Ana içeriğe geç
Sözlük

küf ile cümle

küf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.thì_phải truyền gỡ mấy cục đá bị vít lây , liệng ra ngoài thành trong một nơi dơ_dáy ;
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.то священник прикажет выломать камни, на которых язва, и бросить их вне города на место нечистое;
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.וצוה הכהן וחלצו את האבנים אשר בהן הנגע והשליכו אתהן אל מחוץ לעיר אל מקום טמא׃
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.يأمر الكاهن ان يقلعوا الحجارة التي فيها الضربة ويطرحوها خارج المدينة في مكان نجس.
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.就 要 吩 咐 人 把 那 有 災 病 的 石 頭 挖 出 來 、 扔 在 城 外 不 潔 淨 之 處
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.就要 吩咐 人 把 那 有 災病 的 石頭 挖出 來 、 扔在 城外 不 潔淨 之 處
Küfün etrafındaki bakterilerin nerede öldüğünü görüyor musunuz?Bạn có thấy nơi vi khuẩn đã chết xung quanh mốc không?
Küfün etrafındaki bakterilerin nerede öldüğünü görüyor musunuz?세균이 주변에서 죽은 것이 보이나요?
Küfürlü sözleri ben ekliyorum!У сама пишу такие песни.
<i>Altyazı Küfür İçermektedir.</i>Haloo, oletteko siellä?</i> <i>Neiti</i>
<i>Altyazı Küfür İçermektedir.</i> İzleyeceğiniz film, Ekim 2007'deki olaylardan esinlenmiştir.Esta película muestra eventos ocurridos en octubre del 2007.
<i>Altyazı Küfür İçermektedir.</i>XVID 640x272 25.0fps 699.8 MB
<i>Altyazı Küfür İçermektedir.</i>Да ли сте још увек тамо?</i> <i>Госпођице?</i> <b>Т У Н Е Л</b>
Mikroskop altında küf, bu sarı şey gibi bir şeye benziyor.현미경으로 보면 곰팡이는 이 노란 곰팡이처럼 생겼고,
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››Albowiem imię Boże dla was bluźnione bywa między pogany, jako napisano.
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››Assim pois, por vossa causa, o nome de Deus é blasfemado entre os gentios, como está escrito.
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››Căci ,,din pricina voastră este hulit Numele lui Dumnezeu între Neamuri``, după cum este scris.
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››Car le nom de Dieu est à cause de vous blasphémé parmi les païens, comme cela est écrit.
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››denn "eurethalben wird Gottes Name gelästert unter den Heiden", wie geschrieben steht.
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››For for eders skyld spottes Guds navn blandt hedningene, som skrevet er.
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››Infatti il nome di Dio è bestemmiato per causa vostra tra i pagani, come sta scritto
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››Kajti „zavoljo vas se ime Božje preklinja med pogani“, kakor je pisano.
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››기록된 바와 같이 하나님의 이름이 너희로 인하여 이방인 중에서 모독을 받는도다
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››Lebo pre vás sa rúhajú menu Božiemu medzi pohanmi, jako je napísané.
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››Mert az Istennek neve miattatok káromoltatik a pogányok között, a mint meg van írva.
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››Nebo jméno Boží pro vás v porouhání jest mezi pohany, jakož psáno jest.
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››Porque como está escrito: El nombre de Dios es blasfemado por causa de vosotros entre los gentiles
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››Sillä "teidän tähtenne Jumalan nimi tulee pilkatuksi pakanain seassa", niinkuin kirjoitettu on.
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››Thi "for eders Skyld bespottes Guds Navn iblandt Hedningerne", som der er skrevet.
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››ty, såsom det är skrivet, »för eder skull varder Guds namn smädat bland hedningarna».
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››Vì bởi cớ các ngươi nên danh Ðức Chúa Trời bị nói phạm trong vòng người ngoại, như lời đã chép.
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››Vì bởi cớ các ngươi nên_danh Ðức_Chúa_Trời bị nói phạm trong vòng người ngoại , như lời đã chép .
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››Διοτι το ονομα του Θεου εξ αιτιας σας βλασφημειται μεταξυ των εθνων, καθως ειναι γεγραμμενον.
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››Ибо ради вас, как написано, имя Божие хулится у язычников.
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››Імя бо Боже через вас хулить ся між поганами, яко ж писано.
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››כי שם האלהים בגללכם מחלל בגוים כאשר כתוב׃
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››لان اسم الله يجدّف عليه بسببكم بين الامم كما هو مكتوب.
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››神 的 名 在 外 邦 人 中 、 因 你 們 受 了 褻 瀆 、 正 如 經 上 所 記 的
Nitekim şöyle yazılmıştır: ‹‹Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrının adına küfrediliyor.››神 的 名 在 外邦人 中 、 因 你 們受 了 褻瀆 、 正如 經 上 所 記的
Öğle yemeğindeki sandviçinden bazı küfler, kazara petri tabağına dökülmüş.그의 점심 샌드위치에 있던 곰팡이가 우연히 그의 페트리 접시에 떨어진 것이었습니다.
Onun kel morumsu kafası şimdi baktım bir küf kafatası gibi dünya.Az ő kopasz feje lilás már látszott minden A világ, mint egy penészes koponya.
Onun kel morumsu kafası şimdi baktım bir küf kafatası gibi dünya.Capul chel violacee acum căutat în toate lumea ca un craniu mucegăit.
Onun kel morumsu kafası şimdi baktım bir küf kafatası gibi dünya.Hänen kalju sinipunerva päänsä nyt katsoin kaikille maailmaan kuin homeinen kallo.
Onun kel morumsu kafası şimdi baktım bir küf kafatası gibi dünya.Hans kala lila huvud tittade nu för alla världen som en mögliga skalle.
Onun kel morumsu kafası şimdi baktım bir küf kafatası gibi dünya.Hans skaldede purplish hoved nu kigget til alle verden som en jordslåede kranium.
Onun kel morumsu kafası şimdi baktım bir küf kafatası gibi dünya.Hói đầu tím của ông bây giờ nhìn cho tất cả thế giới giống như một hộp sọ mildewed.
Onun kel morumsu kafası şimdi baktım bir küf kafatası gibi dünya.Jego łysa głowa fioletowych wyglądał teraz dla wszystkich świata, takich jak pleśń czaszki.
Onun kel morumsu kafası şimdi baktım bir küf kafatası gibi dünya.Jeho holá hlava sa purpurovo pozeral na všetky svet ako prehnitých lebku.
Onun kel morumsu kafası şimdi baktım bir küf kafatası gibi dünya.Jeho holá hlava se purpurově díval na všechny svět jako prohnilých lebku.
Onun kel morumsu kafası şimdi baktım bir küf kafatası gibi dünya.Kepala botak sekarang tampak keunguan Nya untuk semua dunia seperti tengkorak berjamur.
Onun kel morumsu kafası şimdi baktım bir küf kafatası gibi dünya.La sua testa calva violaceo ora cercato per tutti il mondo come un teschio ammuffito.
Onun kel morumsu kafası şimdi baktım bir küf kafatası gibi dünya.mildewed 해골 같은 세상.
Onun kel morumsu kafası şimdi baktım bir küf kafatası gibi dünya.Plešasti škrlatno glavo zdaj pogledal za vse svetu kot mildewed lobanje.
Onun kel morumsu kafası şimdi baktım bir küf kafatası gibi dünya.Sa tête chauve violacé désormais regardé de tous les le monde comme un crâne moisi.
Onun kel morumsu kafası şimdi baktım bir küf kafatası gibi dünya.Sein kahler Kopf violett sah jetzt für alle die Welt wie ein Mehltau Schädel.
Onun kel morumsu kafası şimdi baktım bir küf kafatası gibi dünya.Sua cabeça careca purplish agora parecia para todos o mundo como um crânio mofado.
Onun kel morumsu kafası şimdi baktım bir küf kafatası gibi dünya.Su cabeza calva ahora parecía púrpura para todos el mundo como un cráneo de moho.
Onun kel morumsu kafası şimdi baktım bir küf kafatası gibi dünya.Zijn kale hoofd paarsachtig nu gezocht naar alle de wereld als een beschimmelde schedel.
Onun kel morumsu kafası şimdi baktım bir küf kafatası gibi dünya.Φαλακρός κηλίδες στο κεφάλι του τώρα κοίταξε για όλους τον κόσμο σαν ένα μουχλιασμένο κρανίο.
Onun kel morumsu kafası şimdi baktım bir küf kafatası gibi dünya.Его лысая голова пурпурно теперь смотрел на все мир, как плесенью черепа.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod