Ana içeriğe geç
Sözlük

küf ile cümle

küf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
13
ORT. KELİME
Vurma; ısırma; küfretme.لا تضرب ، لا تعض ، لا تقسم كذباً
Vurma; ısırma; küfretme.私たちが子供たちに教えているのは 良い仕事を得る方法です
Yaptığımız tek şey oturup çocuklara yapmamaları gereken şeyleri öğretmek. Vurma; ısırma; küfretme.Invece stiamo seduti ad aspettare e dire ai ragazzi le cose che non dovrebbero fare.
‹‹Yedi ekmeği dört bin kişiye bölüştürdüğümde kaç küfe dolusu yemek fazlası topladınız?›› ‹‹Yedi›› dediler.A když také sedm chlebů lámal jsem mezi čtyři tisíce, kolik jste plných košů drobtů vzali? I řkou jemu: Sedm.
‹‹Yedi ekmeği dört bin kişiye bölüştürdüğümde kaç küfe dolusu yemek fazlası topladınız?›› ‹‹Yedi›› dediler.A keď tých sedem medzi tie štyri tisíce, koľko plných pletencov kúskov ste nasberali? A povedali mu: Sedem.
‹‹Yedi ekmeği dört bin kişiye bölüştürdüğümde kaç küfe dolusu yemek fazlası topladınız?›› ‹‹Yedi›› dediler.Còn khi ta bẻ bảy cái bánh cho bốn ngàn người , các ngươi thâu được bấy giỏ đầy bánh vụn ? Thưa : Bảy giỏ .
‹‹Yedi ekmeği dört bin kişiye bölüştürdüğümde kaç küfe dolusu yemek fazlası topladınız?›› ‹‹Yedi›› dediler.Còn khi ta bẻ bảy cái bánh cho bốn ngàn người, các ngươi thâu được bấy giỏ đầy bánh vụn? Thưa: Bảy giỏ.
‹‹Yedi ekmeği dört bin kişiye bölüştürdüğümde kaç küfe dolusu yemek fazlası topladınız?›› ‹‹Yedi›› dediler."En toen Ik zeven broden aan die 4000 mensen gaf? Hoeveel bleef er toen over?"
‹‹Yedi ekmeği dört bin kişiye bölüştürdüğümde kaç küfe dolusu yemek fazlası topladınız?›› ‹‹Yedi›› dediler.또 일곱 개를 사천명에게 떼어 줄 때에 조각 몇 광주리를 거두었더냐 가로되 일곱이니이다
‹‹Yedi ekmeği dört bin kişiye bölüştürdüğümde kaç küfe dolusu yemek fazlası topladınız?›› ‹‹Yedi›› dediler.Ko sem jih pa sedem med štiri tisoč, koliko polnih pletenic ste nabrali drobtin? In reko mu: Sedem.
‹‹Yedi ekmeği dört bin kişiye bölüştürdüğümde kaç küfe dolusu yemek fazlası topladınız?›› ‹‹Yedi›› dediler.Mikor pedig a hetet a négyezernek, hány kosarat hoztatok el darabokkal tele? Azok pedig mondának: Hetet.
‹‹Yedi ekmeği dört bin kişiye bölüştürdüğümde kaç küfe dolusu yemek fazlası topladınız?›› ‹‹Yedi›› dediler.Og da jeg brøt de syv til de fire tusen, hvor mange kurver fulle av stykker tok I da op? De sa: Syv.
‹‹Yedi ekmeği dört bin kişiye bölüştürdüğümde kaç küfe dolusu yemek fazlası topladınız?›› ‹‹Yedi›› dediler.Και οτε τους επτα εις τους τετρακισχιλιους, ποσας σπυριδας πληρεις κλασματων εσηκωσατε; Οι δε ειπον Επτα.
‹‹Yedi ekmeği dört bin kişiye bölüştürdüğümde kaç küfe dolusu yemek fazlası topladınız?›› ‹‹Yedi›› dediler.А когда семь для четырех тысяч, сколько корзин набрали вы оставшихся кусков. Сказали: семь.
‹‹Yedi ekmeği dört bin kişiye bölüştürdüğümde kaç küfe dolusu yemek fazlası topladınız?›› ‹‹Yedi›› dediler.И когато седемте_— на четирите хиляди души, колко кошници, пълни с къшеи дигнахте? Казват му: Седем.
‹‹Yedi ekmeği dört bin kişiye bölüştürdüğümde kaç küfe dolusu yemek fazlası topladınız?›› ‹‹Yedi›› dediler.Як же сїм на чотирі тисячі, скільки кошів повних ламаного назбирали ви? Вони кажуть: Сїм.
‹‹Yedi ekmeği dört bin kişiye bölüştürdüğümde kaç küfe dolusu yemek fazlası topladınız?›› ‹‹Yedi›› dediler.ובשבע לארבעת אלפי איש כמה דודים מלאי פתותים נשאתם ויאמרו אליו שבעה׃
‹‹Yedi ekmeği dört bin kişiye bölüştürdüğümde kaç küfe dolusu yemek fazlası topladınız?›› ‹‹Yedi›› dediler.وحين السبعة للاربعة الآلاف كم سل كسر مملوّا رفعتم. قالوا سبعة.
‹‹Yedi ekmeği dört bin kişiye bölüştürdüğümde kaç küfe dolusu yemek fazlası topladınız?›› ‹‹Yedi›› dediler.又 擘 開 那 七 個 餅 分 給 四 千 人 、 你 們 收 拾 的 零 碎 、 裝 滿 了 多 少 筐 子 呢 . 他 們 說 、 七 個
‹‹Yedi ekmeği dört bin kişiye bölüştürdüğümde kaç küfe dolusu yemek fazlası topladınız?›› ‹‹Yedi›› dediler.又 擘開 那 七 個餅 分 給 四千 人 、 你 們 收拾 的 零碎 、 裝滿 了 多少 筐子 呢 . 他 們說 、 七個
Yedinci gün geri dönecek ve eve yine bakacak. Eğer küf duvarlara yayılmışsa,A hetedik napon pedig térjen vissza a pap, és ha látja, hogy ímé elterjedt a poklosság a ház falán:
Yedinci gün geri dönecek ve eve yine bakacak. Eğer küf duvarlara yayılmışsa,A kňaz prijde opät siedmeho dňa a pozrie a keď uvidí, že hľa, rana sa rozšírila po stenách domu,
Yedinci gün geri dönecek ve eve yine bakacak. Eğer küf duvarlara yayılmışsa,Ao sétimo dia voltará o sacerdote e a examinará; se a praga se tiver estendido nas paredes da casa,
Yedinci gün geri dönecek ve eve yine bakacak. Eğer küf duvarlara yayılmışsa,A v den sedmý navrátí se kněz, a uzří-li, ano se rozmohla rána na stěnách domu toho:
Yedinci gün geri dönecek ve eve yine bakacak. Eğer küf duvarlara yayılmışsa,In ko pride zopet osmi dan in pogleda, in glej, znamenje se je razlezlo po steni:
Yedinci gün geri dönecek ve eve yine bakacak. Eğer küf duvarlara yayılmışsa,În ziua a şaptea, preotul să se întoarcă în ea. Şi dacă va vedea că rana s'a întins pe zidurile casei
Yedinci gün geri dönecek ve eve yine bakacak. Eğer küf duvarlara yayılmışsa,Ja jos pappi palattuaan seitsemäntenä päivänä tarkastaessaan huomaa tarttuman levinneen talon seinissä,
Yedinci gün geri dönecek ve eve yine bakacak. Eğer küf duvarlara yayılmışsa,칠 일 만에 또 와서 살펴볼 것이요 그 색점이 벽에 퍼졌으면
Yedinci gün geri dönecek ve eve yine bakacak. Eğer küf duvarlara yayılmışsa,Ngày thứ bảy, thầy tế lễ trở lại, nếu thấy vít ăn lan ra trên vách nhà,
Yedinci gün geri dönecek ve eve yine bakacak. Eğer küf duvarlara yayılmışsa,Ngày thứ_bảy , thầy tế_lễ trở_lại , nếu thấy vít ăn lan ra trên vách nhà ,
Yedinci gün geri dönecek ve eve yine bakacak. Eğer küf duvarlara yayılmışsa,Op de zevende dag zal hij terugkomen voor een tweede onderzoek.
Yedinci gün geri dönecek ve eve yine bakacak. Eğer küf duvarlara yayılmışsa,Pada hari yang ketujuh ia harus datang dan memeriksanya lagi. Kalau kelapukan itu menyebar
Yedinci gün geri dönecek ve eve yine bakacak. Eğer küf duvarlara yayılmışsa,Und wenn er am siebenten Tage wiederkommt und sieht, daß das Mal weitergefressen hat an des Hauses Wand,
Yedinci gün geri dönecek ve eve yine bakacak. Eğer küf duvarlara yayılmışsa,В седьмой день опять придет священник, и если увидит, что язва распространилась по стенам дома,
Yedinci gün geri dönecek ve eve yine bakacak. Eğer küf duvarlara yayılmışsa,ושב הכהן ביום השביעי וראה והנה פשה הנגע בקירת הבית׃
Yedinci gün geri dönecek ve eve yine bakacak. Eğer küf duvarlara yayılmışsa,فاذا رجع الكاهن في اليوم السابع ورأى واذا الضربة قد امتدّت في حيطان البيت
Yedinci gün geri dönecek ve eve yine bakacak. Eğer küf duvarlara yayılmışsa,第 七 天 祭 司 要 再 去 察 看 . 災 病 若 在 房 子 的 牆 上 發 散
Yedinci gün geri dönecek ve eve yine bakacak. Eğer küf duvarlara yayılmışsa,第七 天 祭司 要 再 去 察看 . 災病 若 在 房子 的 牆上 發散
Yıkanan giysiden, kumaştan ya da deri bir eşyadan küf geçmişse, yeniden yıkanacak. Sonra temiz sayılacaktır.››네가 빤 의복의 날에나 씨에나 무릇 가죽으로 만든 것에 그 색점이 벗어졌으면 그것을 다시 빨아야 정하리라
Yıkanan giysiden, kumaştan ya da deri bir eşyadan küf geçmişse, yeniden yıkanacak. Sonra temiz sayılacaktır.››Maar als na het wassen verder niets gebeurt, mag het voorwerp na een tweede wasbeurt weer worden gebruikt.
Yıkanan giysiden, kumaştan ya da deri bir eşyadan küf geçmişse, yeniden yıkanacak. Sonra temiz sayılacaktır.››והבגד או השתי או הערב או כל כלי העור אשר תכבס וסר מהם הנגע וכבס שנית וטהר׃
Yıkanan giysiden, kumaştan ya da deri bir eşyadan küf geçmişse, yeniden yıkanacak. Sonra temiz sayılacaktır.››واما الثوب السدى او اللحمة او متاع الجلد الذي تغسله وتزول منه الضربة فيغسل ثانية فيطهر
Yıkanan giysiden, kumaştan ya da deri bir eşyadan küf geçmişse, yeniden yıkanacak. Sonra temiz sayılacaktır.››所 洗 的 衣 服 、 或 是 經 、 或 是 緯 、 或 是 皮 子 作 的 甚 麼 物 件 、 若 災 病 離 開 了 、 要 再 洗 、 就 潔 淨 了
Yıkanan giysiden, kumaştan ya da deri bir eşyadan küf geçmişse, yeniden yıkanacak. Sonra temiz sayılacaktır.››所 洗 的 衣服 、 或是 經 、 或是 緯 、 或是 皮子 作 的 甚 麼 物件 、 若災病 離開 了 、 要 再 洗 、 就 潔淨了
yün ya da keten bir kumaşta, deri ya da deri eşyada küf görülürse,à la chaîne ou à la trame de lin, ou de laine, sur une peau ou sur quelque ouvrage de peau,
yün ya da keten bir kumaşta, deri ya da deri eşyada küf görülürse,alebo na osnove alebo na útku z ľanu alebo z vlny alebo na koži alebo už na jakejkoľvek veci z kože,
yün ya da keten bir kumaşta, deri ya da deri eşyada küf görülürse,atau pada kulit atau apa saja yang terbuat dari kulit
yün ya da keten bir kumaşta, deri ya da deri eşyada küf görülürse,Buď na osnově aneb na outku ze lnu aneb z vlny, buď na kůži aneb na každé věci kožené,
yün ya da keten bir kumaşta, deri ya da deri eşyada küf görülürse,eller på renning eller på islett av lin eller av ull eller på skinn eller på noget som er gjort av skinn,
yün ya da keten bir kumaşta, deri ya da deri eşyada küf görülürse,eller på vævet eller knyttet Stof af Lærred eller Uld eller på Læder eller Læderting af enhver Art
yün ya da keten bir kumaşta, deri ya da deri eşyada küf görülürse,esté en la urdimbre o en la trama de lino o de lana, así como en cuero o en cualquier objeto de cuero
yün ya da keten bir kumaşta, deri ya da deri eşyada küf görülürse,în urzeală sau în bătătură de in sau de lînă, pe o piele sau pe vreun lucru de piele,
yün ya da keten bir kumaşta, deri ya da deri eşyada küf görülürse,베나 털의 날에나 씨에나 혹 가죽에나 무릇 가죽으로 만든 것에 있되
yün ya da keten bir kumaşta, deri ya da deri eşyada küf görülürse,naj bo na osnutku ali na votku, platnenem ali volnatem, ali na koži, ali na kakršnikoli kožuhovini:
yün ya da keten bir kumaşta, deri ya da deri eşyada küf görülürse,nel tessuto o nel manufatto di lino o di lana, su una pelliccia o qualunque altra cosa di cuoio
yün ya da keten bir kumaşta, deri ya da deri eşyada küf görülürse,quer na urdidura, quer na trama, seja de linho ou seja de lã; ou em pele, ou em qualquer obra de pele;
yün ya da keten bir kumaşta, deri ya da deri eşyada küf görülürse,trên canh hay trên chỉ bằng gai , hoặc bằng lông chiên , trên da hay_là trên món nào bằng da ;
yün ya da keten bir kumaşta, deri ya da deri eşyada küf görülürse,trên canh hay trên chỉ bằng gai, hoặc bằng lông chiên, trên da hay là trên món nào bằng da;
yün ya da keten bir kumaşta, deri ya da deri eşyada küf görülürse,Vagy lenbõl és gyapjúból készült fonadékon vagy szöveten; vagy bõrön, vagy valamely bõrbõl való készítményen;
yün ya da keten bir kumaşta, deri ya da deri eşyada küf görülürse,било в основата или в вътъка, ленен или вълнен, или в кожа, или в какво да е кожено нещо,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
küf ile cümle - Sayfa 27 - küf kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App