sangue - io swounded alla vista.
Külleri, tüm kan bedaub'd, Tüm kan-kan gibi soluk, Soluk; bakışta swounded.Πάλε, χλωμό όπως στάχτες, όλες bedaub'd στο αίμα, όλα στο gore-αίμα? - I swounded στη θέα.
Külleri, tüm kan bedaub'd, Tüm kan-kan gibi soluk, Soluk; bakışta swounded.Бледный, бледный, как прах, всеми bedaub'd в крови, все в крови, кровь, - я swounded на зрение.
Külleri, tüm kan bedaub'd, Tüm kan-kan gibi soluk, Soluk; bakışta swounded.Светла, бледа като пепел, цялата bedaub'd в кръв, Всички в Гор кръв; - swounded при вида.
Külleri, tüm kan bedaub'd, Tüm kan-kan gibi soluk, Soluk; bakışta swounded.חיוור, חיוור כמו אפר, כל bedaub'd דם, הכל דם קרוש; - אני swounded למראה.
Külleri, tüm kan bedaub'd, Tüm kan-kan gibi soluk, Soluk; bakışta swounded.باهتة ، شاحبة والرماد ، وجميع bedaub'd في الدم ، والكل في غور الدم ؛ -- swounded لي في الأفق.
Külleri, tüm kan bedaub'd, Tüm kan-kan gibi soluk, Soluk; bakışta swounded.ジュリエットO、休憩、私の心 - !貧しいbankrout、一度に休憩!
Merhumun külleri eğer mülk sahibi izin verirse doğaya veya sulara serpiştirilebilir.Den avlidnes aska kan också strös ut i naturen eller i ett vattendrag om markägaren ger tillstånd till detta.
Merhumun külleri eğer mülk sahibi izin verirse doğaya veya sulara serpiştirilebilir.Vainajan tuhkan voi myös sirotella luontoon tai vesistöön, jos alueen omistaja antaa siihen luvan.
Merhumun külleri eğer mülk sahibi izin verirse doğaya veya sulara serpiştirilebilir.من الممكن أيضاً نثر رماد المتوفي على الطبيعة أو الماء إذا وافق مالك المكان على ذلك.
Rüzgar külleri bütün bölgeye savurdu.El viento llevó las cenizas por toda la comarca.
Rüzgar külleri bütün bölgeye savurdu.Il vento le mandò in tutto il territorio
Sakurajima Dağı'ndan çıkan küllerle kaplanan kampüsün görüntüsü.Así se ve el campus gracias a la ceniza volcánica de Sakurajima.
Seni de düşündüm ve küllerinden biraz getirdim.Ich habe an dich gedacht und dir ein bisschen davon mitgebracht.
Seni de düşündüm ve küllerinden biraz getirdim.J'ai pensé à toi et j'ai pris un peu de ses cendres.
Seni de düşündüm ve küllerinden biraz getirdim.M-am gândit la tine ºi þi-am adus ºi þie o lingurã.
Seni de düşündüm ve küllerinden biraz getirdim.Pomyślałam o tobie i wzięłam łyżeczkę.
Seni de düşündüm ve küllerinden biraz getirdim.Σε σκέφτηκα και έφερα μια κουταλιά.
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharA rózsa a te ajkak és a pofa kell fade A fakó hamu, te szemét "ablakok alá,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharAs rosas em teus lábios e bochechas devem desaparecer em cinzas paly; cair os teus olhos 'janelas,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharBunga mawar di bibir-Mu dan pipi akan memudar Untuk abu pucat; Mu mata 'jendela jatuh,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharDen roser i dine læber og kinder skal falme til paly aske; dine øjne "vinduer falder,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharDe rozen in uw lippen en wangen zullen vervagen Om paly as, uw ogen 'vensters vallen,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharDie Rosen in deinen Lippen und Wangen werden zu paly Asche fade, deine Augen "Fenster fallen,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharHoa hồng trong môi và má ngươi sẽ phai tro phai màu; rơi cửa sổ ngươi mắt,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbahar그대의 입술과 볼에의 장미 창백한 재로 사라질 것이다, 그대의 눈동자 '창 가을,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharLas rosas de tus labios y las mejillas se desvanecen a cenizas paly; caen tus ojos 'de Windows,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharLe rose nelle tue labbra e le guance sono dissolvenza in cenere paly; caduta finestre tuoi occhi ',
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharLes roses de tes lèvres et les joues ne se fanent en cendres paly; tomber tes yeux "de Windows,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharRosorna i dina läppar och kinder skall tonas till paly aska, dina ögon "fönster falla,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharRóże w twe usta i policzki zblaknie Aby bladawy popiołów; spadek oczy twoje "okna,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharRuusut sinun huulet ja posket on Fade to paly tuhkan silmäs "Windows laskee,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharRůže ve tvých rtů a tváří se Fade To paly popel, Windows tvé oči "na podzim,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharRuže v tvojich pier a tvári sa Fade To paly popol, Windows tvoje oči "na jeseň,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharTrandafiri în buzele tale şi obrajii se estompeze Pentru a cenuşii palid; ochii tăi "ferestre toamna,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharVrtnice v tvoje ustnice in lica se fade Za paly pepel; okna tvoje oči "pade,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharΤα τριαντάφυλλα στα χείλη και τα μάγουλα σου θα ξεθωριάζει να paly στάχτες? Παράθυρα πτώση σου μάτια ",
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharРозите в устните и бузите ти се добие бледничък пепел; падането си очите "прозорци,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharРозы в твоих губ и щек опадет Для бледный пепла, окна падения твоего глаза ",
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharורדים השפתיים והלחיים יהיו עמך לדעוך לאפר paly; חלונות העיניים "עמך ליפול,
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbaharيجب على الورود في الشفتين والخدين خاصتك تتلاشى إلى رماد شاحب ؛ عينيك 'ويندوز الخريف ،
Senin dudak ve yanakların gül paly küllerinden için solmaya; senin gözünde 'pencere sonbahar死のような、ときに彼が人生の一日をシャットダウンする、しなやかな政府のdepriv'd各パート、、