küçük ile cümle
küçük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Geleceğimiz küçük bir elitin iyi niyetine bağlıdır.Our future depends on the goodwill of a small elite.
Leyla ve Sami tatlı küçük bir akşam geçirdiler.Layla and Sami had a sweet little evening.
Leyla, Sami'ye küçük bir hediye satın aldı.Layla bought Sami a little present.
Kartal küçük bir kuş değildir.The eagle is not a small bird.
Leyla'nın sağlıklı küçük bir çocuğu oldu.Layla had a healthy little boy.
Satın aldığınız ayakkabılar çok küçük.The shoes that you bought are too small.
Leyla ve Sami küçük varlıklarını ayırıp bölüştüler.Layla and Sami separated and split their small assets.
Sami onun saçlarını keserek Leyla'yı küçük düşürdü.Sami humiliated Layla by cutting her hair.
Leyla sağlıklı küçük bir kızdı.Layla was a healthy little girl.
Leyla mutlu küçük bir kızdı.Layla was a happy little girl.
Allah'ın siktir ettiği yerde küçük bir kasaba.It's a small town in the middle of nowhere.
Küçük bir kızken kaç tane bebeğin vardı?How many dolls did you have when you were a little girl?
Buradan çok uzak olmayan küçük bir köyde büyüdüm.I grew up in a small village not too far from here.
Masanın üstünde küçük bir kutu var.There's a small box on the table.
Sami bu küçük evde anne ve babasıyla birlikte yaşıyordu.Sami lived with his parents in this small house.
Sami sadece küçük bir çocuktu.Sami was just a little boy.
Sami sadece küçük bir oğlandı.Sami was just a little boy.
Leyla sadece küçük bir kızdı.Layla was just a little girl.
Sami'nin küçük bir sandalı vardı.Sami had a small rowboat.
Küçük köpeğin kendi minderi vardı.The little dog had his own cushion.
Küçük bir kalabalık ortaya çıktı.A small crowd appeared.
Tom'un evinin hemen yanında küçük bir antika dükkanı var.Tom has a small antique shop right next to his house.
Sami ve Leyla yöresel küçük bir lokantada takıldılar.Sami and Layla hung out at the local diner.
Tom küçük bir stüdyo dairede yaşıyor.Tom lives in a tiny studio.
Büyük köpeğin küçük olanı yenmesi kolaydı.It was easy for the large dog to overpower the small one.
Mary'nin evi küçük bir ormanın içinde gizlidir.Mary's house lay hidden in a small wood.
Yaşlı çocuklar küçük kardeşlerinden daha az kıskanç olma eğilimindedir.Older children tend to be less jealous than their younger sibling.
Ben küçükken kazara bir solucana bastım.When I was little I accidentally stepped on an earthworm.
Çok küçük olmaz mı?Won't it be too little?
Köpek ne kadar küçük ve korkaksa, o kadar kızgın havlar.The smaller and cowardly the dog, the angrier it barks.
Çoğu zaman bizden daha küçük birisine ihtiyacımız vardır.We often need someone smaller than ourselves.
O tanıdığım en küçük maymun.He's the cheekiest little monkey I know.
Küçük masanın üzerinde ne vardı?What was there above the little table?
Harika bir adam tarafından icat edilen bir sistem küçük olanlar tarafından savunulabilir.A system that has been invented by a great man can be defended by small ones.
Kız kardeşim onun küçük hissesine çok zaman harcıyor.My sister spends a lot of time on her little allotment.
Annem ve babam Park Caddesi üzerinde küçük bir restorana sahiptir.My parents own a small restaurant on Park Street.
Oğlum Tom'un en küçük kızı ile evlendi.My son married Tom's youngest daughter.
En küçük kızım üç yaşında.My youngest daughter is three years old.
Tek başına bırakılamayacak kadar küçüksün.You're too young to be left alone.
Tom bunu yapmak için çok küçük.Tom is way too young to do that.
Tom'un yaşı hâlâ içki içemeyecek kadar küçük.Tom is still too young to drink.
Tom'un elinde küçük bir kutu vardı.Tom had a small box in his hand.
Yurt odam çok küçüktü.My dorm room was very small.
Küçük bir bungalovda yaşıyorum.I live in a small bungalow.
Hiçbir konu küçük bir konu değildir.No issue is a small issue.
Odam oldukça küçük.My room is quite small.
Daha küçük bir tane istiyorum.I'd like a smaller one.
Benim dairem küçük.My apartment is small.
Tom'un küçük bir burnu var.Tom has a small nose.
Kızkardeşlerden hangisi en küçük?Which of the sisters is the youngest?
Bir ya da iki ay sonra artık böylesine küçük detayları hatırlamayacaksınız.You'll no longer remember such minor details after a month or two.
Bir veya iki ay sonra, bu tür küçük ayrıntıları hatırlamayacaksınız.After a month or two, you won't remember such minor details.
Tom, odanın çok küçük olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom said he thought the room was too small.
Tom bunu yapmak için çok küçüktü.Tom was too young to do that.
Küçük olanı daha çok seviyorum.I like the small one better.
Küçük bir araba aldım.I bought a small car.
Tom küçük bir çocuk.Tom is a small boy.
Küçük kız kardeşin kaç yaşında?How old is your little sister?
Böyle evden çıkamazsın küçük bey!You can't leave the house like this, little man!
Tom ve Mary'nin on üç yaşından küçük üç çocuğu var.Tom and Mary have three children under the age of thirteen.