köylüler ile cümle

köylüler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yalak'ta yaşayan köylüler pamuk ile uğraşırlar.Verder werken een aantal dorpsbewoners in Jakoetsk.
Köyün yolu asfalt değildir, köylüler tarafından yapılmıştır.De fermette wordt niet bewoond door landbouwers, maar door stedelingen.
Asıl olarak Norveçli çoban ve köylülerin başlıca yemeği idi.Flatbrød vormde het basisvoedsel van de Noorse herders, boeren en vikingen.
Köylüler kiliseden çıkmaya başlarlar.Wieśniacy wychodzą z kościoła.
Kahin, köylülere düzgün bir küp biçimindeki Apollo sunağını iki katına çıkarmalarını önermiştir.Wyrocznia delficka: Powiększcie dwukrotnie objętość ołtarza Apolla, zachowując jego kształt sześcianu!
Daimyolar köylülerden vergileri pirinç formunda topluyordu.Chłopi mogli płacić daniny w naturze.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.Za najbardziej niegodne były jednak uznawane tańce, które chłopi wykonywali w karczmach.
Ayrılıkçı köylülere baskı uygulandı.Pod presją chłopów zwolniono ich.
Daha sonra bütün köylülerin katıldığı davullu zurnalı bir düğün yapılır.Następnie jest uczta weselna, w której biorą udział wszyscy mieszkańcy wioski.
Yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler.Niech żyją chłopi i robotnicy wolnej, niepodległej republiki polskiej!
Köylülerin serbest ticaretine izin verildi.Chłopi dostali wolność.
Nuenen'de kış boyunca Van Gogh, köylülerin karakterleri üzerine çalıştı.Podczas pobytu w Nuenen van Gogh zainteresował się bliżej życiem chłopów.
Asıl amacı yoksul köylüler için toprak elde etmekti.Głównym celem działalności była pomoc dla biednych chłopów.
Köylülerin bir kısmı bu pazardan ihtiyaçlarını gidermektedirler.Rzemieślnicy ci zaspokajali prawie wszystkie potrzeby chłopów.
Memed köylüleri yüreklendirerek Abdi Ağa'ya bir buğday tanesi bile vermezler.Nie pozwólcie rolnikom wychodzić na pola, nie dajacie oraczom orać!
Köylülerim sevinçliydi, neşeliydi.Bohaterowie są szczęśliwi i pełni radości.
Eserde bir bilim-adamının yerli köylüler ve doğa ile mücadelesini anlattı.Przebywając na wsi oddawał się z zamiłowaniem studiom natury oraz ludu wiejskiego.
Bütün köylüler topluca çamaşırları ve çocukları burada yıkarlardı.W roku 1910 we wsi powstała łaźnia i pralnia.
Koyunları kurtaran köylüler ise köylerine geri dönmüşler.Jakiekolwiek pozostałe latające małpy wróciły do bycia ludźmi.
1998 yılında köylüler evvel zamandan beri bulunan türbeyi restore etmişlerdir.Dopiero w 1994 roku wróciło tam dwoje ludzi, którzy usiłują przywrócić to, co dawne na wyspie.
Köylülerin araziden yiyecek satmasına da izin verildi.Bönderna tilläts sälja överskottet från marken.
İşçiler, köylüler, Anarşistler ve Sol Sosyalist partiler için konuşma ve basın özgürlüğü.Yttrande- och tryckfrihet för arbetare och bönder, för anarkister och socialistiska vänsterpartier.
Yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler.Nu i solidaritet med och ansvarstagande för kommande generationer.
Şehir 1381'de çıkan büyük Wat Tyler Köylüler Ayaklanması'nın merkezi idi.1381 förstördes fängelset av Wat Tylers män under ett uppror.
Yalak'ta yaşayan köylüler pamuk ile uğraşırlar.Kem Kem Iridjalene är kullar i Algeriet.
Bu nedenle, soy olarak Gökben köylülerinin akrabalarıdır.Dessa är i sin tur systerklad till gökarna.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.En morgon blir vännerna i Sjumilaskogen väckta av ett mystiskt ljud.
Amacı sağlık, eğitim alanlarında köylülere yardım etmektir.Ett av deras mål är att erbjuda utbildning för kvinnor på landsbygden inom politiska frågor.
Arkadan öteki köylüler hareketlen-diler.Längre ner fanns självägande bönder.
Balık köylüler evsiz kalmışlardır.På Hermas har fiskarbönder bott.
Köylüler kamulaştırılmış arazileri işgal etmeye girişti.För det andra att hämta resurser från de plundrade byarna.
Köyde Belle onun saçma evlilik teklifini reddetti Gaston sonra köylüleri teşvik eder.I byn uppmuntrar byborna Gaston efter att Belle avböjt hans absurda frieri.
Sanayinin işgücü kaynağını büyük ölçüde kırsal kesimden kopan köylüler oluşturdu.Allt byggt för hand, med stor sinnrikhet, av bönderna i byn.
Asıl olarak Norveçli çoban ve köylülerin başlıca yemeği idi.Спочатку це була основна їжа норвезьких пастухів, селян та вікінгів.
Köylüler bu yere Kilise Lakşası demektedirler.Відкрилось нарешті селянам, що й церква має бути там.
Köylüler kendi ekmeklerini kendileri yapmaktadırlar.Деякі селяни самостійно обробляють свої паї.
Köylüler için geçici evler inşa ettiler ve çiftlik arazisini temizlediler.Вони побудували тимчасові будинки для селян і очищали сільськогосподарські угіддя.
Yılın 3 ayını köylüler yaylalada geçirirler.Три дні страйкували селяни.
Yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler.Хай живуть мозолясті руки селянина та робітника!
Nüfusun çoğunu köylüler oluşturmaktaydı.Більшість населення становили селяни.
Fakat tüm köylüler geri dönmemişlerdir çok küçük bir kısmı köye geri dönmüştür.Не всі повернулися в рідне село.
Musa usta vefat edince köylüler köyün adını MUSAUSTA olarak koymaya karar vermişler.А коли пан помер, люди назвали село Синьковичами на його честь.
Ayaklanmayı köylüler başlattı.Почалися нові селянські повстання.
Köylülerimin böyle bir istekten şeref duyacağını, memnun olacağımızı söyledik.Селяни розповіли, що не згодні з таким рішенням.
Hem kasabalılar hem de köylüler bu ilişkiyi istememektedir.Проте мешканці міста та екологи з цим не погодилися.
Ağaların toprakları köylüler arasında paylaştırıldı.Поміщицькі землі розподілили між селянами.
Arkadan öteki köylüler hareketlen-diler.Поступово там оселилися селяни.
Ayrıca hayvancılığa elverişli bir alan olup köylülerin asıl geçim kaynağını oluşturmaktadır.Крім того, він став привабливим місцем для втечі селян.
Bu topraklarda yaşayan köylülere, yüksek vergiler alınarak çok büyük bir sosyal baskı uygulanırdı.За користування цією землею селяни сплачували великі податки.
Köylülerin Geçim Kaynağı Çay yetiştiriciliğidir.Вона відстоює право селян вирощувати цю наркотичну рослину.
Katliam sırasında köy dışında bulunan köylüler de katliamdan kurtuldu.Убитий селянами під час втечі.
KIZ KÖYLÜLERİ DAMATLARA İSTEDİKLERİNİ YAPTIRIRLAR YAPMADIKLARINDA KIZ VERİLMEZ.Потривожені селяни не знають що їм робити.
Ayaklanmaya çoğunlukla köylüler katıldı.Разом з тим частіше спалахували селянські повстання.
Köylülerin sırtına yüklenen ağır vergiler azaltıldı.Зменшено податковий тягар на селян.
Genelde emeklilerin ve Tatilde dinlenmek isteyen köylülerin dinlenme yeridir.Туди часто приїжджають люди з інших сіл щоб відпочити.
Köylülerden birisi tesadüfen bu konuşmaya kulak misafiri olur.Прийшовши на збори, селяни могли почути розпорядження властей.
Köylüler her yıl bu zatı muhteremin anısına ziyafet verirler.З цього часу мешканці села щороку вшановують пам'ять героїні.
Köylülerin aidiyet duygusu çok gelişmiştir.Становище селян значно погіршилося.
Köylüler Dünya'da yaşanan küresel krizden de nasibini almıştır.Таким чином, селяни брали участь світових війнах.
Hatta köy içerisinde köylülerin gavur mezarlığı diye adlandırdıkları bir mezarlık da bulunmaktadır.Також біля села є курган, що в народі прозваний «Поле біля могилки».

İlgili Sayfalar