Ana içeriğe geç
Sözlük

küf ile cümle

küf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Bu onun küflenmesine yol açabilir.To će mu omogućiti da pokrene tzv.
Ordusundan 3.000 kadar asker esir alınıp Kûfe'ye hapis edilmek üzere gönderildi.Oko 3000 pravoslavaca pušteno je iz logora i zatvora.
İman-Küfür Sınırı.Rimokatolički crkveni red.
Onun yapamadığı bir şey yoktur, Tut tüm zamanını lahitinde geçirir çünkü o her gün küflüdür.Njeni dnevi pa se razlikujejo med seboj, saj se vsak dan potepa ter vsak dan doživi kaj novega.
Sonra Baverya eyaleti, Almanya'ya Küfstein yakınlarında girer.Nato blizu Kufsteina prestopi v nemško Bavarsko.
Kitapta birçok kutsal kuruma dil uzatılıyordu, küfür ve kaba konuşmalar çoktu.V knjigi zato najdemo veliko pogovornih, slabšalnih, vulgarnih besed.
Gerekiyorsa, içeriği değiştirerek (örneğin küfürleri silerek) verebilir.Naglas kake podstave se lahko izgubi ali pa se drugače spremeni (za zgled: pri môji dúši → prmejdúš).
Sosa, Tony'e telefon eder ve küfür edip savaş ilan eder.Sosa paskambina Toniui prižadėdamas kerštą.
Eric Theodore Cartman, South Park'ın ailesi Alman soylu, antipatik, sinirli, küfürbaz ve ırkçı kahramanı.Eric Theodore Cartman (Erikas Teodoras Kartmanas) – apkūnus, nervingas, sadistiškas ir grubus.
Genellikle küfür içerikli olur.Asla dažniausiai plūkta moliu.
Kûfe'ye gelip halife olduğunu ilan ederse Hüseyin'i destekleyeceklerini söylüyorlardı.Kufiečiai žadėjo, kad, Huseinui atvykus vadovauti, jie pripažins jį kalifu.
Bunlardan, 7.725 tanesi hayvanlar, 8.390 tanesi bitkiler, ve üç tanesi küf ve mantarlardır.Neist 7725 moodustasid loomaliigid, 8390 taimeliigid ja kolm seene- ja samblikuliigid.
Bu onun küflenmesine yol açabilir.See võib viia nende hukkumiseni.
Ordusundan 3.000 kadar asker esir alınıp Kûfe'ye hapis edilmek üzere gönderildi.Üle 30 000 juudi mehe arreteeriti ja saadeti koonduslaagritesse.
Kufe halkından dokuz bine yakın kişinin de desteğini aldı.Kulani lähedal asus ka üks Noarootsi kihelkonna üheksast teadaolevast külakalmistust.
Hangi birini söyleyeyim, nasıl anlatayım yaptıkları küfürleri.Augustinus: Ütlen, kui sa teed selgeks, millise kurja kohta sa küsid.
Son halife Ali ve bazı Abbasi halifeleri devlete başkent olarak Kufe'yi seçtiler.Ḩizb Allāh ja paljud teised liibanonlased pidasid seda võiduks.
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?Är det icke de, som smäda det goda namn som är nämnt över eder?
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?Azaż oni nie bluźnią onego zacnego imienia, które jest wzywane nad wami?
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?Či nie sú to oni, ktorí sa rúhajú krásnemu a dobrému menu, ktoré bolo vzývané nad vami?
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?Eivätkö juuri he pilkkaa sitä jaloa nimeä, joka on lausuttu teidän ylitsenne?
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?Er det ikke dem, som bespotte det skønne Navn, som er nævnet over eder?
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?Er det ikke de som spotter det gode navn I er nevnt med?
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?Há chẳng phải họ phạm thượng đến danh tốt đã lấy đặt cho anh em sao?
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?Há chẳng phải họ phạm_thượng đến danh tốt đã lấy đặt cho anh_em sao ?
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?Juist zij spotten met Jezus Christus, Die voor ons zoveel betekent.
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?저희는 너희에게 대하여 일컫는바 그 아름다운 이름을 훼방하지 아니하느냐
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?Merekalah yang menghina nama yang terhormat yang kalian terima dari Allah
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?Não blasfemam eles o bom nome pelo qual sois chamados?
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?Nem õk káromolják-é azt a szép nevet, a melyrõl neveztettek?
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?Ne sont-ce pas eux qui outragent le beau nom que vous portez?
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?Niso li oni, ki preklinjajo slavno ime, ki je bilo klicano nad vami?
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?¿No blasfeman ellos el buen nombre que ha sido invocado sobre vosotros
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?Non sono essi che bestemmiano il bel nome che è stato invocato sopra di voi
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?Nu batjocoresc ei frumosul nume pe care -l purtaţi?
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?Verlästern sie nicht den guten Namen, nach dem ihr genannt seid?
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?Zdali oni nerouhají se tomu slavnému jménu, kteréž vzýváno jest nad vámi?
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?Αυτοι δεν βλασφημουσι το καλον ονομα, με το οποιον ονομαζεσθε;
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?Не они ли бесславят доброе имя, которым вы называетесь?
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?Хиба не вони зневажають добре імя, яким вас названо?
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?הלא הם המגדפים את השם הטוב הנקרא עליכם׃
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?أما هم يجدّفون على الاسم الحسن الذي دعي به عليكم.
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?他 們 不 是 褻 瀆 你 們 所 敬 奉 的 尊 名 麼 。 〔 所 敬 奉 或 作 作 被 稱
Ait olduğunuz Kişinin yüce adına küfreden onlar değil mi?他 們 不 是 褻瀆 你 們所 敬奉 的 尊 名麼 。 〔 所 敬奉 或 作作 被稱
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.Ale já oknem po provaze spuštěn jsem v koši přes zed, i ušel jsem rukou jeho.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.ale ma spustili oblokom v koši cez múr, a ušiel som jeho rukám.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.alem oknem po powrozie w koszyku przez mur był spuszczony i uszedłem rąk jego.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.Có người từ cửa sổ dòng tôi xuống, bằng một cái giỏ, dọc theo lưng thành, ấy vậy là tôi thoát khỏi tay họ.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.Có người từ cửa_sổ dòng tôi xuống , bằng một cái giỏ , dọc theo lưng thành , ấy vậy_là tôi thoát khỏi tay họ .
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.Dar am fost dat jos pe o fereastră, într'o coşniţă, prin zid, şi am scăpat din mînile lor.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.És az ablakon át, kosárban bocsátottak le a kõfalon, és megmenekültem kezei közül.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.ja muurin ikkuna-aukosta minut laskettiin korissa maahan, ja niin minä pääsin hänen käsistänsä.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.내가 광주리를 타고 들창문으로 성벽을 내려가 그 손에서 벗어 났노라
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.Maar mijn vrienden lieten mij in een mand door een gat in de stadsmuur zakken, zodat ik kon ontsnappen.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.ma da una finestra fui calato per il muro in una cesta e così sfuggii dalle sue mani
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.mas por uma janela desceram-me num cesto, muralha abaixo; e assim escapei das suas mãos.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.men jeg blev igennem en Luge firet ned over Muren i en Kurv og undflyede af hans Hænder.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.och jag måste i en korg släppas ned genom en öppning på muren och kom så undan hans händer.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.og gjennem en glugge på muren blev jeg firt ned i en kurv og slapp bort av hans hender.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.pa skozi okno v košu so me po zidu spustili, in tako sem ubežal njegovim rokam.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod