köylüler ile cümle
köylüler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak, bugün köylüler yine de eski adını kullanmaktadırlar.Ці села, як і раніше, зберігають свої оригінальні імена.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.Розглядалися різноманітні питання, які найбільше цікавили селян.
Ailesi topraksız yoksul köylülerdendi.Батьки були селянами-бідняками.
Özelikle kırsal bölgede yapılan savaş köylüler için yıkım olmuştu.Це були здебільшого непідготовлені до боїв селяни.
Köylülerin kurduğu bir adet sosyal yardımlaşma ve dayanışma derneği olup çeşitli etkinlikler yapmaktadırlar.Християнські громади ведуть широку благодійну і соціальну діяльність, надаючи різноманітну допомогу нужденним.
Köylüler kamulaştırılmış arazileri işgal etmeye girişti.Селяни почали захоплювати поміщицькі землі.
Köylüler yaz aylarında köylerine gelip kış aylarında yaşadıkları şehirlere dönerler.Ближче до зими селяни стали повертатися на свої місця, де жили раніше.
Köylülerin rivayetine göre, bu şahıs bir papaz olmalıdır.Головним правителем серед жителів міста вважався первосвященик — Сонце.
Köylüler kiliseden çıkmaya başlarlar.Селян зігнали до церкви.
Acaba köylüler Mangışlak dedikleri yere niçin bu adı vermişlerdir?Чому ці частини села називаються саме так?
Köylülerin çoğunluğu Manavdir.Більшість селян була кріпаками.
1931 yılında Bauern, Bonzen und Bomben (Köylüler, Kodamanlar ve Bombalar) kitabı yayımlandı.У 1931 р. до нього приходить письменницький успіх — опублікований його роман «Селяни, бонзи і бомби».
Bölgedeki köylüler demir cevherini hem madenden çıkarmış hem de ilkel fırınlar aracılığıyla işlemiştir.Фермери жили на цій території починаючи з Залізної доби.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.Jeho nejznámější obrazy líčí rolníky pracující na polích.
Ayaklanmaya çoğunlukla köylüler katıldı.K povstání se připojovali zejména rolníci.
Bu durum köylüleri daha da kızdırdı.Tím však naštval rodiče ještě víc.
El Cid’in annesi de aristokrat olmasına rağmen köylüler hep El Cid’i kendilerinden birisi olarak görmüştür.Ačkoliv matka byla aristokratického původu, v pozdějších letech sedláci považovali El Cida za jednoho z nich.
İşçiler, köylüler, Anarşistler ve Sol Sosyalist partiler için konuşma ve basın özgürlüğü.2) Poskytnout svobodu slova a tisku dělníkům a rolníkům, anarchistům a levým socialistickým stranám.
O günlerde sadece köylülerin ya da çiftçilerin betimlenmesi açılım olarak kabul ediliyordu.V těch časech se z pracujících lidí zobrazovali pouze lidé pracující na polích jako rolníci či sedláci.
Olaya ilk olarak bölgede yaşayan köylüler ve Hendek 476.Jasan se nachází ve východní části obce na pozemku vedle čp. 76.
Köylüler bu sözcüğü nereden bilmektedirler?Co na to říkají politici?.
Mantar toplama da köylüler için zevkli bir uğraştır.Pošmourný Hromnice – sedlákům milý velice.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Od vesnice k vesnici začaly v noci nepřetržitě vyzvánět kostelní zvony.
Bütün köylüleri bu nikah törenine katılmak için kiliseye çağırır.Celá společnost potom odchází na oslavu narozenin na jeho hrad.
Köylüler tarımla uğraşmanın yanında hayvancılıkla da uğraşmaktadırlar.Jsou schopni s nimi spolupracovat i při hlídání stád.
Buna rağmen köylülerin yaşam standartları çok düşüktür.Na druhou stranu mají velmi nízkou spotřebu kamene.
Köylülerin yeri yurdu belliydi ve vergi ödemekteydiler.Țăranii statului trăiau pe pământurile publice și erau datori să plătească o serie de taxe.
Ayaklanmaya çoğunlukla köylüler katıldı.Părți mare ale populațiilor urbane s-au alăturat revoltei.
Göç döneminde köylüler buraya gelirken burada Ermeniler yaşıyordu.Acolo locuia domnitorul când poposea la Iași.
Napoléon, kitlesel destek arayışını fakir köylülerde somutlaştırdı.Burghezia le-a revândut în loturi mici țăranilor.
Bu iş köylülerin tek geçim kaynağıdır.Pentru țărani această activitate fiind aproape unica sursă de supraviețuire.
Olaya ilk olarak bölgede yaşayan köylüler ve Hendek 476.XX proprietarul – moștenitor Leopard poseda în sat și la Bocana 876 desentine de pămînt.
Kalan köylüler de şu anki Kaşkışla'nın önünde bulunan mağaralara yerleşmişlerdir.Țăranii rămân pe moșia pe care i-a găsit așezământul.
Köy düzlük üzerinde kurulmuş, son yıllarda koylülerin gayretiyle ağaçlandırılmıştır.Acoperișul, în pante abrupte, a fost învelit în ultimele decenii cu țiglă.
Köylüler Melkişo Aşiretinin Yüksel kolunu oluştururlar.Alți țărani sunt reprezentați cu pumnii strânși spre cer.
Köylüler bu munçağa samsoi cacoong yani "ormanın derinliklerinde yaşayan geyik" der.Vietnamiul eme muntyákszarvas neve: samsoi cacoong, amely „szarvas, mely a sűrű erdőben lakik”-ot jelent.
Köylüler kiliseden çıkmaya başlarlar.A vendégek kimenekülnek a templomból.
Köylüler kiliseye girerler ama Santuzza ve Lucia dışarıda meydanda kalırlar.A falu lakosai mind bemennek a templomba, a téren csupán Santuzza és Lucia néni marad.
Turistler, dağcılar ve köylüler tarafından sık olarak kullanılır.A turisták sokszor felkeresik az apró hegyi falvakat és a gyógyfürdőket.
Köylüler bu yüzden sıkıntı çekerler.Ezért könyörtelenül irtják a földművesek.
Ayrıca yurt dışında çalışmaya giden köylüler bulunmaktadır.Diákok használják, akik külföldön folytatnak tanulmányokat.
Diriliş'te Nehludov köylülerin hayatını merak eder.Ismeretlen banda dúlta fel Zeréndvár lakóinak nyugalmát.
Çiftçilik devam etmekte olan köylülerin vazgeçilmez geçim unsurlarındandır.Azonban, a távoli területeken a farmerek még mindig rendületlenül folytatják ezeket a tevékenységeket.
Köylüler sadece ihtiyaçlarına cevap verecek kadar hayvancılık yapmaktadır.Állattartást is csak saját céljukra, szükségletükre folytatnak a lakosok.
Ancak, bugün köylüler yine de eski adını kullanmaktadırlar.A falubeliek gyakran ma is ezen a néven emlegetik településüket.
Köylüler hep birlikte yürüyüş halinde evlerine dönerler..Hárman, mint jóbarátok gyalog indulnak haza.
Köylülerden bazıları da aynı baskıyı yapar.Hasonlóan végezte sok más parasztvezér is.
Böylece köylülerin talepleri kısmen karşılandı.A parasztok kitüntetéskét kalászkoszorút kaptak.
Köylüler yetkililere gök taşı düştüğünü haber vermişlerdir.A helyi törzsfőnökök elmondták, hogy a Puná-lakók rombolták le a falut.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Nemsokára felcsendül a hazafelé tartó mezei munkások éneke, majd esti harangszó hallatszik.
Köylülerin yarısından fazlası bu mahallede oturur.Ekkor a falu lakosainak fele veszett oda.
Köylülerin bir kısmı bu pazardan ihtiyaçlarını gidermektedirler.A gazdák egy része a szélekre szorul.
Alfredo: Maaş alan çiftlik köylülerinden biridir.Az Alvég a földművelő parasztság lakóhelye volt.
Mozambik halkı, İşçiler ve köylüler, çalışarak Her zaman zenginlik üretecek.Mosambikin kansa, työläiset ja talonpojat, yhdessä työtä tehden tuovat alati hyvinvointia.
Marksizm-Leninizm ideolojisine göre kulaklar daha fakir köylülerin sınıf düşmanıydı.Marxismi-leninismin mukaan kulakit olivat köyhien maanviljelijöiden luokkavihollisia.lähde?
15 Ağustos günü köy basılarak köylüler köy dışına çıkarıldı.Taistelijat käskyttivät 15. elokuuta kyläläiset paikalliselle koululle.
2009 yılına göre bazı köylüler hayvan beslemektedir.Vuonna 2009 tehdyn tutkimuksen mukaan eräät syövät ovat alueella lisääntyneet.
Köylülerin aidiyet duygusu çok gelişmiştir.Eväjalkaisten tuntoaisti on hyvin kehittynyt.
Mahallede eski yıllarda köy girişinde köylülerin ortak kullandığı büyük bir çamaşırhane obu vardı.Aikanaan monissa kylissä oli iso kyläläisten yhteiskäytössä oleva kyläkeinu.
Köylüler ve çalışan kesim arasında çok daha az yaygındı.Työläisten ja maaseudulta tlleiden välillä nähtiin myös väkivaltaisia nujakoita.