köylüler ile cümle

köylüler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Köylülerin başlıca geçim kaynağı pamuktur.Основният поминък на селяните е памукът.
Çok sayıda firari Rus köylülerce esir alındı veya öldürüldü.Većinu dezertera bi ruski seljaci ili zarobili ili pogubili.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.To je bio najviši položaj koji su u stranci mogli zauzeti seljaci.
Her Yıl Mayıs ayından Ekim ayına kadar Köylüler burada kalırlar.Svake godine održavaju se proštenja od svibnja do listopada.
Ailesi topraksız yoksul köylülerdendi.Roditelji su mu vjerojatno bili siromašni seljaci.
Kolhozlarda toprak, üretim araçları ve hayvanlar kolhozcu köylülerin kooperatif mülkiyetindeydi.Bilo je poljoprivrednih sela u kojima su zemlja i životinje bile kolektivno vlasništvo.
Daha sonra bir toplu mezar kazılarak köylüler içine gömülmüştür.Teško oštećena grobljanska kapelica u Seljanima.
Köylüler, gübrenin çok pahalı olduğunu ve yetiştirilen ürünlerin para etmediğini söylemektedir.BNP ne mjeri da li proizveden novac stvarno poboljšava ljudske živote.
Çocuk felci tedavisinde kullanılan Göl soğanının ticareti Kaynarca köylüleri tarafından yapılmaktadır.Ribari se uz pomoć otrova dobivenim od šumskog bilja.
Arkadan öteki köylüler hareketlen-diler.Seljaci su stražarili.
Köylüler ise genellikle Aşağı Kovdan ve Pirahmet'ten su alırlar.Zbog toga ih seljaci često ustrijeljuju, love u zamke i truju.
Bir sandıkla alakalı işleri köylülerin seçtiği iki Müslüman ve iki Hristiyan üstlenirdi.Po tom popisu selo je imalo 29 kršćanskih kuća i 2 muslimanske.
Köylüleri bedava ve daimi olarak üretilir.Seljaci su prikazani u svakodnevnim i tipičnim situacijama.
Gözaltına alınan köylüler, Taşkonak Jandarma Taburu’na götürüldü.Sad su ga ovdje došli braniti – srpski seljaci obučeni u žandarmerijske uniforme.
Köylüler bu krediyi 25 yıl içerisinde eşit taksitlerle devlete ödedi.Od grada je za te poslove Društvo tražilo dodjelu koncesije na 25 godina.
İsteksizce kabul eder ve köylülere savaş eğitimi vermeye çalışır.Bezuvjetno izvršava njegove naredbe i pokušava sabotirati djecu.
Arkadan öteki köylüler hareketlen-diler.V spoločenskom rebríčku nasledovali sedliaci.
Köy dışında yaşayan köylüler, bugünkü mahalle nüfusundan daha fazladır.Rozloha dediny bola väčšia než je dnešná štvrť.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Naposledy pred Veľkou nocou pri večernej omši zaznejú zvony.
Ayaklanmaya çoğunlukla köylüler katıldı.Do povstania sa zapojilo mnoho roľníckych usadlostí.
Köylülerin aidiyet duygusu çok gelişmiştir.Prekvapení sedliaci sa ihneď rozutekali.
Bu dönemde soyluların köylüler üzerideki sömürüsü ağırlaşmıştı.Od tých čias svätcove ostatky odpočívali práve tu.
Perşembe sabahı köylülerin katılımı ile bayrak dikme merasimi yapılır.Vo štvrtok predpoludním kondolovali oficiálne delegácie.
Köylülerin yarısından fazlası bu mahallede oturur.V týchto dvoch okresoch sídli viac ako polovica obyvateľov štátu.
Köylüler daha yakın olduğu için 9 km olan stabilize yolu tercih etmektedirler.Pre dorastencov je pripravený kratší 5 kilometrový okruh.
İşçi grevlerine katılan, köylülerin toprak taleplerine destek çıktı.Podporu obyvateľom miest vyjadrili aj dedinčania, ktorí sa zúčasťňovali roľníckych povstaní.
Bu arazi kısa süre içinde parsellenerek köylülere dağıtıldı.Pôda sa na neurčitý čas roľníkom rozdala zadarmo.
Nüfusun çoğunu köylüler oluşturmaktaydı.Večino prebivalstva so tvorili kmetje.
Köylülerin birbirleri ile yardımlaşması ( imece) Halen bu köyde yaşatılmaktadır.Vaščani so si pri delu med seboj vedno pomagali.
Arkadan öteki köylüler hareketlen-diler.Na Preljevo pridrvijo kmetje.
Balık köylüler evsiz kalmışlardır.Ribiči so se loku izogibali.
Kökenini Alp köylülerinin geleneksel kıyafetlerinden alır.Osnova za oblačilo je zgodovinsko oblačilo alpskih podeželanov.
Köylülerin çoğunda doğaya ve kami denilen atalarının ruhlarının ibadetine dayalı bir din anlayışına sahipti.Večina vaščanov je sledila veri, ki je častila naravne in predniške duhove, imenovane kami.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Naslednje jutro med potjo slišijo krik.
Köylüler kiliseden çıkmaya başlarlar.Vaščani gredo mimo cerkve in odhajajo na polje.
Bu mantar köylülerin önemli geçim kaynağıdır.Ta drevesa so postala donosna možnost za kmete.
Mire lideri köyü terk eder ve köylüler bunu kutlar.Navzoči veselo vzklikajo grofu, nato kmetje odi­dejo.
Köylüler ne söylerse söylesin, Taşbaş'a hak verir.Gospoda govori tako kot kmetje, v igri pa prevladuje vedrina.
Adı köylüler tarafından konulmuştur.Ime je dobila po poimenovanju za kmeta.
1971 yılında bazı köylüler ilk kez Norveçe çalışmaya geldi.Prvič so za dalj časa na njem bivali Norvežani leta 1927.
SSCB Köylüler Sendikası başkanı.Je podpredsednik mestnega odbora SDS Maribor.
Bu nedenle zengin köylülerin kolektifleştirme hamlesine tepkisi tarımsal üretimi durdurmak oldu.Med tem je zaradi naraščajočega pritiska na kmete nastalo kmečko odporniško gibanje.
Bu minibüse köylüler Sabri'nin arabası demiştir.Iz napisov je razvidno, da so Karijci mesto imenovali Alosōkarnosō.
Ayaklanmaya çoğunlukla köylüler katıldı.Daugiausia į sukilėlius pereidavo valstiečių.
Köylülere saldırırlar.Skirtas kaimo gyventojams.
Fazla orman yoktur, olanı da köylülerce koruma altına alınmıştır.Medžių išvis nėra, išskyrus kelis, pasodintus žmonių, siekiant apsaugoti ūkininkų namus.
Dağ silsilesini aşmak isteyen köylüler ve doğa sporcuları tarafından kullanılır.Būdingi dykumų ir sudūlėjusių kalnų kraštovaizdžiai.
Bu minibüse köylüler Sabri'nin arabası demiştir.Apylinkių gyventojai šį dvarą vadino Mironiškių dvaru.
Türk geleneğine göre köylüler 323 yılı geride bırakan bir olayı (Viyana Kuşatması) kutlamaktadırlar.Türgi traditsiooni järgi tähistavad külaelanikud sündmust, mis sai alguse 323 aastat tagasi.
Köylüler ve kentliler birbirine düşmanlardı.Kalad ja linnud said teineteise vaenlasteks.
Eflak ordusunun çoğu köylülerden oluşmakta, az sayıda süvari birliği de yerel boyarlardan oluşmaktaydı.Sellega kaotas riik palju leegionäre, sest suurem osa vägedest koosnes väiketalupoegadest.
Köylülerin serbest ticaretine izin verildi.Talupoegadel oli nüüd täielik liikumisvabadus.
Köylüler yetkililere gök taşı düştüğünü haber vermişlerdir.Pangal paljanduvad Kaugatuma lademe kivimid.
Yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler.Elagu sotsiaaldemokraadid! : töörahwa sõpradest ja waenlastest.
Ağaların toprakları köylüler arasında paylaştırıldı.Liha jagatakse külaelanike vahel.
Olaya ilk olarak bölgede yaşayan köylüler ve Hendek 476.Vallas oli 847 talundit ja elamut ning need kasutasid 12 476 ha maad.
Yetişmiş kalifiye köylüler bu özelliklerini köyleri yararına pek kullanmamıştır.Teoorjus ei jätnud talupoegadele eriti aega oma põldude korrashoidmiseks.
Alevi ve sunni köylüler birlikte otururlar ve birbirleri ile mükemmel şekilde yardımlaşırlar.Nad võitlevad alati Dark Loveri grupiga ja aitavad üksteist, kui võimalik.
Ama bir çok yerde, tsunami sonrası, köylüler hâlâ dehşet içindelerdi.쓰나미 이후, 많은 지역의 마을 주민들은 무서움에 벌벌 떨었습니다.
Ama bir çok yerde, tsunami sonrası, köylüler hâlâ dehşet içindelerdi.אבל במקומות רבים, אחרי הצונאמי, הכפריים היו עדין מבועתים.

İlgili Sayfalar