köylüler ile cümle

köylüler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca köylüler Sinop ilinin geleneksel yemeği olan keşkeği pişirip ziyaretçilere ikram ederler.ヌヴェール伯爵がカトリック教徒を晩餐に招き、みなが楽しんでいる。
Amaçlarından biri de köylülerin alternatif tarım tekniklerini öğretmekti.彼はまた、農民に新しい技術を教えている。
Çok sayıda firari Rus köylülerce esir alındı veya öldürüldü.多くのロシア軍の戦士が打ち取られたり捕虜になったりした。
Geceleri köylüler birbirlerine otumaya gidip sohbet ederler.夜間は休息と採食を交互に行う。
Katliam sırasında köy dışında bulunan köylüler de katliamdan kurtuldu.生垣に隠れた者は幸運にも虐殺から逃れた。
Köylüler tarımla uğraşmanın yanında hayvancılıkla da uğraşmaktadırlar.農民が地主と戦うには団結するべきである。
Bu baskınlar ve zorbalıklardan kaçabilen köylüler dağlara sığınmıştır .不信仰な者も、これらによって利を得る山と道。
(1. tekil şahıs eki) Bu çorak araziyi yeşertenler çalışkan köylülerdi.(※1)実際に今村久仁人の汗が付けられた。
Özelikle bu resimleri gören köylüler altındaki yazıları da merak ederek okumaktadır (Ulus Gazetesi, 1963).絵巻には地方の寝殿造系邸宅が茅葺に描かれることもある(画像530)。
Orada yörenin köylülerini tedavi etti, bir klinik kurdu, ve Ukraynaca'yı öğrendi.貴族の子弟は農村に入り、農民とともに汗を流し、学校を作り、診療所を作った。
Eskiden yaylaya göçen köylüler konakladıkları yerlere bir isim vermişler.地名はかつてこの地方を治めていたクマン人にちなむ。
Mantar toplama da köylüler için zevkli bir uğraştır.藁人形は農民の喜びの象徴である。
Köylüler, yabancıya düşman gözüyle baktılar.村人は、そのよそ者を自分たちの敵とみなした。
Köylüler kiliseden çıkmaya başlarlar.之后村民离开去教堂了。
Köylüler bu yüzden sıkıntı çekerler.難道鄉民不怕麻煩?
Köylüler ve rahipler dışındaki bütün İranlılar kendilerinden üst sınıftakiler gibi giyinmeye heves ederlerdi.除了農民及祭司之外的波斯人都希望可以打扮得像是社會階級更高的人物。
Arkadan öteki köylüler hareketlen-diler.當地農民都起兵響應。
Köylülerim sevinçliydi, neşeliydi.海带卷代表欢乐、愉快。
Ülkenin bütün kısımlarındaki köylülerin çalışmaya katılımını zorunlu kıldı.各地农村的同志应当欢迎他们去。
İsyancı köylülerin, hatta bazılarının eşleri ve çocuklarının yanmış cesetleri direklere asıldı.农民的胡须被烧毁,他们的妻子和女儿被强奸。
Şehir 1381'de çıkan büyük Wat Tyler Köylüler Ayaklanması'nın merkezi idi.1381年,伦敦成为瓦特·泰勒农民起义的中心。
Köylüler gelip de kaçmadan önce cesedi parçalıyordu.他們在離開前再揍了大衛一下。
İşçiler, köylüler, Anarşistler ve Sol Sosyalist partiler için konuşma ve basın özgürlüğü.노동자와 농민, 언론, 사회혁명당 좌파와 아나키스트들에게 표현의 자유를 보장하라.
Köylüler köydeki barda bir içki içmelerini teklif ederler.마을 주민들은 선술집에서 술마실 것을 제안한다.
Köylülerin rivayetine göre, bu şahıs bir papaz olmalıdır.본문에서 성직자를 뜻하는 감독, 집사가 목사의 기준이 된다.
Her Yıl Mayıs ayından Ekim ayına kadar Köylüler burada kalırlar.주로 12월에서 5월까지 관광객이 몰린다.
Köylüler ve kentliler birbirine düşmanlardı.우크라이나 정부와 친러시아군은 서로가 공격했다고 비난했다.
Katliam sırasında köy dışında bulunan köylüler de katliamdan kurtuldu.지역 수도원에 숨어들어간 난민들도 죽임을 당했다.
Köyde elektirk ve köylülerin kendi imkânları ile yaptığı su şebekesi mevcutur.드래곤과 혁명군이 조로가 사는 마을에서 식량을 조달받다.
Köylüleri bedava ve daimi olarak üretilir.이들은 주로 고등식물에 일시적으로 또는 영구적으로 기생한다.
İşçiler, köylüler, Anarşistler ve Sol Sosyalist partiler için konuşma ve basın özgürlüğü.יש להבטיח את חופש הדיבור וחופש העיתונות עבור איכרים, פועלים, אנרכיסטים ועבור מפלגות השמאל הסוציאליסטי.
Köylüler ve Yeni Demokrat Parti Birliği ve Litvanya Halk Partisi lideriydi.עמדה בראש מערך האיכרים והמפלגת הדמוקרטית החדשה ובראש המפלגה העממית של ליטא.
Orada sadece köylüler ve biz vardı, ve kimse kimsenin efendisi değildi.אם תהיה המשרתת ולא האדון בתוך כל אחד מאיתנו.
Köylüler hep birlikte yürüyüş halinde evlerine dönerler..ללכת להרים זה כמו ללכת הביתה...
Yalak köylülerinin Çukurova'daki çalışma süresi bir, bir buçuk ay kadardır.על כל טעם עובד צוות השוקולטיירים של גודייבה כשנה וחצי בממוצע.
Ufak tefek anlaşmazlıklar olsa bile köylüler birbirlerine her konuda yardımda bulunurlardı.לכן, על מנת לשחרר את עצמם, על כל העובדים לתמוך האחד בשני בחיכוכים מעמדיים.
Arkadan öteki köylüler hareketlen-diler.שאר האיכרים חזרו למשקיהם.
Köylüler belediyeye bağlanmak istemedi ve eylem yaptılar.תושבי הכפרים התנגדו לאיחוד ופעלו לסיכולו.
Ağaların toprakları köylüler arasında paylaştırıldı.חלקות האדמה הוגרלו בין המתיישבים.
Sonra köyün belirli aileleri tarafından tüm köylülere yemek verilir.ועד החוות אוכלס כולו בנציגי קבוצות איכרים.
Böylece köylülerin talepleri kısmen karşılandı.בקרב האיכרים התקבלו ההצהרות באהדה.
Köylülerin anlattıklarına göre ataları Bulgaristan'da serin bir yerde yaşamaktaydı.זאת למרות דיווחים שהחקלאים היו במצב רוח רע.
Jacquerie Ayaklanması, Fransa'nın kuzeydoğusunda, köylülerin soylulara karşı 1358'de giriştiği ayaklanma.ז'אקרי – מרד האיכרים בצרפת בשנת 1358
Fakat tüm köylüler geri dönmemişlerdir çok küçük bir kısmı köye geri dönmüştür.עם זאת, כמעט אף לא אחת מהמשפחות חזרה למזרח.
Köylüler bu yüzden sıkıntı çekerler.האיכרים החלו לטבוח בהם.
Çobanlar bunu görür ve köylülere haber verir.הסיפאהים נתנו לאיכרים תעודות לעדות על החכרת הקרקעות לאיכרים.
Ailesi topraksız yoksul köylülerdendi.לפי מקורות רשמיים הוריו היו איכרים עניים.
Asar tepesi gerek köylülerimiz, gerekse ilçede oturanlar tarafından mesire alanı olarak da kullanılmaktadır.בפטישי קרב נעשה שימוש גם על ידי איכרים ופועלים כנשק מאולתר בעת הצורך.
Bu sayede zamanla şehirlere dağılan tüm köylüler yeniden bir araya gelir.כפי שנהוג בכפר, כל פעם שמגיעה פרה כולם מתחלקים בה.
Bu durumla baş edemeyen köylüler camiyi şu anki bulunduğu yere yaparlar.לא בכדי בחרו מקימי החווה את הנקודה בה היא נמצאת.
Köylüler kiliseden çıkmaya başlarlar.Селяните излизат от църквата.
Köylüler kiliseye girerler ama Santuzza ve Lucia dışarıda meydanda kalırlar.Селяните влизат в църквата, на сцената остават само Сантуца и Лучия.
Artan sayıda köylüler çelik üretimine kaydırıldı.На много общности е възложено производството на една и съща стока – стомана.
Arkadan öteki köylüler hareketlen-diler.Селяните се струпват наоколо.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.В ранни зори може да се чуе звънката мелодия на църковните камбани.
Köylüler Bulgaristan göçmenidir.Домакин е България.
Köylüler Salman'ın korkusuyla yaşar.Несторица достига околностите на Солун.
Köylüler Dünya'da yaşanan küresel krizden de nasibini almıştır.Той трябва да се грижи за възникналите земни проблеми в Кампания.
Seride Yalak köylülerinin yaklaşık olarak on üç aylık bir süreyi kapsayan yaşam mücadeleleri anlatılır.Възрастните срамни въшки живеят около един месец.
Rudolfo sahneye girer ve köylülere ne olduğunu sorar.Идва Отело и пита какво става.

İlgili Sayfalar