Ana içeriğe geç
Sözlük

küller ile cümle

küller kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Babamın vücudunun ateşle şiştiğine şahit oldum. Cenazede küllerinin yanında oturdum ve yazdım.Ahogy édesapám testét a szemem láttára emésztették fel a lángok, ültem a halotti máglyája mellett és írtam.
Babamın vücudunun ateşle şiştiğine şahit oldum. Cenazede küllerinin yanında oturdum ve yazdım.Ca martor lângă trupul tatălui meu înghiţit de flăcări, am stat lângă flacăra funerară şi am scris.
Babamın vücudunun ateşle şiştiğine şahit oldum. Cenazede küllerinin yanında oturdum ve yazdım.Khi tôi chứng kiến thi thể cha tôi chìm trong biển lửa, tôi ngồi cạnh giàn thiêu và viết.
Babamın vücudunun ateşle şiştiğine şahit oldum. Cenazede küllerinin yanında oturdum ve yazdım.Kiedy przyglądałam się, jak ciało mojego ojca pochłania ogień, siedziałam przy stosie pogrzebowym i pisałam.
Babamın vücudunun ateşle şiştiğine şahit oldum. Cenazede küllerinin yanında oturdum ve yazdım.Kun seurasin liekkien nielevän isäni ruumiin, istuin hänen hautarovionsa äärellä ja kirjoitin.
Babamın vücudunun ateşle şiştiğine şahit oldum. Cenazede küllerinin yanında oturdum ve yazdım.Mentre il fuoco ingoiava il corpo di mio padre, sedetti di fianco alla sua pira funeraria, e scrissi.
Babamın vücudunun ateşle şiştiğine şahit oldum. Cenazede küllerinin yanında oturdum ve yazdım.Toen ik mijn vaders lichaam zag verteren door vuur, zat ik bij zijn crematie en schreef.
Babamın vücudunun ateşle şiştiğine şahit oldum. Cenazede küllerinin yanında oturdum ve yazdım.Καθώς ήμουνα παρούσα όταν οι φλόγες τύλιξαν το σώμα του πατέρα μου, έκατσα δίπλα στη νεκρική πυρά και έγραψα.
Babamın vücudunun ateşle şiştiğine şahit oldum. Cenazede küllerinin yanında oturdum ve yazdım.Докато гледах как огънят поглъща тялото на баща ми, седях до погребалнага му клада и пишех.
Babamın vücudunun ateşle şiştiğine şahit oldum. Cenazede küllerinin yanında oturdum ve yazdım.Пока я смотрела как пламя поглощает тело моего отца, я сидела у его погребального костра и писала.
Babamın vücudunun ateşle şiştiğine şahit oldum. Cenazede küllerinin yanında oturdum ve yazdım.Поки я дивилася, як полум'я поглинає тіло мого батька, я сиділа біля його похоронного багаття і писала.
Belgrad'da Nikola Tesla Müzesi'nde küllerini barındıran altından bir küre.니콜라 테슬라 박물관에 소장된 공모양의 금빛 단지에 간직돼 있죠.
Belgrad'da Nikola Tesla Müzesi'nde küllerini barındıran altından bir küre.là một quả cầu vàng chứa tro cốt của ông tại viện bảo tàng Nikola Tesla tại Belgrade.
Belgrad'da Nikola Tesla Müzesi'nde küllerini barındıran altından bir küre.הוא בתוך כדור מוזהב שבו מונח אפרו במוזיאון ניקולא טסלה בבלגרד.
Belgrad'da Nikola Tesla Müzesi'nde küllerini barındıran altından bir küre.هي جرة ذهبية تحفظ رماده في متحف نيكولا تيسلا في بلغراد.
Belgrad'da Nikola Tesla Müzesi'nde küllerini barındıran altından bir küre.永遠の眠りについています 彼が遺したものは 今も 私たちのまわりにあります
Ben, ha, neredeyse uçan parçacıklar bana kısık gibi olduğundan bu küllerinden düşünce tahrip şehir, Gomorra?Ha! myślałem, ha, jak odpryskami prawie dusił mnie, to te prochy od zniszczone miasto, Gomory?
Ben, ha, neredeyse uçan parçacıklar bana kısık gibi olduğundan bu küllerinden düşünce tahrip şehir, Gomorra?Ha! tænkte jeg, ha, som den flyvende partikler næsten kvalt mig, er disse aske fra ødelagt by, Gomorra?
Ben, ha, neredeyse uçan parçacıklar bana kısık gibi olduğundan bu küllerinden düşünce tahrip şehir, Gomorra?하! 나, 하, 비행 입자가 거의 나를 호흡 곤란으로, 그에서이 재 생각 파괴시, 고모라?
Ben, ha, neredeyse uçan parçacıklar bana kısık gibi olduğundan bu küllerinden düşünce tahrip şehir, Gomorra?Mislil sem, ha, saj letečih delcev me je skoraj zadavil, so ti pepel od tega uničeno mesto, Gomora?
Ben, ha, neredeyse uçan parçacıklar bana kısık gibi olduğundan bu küllerinden düşünce tahrip şehir, Gomorra?Myslel jsem, ha, jak vyletujících skoro udusil mě jsou tyto popel z toho zničila město, Gomoru?
Ben, ha, neredeyse uçan parçacıklar bana kısık gibi olduğundan bu küllerinden düşünce tahrip şehir, Gomorra?Myslel som, ha, ako vyletujúcich skoro zadusil mňa sú tieto popol z toho zničila mesto, Gomoru?
Ben, ha, neredeyse uçan parçacıklar bana kısık gibi olduğundan bu küllerinden düşünce tahrip şehir, Gomorra?Ха! мисъл I, ха, като летящите частици почти ме задави, са тези пепелта от това унищожени град, Гомор?
Ben, ha, neredeyse uçan parçacıklar bana kısık gibi olduğundan bu küllerinden düşünce tahrip şehir, Gomorra?Ха! подумав я, га, а летять частинок мало не задихнулася мені, ці попелу від зруйнованого міста, Гоморра?
Ben, ha, neredeyse uçan parçacıklar bana kısık gibi olduğundan bu küllerinden düşünce tahrip şehir, Gomorra?Ха! подумал я, га, а летящих частиц чуть не задохнулась мне, эти пепла от разрушенного города, Гоморра?
Ben, ha, neredeyse uçan parçacıklar bana kısık gibi olduğundan bu küllerinden düşünce tahrip şehir, Gomorra?הא! חשבתי, חה, שכן חלקיקי עף כמעט חנק אותי, הם אלה האפר מזה העיר נהרסה, ועמורה?
Ben, ha, neredeyse uçan parçacıklar bana kısık gibi olduğundan bu küllerinden düşünce tahrip şehir, Gomorra?ها! فكرت ، هكتار ، والجزيئات التي ترفع اختنق تقريبا لي ، هي تلك التي من رماد دمرت المدينة ، وعمورة؟
Ben, ha, neredeyse uçan parçacıklar bana kısık gibi olduğundan bu küllerinden düşünce tahrip şehir, Gomorra?破壊された都市、ゴモラ? しかし、"交差銛、"と"剣魚?" - これは、その後のニーズは記号のいずれかである必要があります
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.En dag föll några torn och huset nära parken blev ett hus under aska, så de flydde.
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.Într-o zi nişte turnuri au căzut, casa de lângă parc a devenit o casă sub cenuşă, aşa că ei au evadat.
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.어느날 어떤 큰 빌딩들이 무너지고 공원 근처의 있던 집은 재투성이가 되서 다들 도망가게 되었죠.
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.Un giorno caddero delle torri e la casa vicino al parco divenne una casa sotto la cenere, e così fuggirono.
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.יום אחד נפלו כמה מגדלים והבית ליד הפארק הפך לבית תחת אפר, אז הם ברחו.
Bir gün bazı kuleler yıkıldı ve parkın kenarındaki ev küller altında kaldığı için oradan kaçtılar.公園の近くの家は 灰の下の家になり みんなで逃げ出した リュックで背負われ 自転車で 暗室へと でもウースター通りのロフトは
Bu gibi. Hiçbir küllerinden kapsayan bu kenarlı siyah mermerler ne acı boşlukları!¿Qué espacios en blanco amargo en los mármoles borde negro que no cubren las cenizas!
Bu küller 6 nesildir Everettlerin burada muhafaza edilir.Aquí están las cenizas de seis generaciones de Everett.
Bu küller 6 nesildir Everettlerin burada muhafaza edilir.Các đống tro tàn của sáu thế hệ của Everetts được chứa ở đây.
Bu küller 6 nesildir Everettlerin burada muhafaza edilir.Cenuşa a şase generaţii Everett se află aici.
Bu küller 6 nesildir Everettlerin burada muhafaza edilir.De assen van zes generaties van Everetts zijn hier.
Bu küller 6 nesildir Everettlerin burada muhafaza edilir.Tady je uložen popel šesti generací Everettù.
Bu küller 6 nesildir Everettlerin burada muhafaza edilir.Tukaj je pepel šestih generacij Everettov.
Bu küller 6 nesildir Everettlerin burada muhafaza edilir.Οι στάχτες έξι γενεών των Έβερετ υπάρχουν εκεί μέσα.
Bunlar elmas değil, gerçekten. Yanmış ceset küllerinden yapılmışlar.Ini bukan berlian, sungguh, ini dibuat dari abu kremasi.
Bu yüzden bu kurum, çatışmaların küllerinden doğmuştur veDeshalb diese Institution aus den Trümmern des Konflikts gegründet wurde.
Bu yüzden bu kurum, çatışmaların küllerinden doğmuştur veهذا هو السبب أنشئت هذه المؤسسة من تحت أنقاض الصراع؛
Bu yüzden bu kurum, çatışmaların küllerinden doğmuştur veだからこそ冷戦では 自由が圧政に勝利したのです
Bu yüzden küllerini oraya serptim.Đó là lý do ta đã rải tro cốt của họ ở đó.
Bu yüzden küllerini oraya serptim.Ezért szórtam el ott a hamvaikat.
Bu yüzden küllerini oraya serptim.За?ова и ?азп?ъсна? п?а?а и? на ?ова ?яс?о.
Cenazede küllerinin yanında oturdum ve yazdım.그를 화장하기 위해 쌓인 장작더미 곁에서 글을 썼습니다.
Cenazede küllerinin yanında oturdum ve yazdım."rodeada e sufocada por estas águas bravas emocionais,
Cenazede küllerinin yanında oturdum ve yazdım.Saya duduk di samping arang kremasi beliau dan menulis.
Cenazede küllerinin yanında oturdum ve yazdım.ישבתי ליד מדורת ההלוויה שלו וכתבתי.
Cenazede küllerinin yanında oturdum ve yazdım.جلست بالقرب من محرقة جنازته وكتبت
Cenazede küllerinin yanında oturdum ve yazdım.どのようにそれを行うのか分かりませんが、
Hiçbir küllerinden kapsayan bu kenarlı siyah mermerler ne acı boşlukları!Apa bitter kosong pada mereka hitam berbatasan kelereng yang meliputi tidak ada abu!
Hiçbir küllerinden kapsayan bu kenarlı siyah mermerler ne acı boşlukları!Cay đắng những gì khoảng trống trong những viên bi màu đen-giáp bao gồm không có tro!
Hiçbir küllerinden kapsayan bu kenarlı siyah mermerler ne acı boşlukları!Ce spaţii amar în aceste blocuri de marmură neagră, marginita, care nu acoperă cenuşă!
Hiçbir küllerinden kapsayan bu kenarlı siyah mermerler ne acı boşlukları!Co gorzki luki w tych czarno-graniczy kulki, które nie pokrywają popiołów!
Hiçbir küllerinden kapsayan bu kenarlı siyah mermerler ne acı boşlukları!Čo horkej medzery v tých čiernych lemované guľôčky, ktoré sa týkajú nie popol!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod