köylüler ile cümle

köylüler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ayaklanmaya çoğunlukla köylüler katıldı.Dans le même temps, les paysans se révoltent de nombreuses fois.
Köylüler burayı genellikle piknik alanı olarak kullanır.Les jardins sont souvent utilisés comme lieu de tournage.
Toplu olarak göçen bir kısım köylüler şu anda öte köy denilen mevkiye yerleşmiştir.Dans un futur lointain… Des humains s’installèrent sur une planète appelée Io.
Asıl olarak Norveçli çoban ve köylülerin başlıca yemeği idi.Originalmente fue el alimento básico de los pastores y campesinos noruegos.
Yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler.¡Viva la revolución de los trabajadores, soldados y campesinos!
Daimyo köylülerden pirinç şeklinde vergiler toplarken, pirinç ekonominin temelini oluşturuyordu.Rice era la base de la economía, como el daimyo recogió los impuestos a los campesinos en forma de arroz.
İran köylülerinin gelenekleri ve inançları da filmin pek çok yerinde görülür.Las tradicionales creencias de la gente rural iraní son también mostradas en la película.
Köylüler köydeki barda bir içki içmelerini teklif ederler.Los pueblerinos sugieren beber en la taberna.
Arkadan öteki köylüler hareketlen-diler.Los ejércitos campesinos retrocedieron.
Köylüler bu yüzden sıkıntı çekerler.Además, los campesinos tienen problemas.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Las personas que van a los campos de noche, escuchan a una mujer llorar.
Köylüler kendi imkânlarıyla sondaj kuyusu açarak arazilerini sulamaktadırlar.Si los hombres escupen en el suelo, se escupen a sí mismos .
Bir süre sonra köye geri dönen Er Mahmut Dede erliğini köylülere ispat etmiş olur.Los guardianes regresan al ayuntamiento donde le dan a Michael las malas noticias.
Köylülerin hepsi damat ve ailesini ziyarete gelir.Por todas partes hallaréis hermanos y amigos.
Bu minibüse köylüler Sabri'nin arabası demiştir.Tom, conductor de camión, remolca el auto de Sabine.
Köylülerin çoğunluğu Manavdir.La mayoría de las personas son campesinas.
Özelikle kırsal bölgede yapılan savaş köylüler için yıkım olmuştu.Nos costó mucho trabajo hacer Bandidos rurales.
Çukurca ilçesindeki vergi dairesinde arazilerin vergilerini çağlayan köylülerince verilmektedir.Edificio donde los lugareños pagaban los impuestos en especie.
Köylüler kiliseden çıkmaya başlarlar.Luego salen los pueblerinos de la iglesia.
İmamoğlu köylerinde küçükbaş hayvan yetiştiren köylüler bulunmaktadır.Unión de Jóvenes Campesinos de Cuyo.
Bunun üzerine köylülerde kamyonetlerle ve yaya olarak bölgeye doğru yürüyüşe geçti.Allí aguardaba el pueblo, a pie, a caballo y en carretas.
Köylüler geldikleri yerin ismini kurdukları köye vermişlerdi.Estos colonos dieron a su pueblo el nombre del lugar del que procedían.
Köylülerin yarısından fazlası bu mahallede oturur.En esta zona se sitúan en nuestros días más de la mitad de los habitantes de la ciudad.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.Todo esto dicho y constatado por los mismo campesinos que trabajan estas tierras.
Köylüler aynı zamanda ormandan da gelir sağlamaktadırlar.Los hombres hicieron suyo, también, el Bosque Negro.
Köylülerin sevinç gösterileri arasında genç çift kiliseye giderler.Escuchar lo que dicen los pobres a la iglesia.
Ayaklanmayı köylüler başlattı.La rivolta dei contadini viene repressa.
Bölgedeki köylüler demir cevherini hem madenden çıkarmış hem de ilkel fırınlar aracılığıyla işlemiştir.I contadini locali hanno estratto il minerale e prodotto il ferro utilizzando forni primitivi.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.La mattina seguente il paese avrebbe sentito suonare le campane a festa.
Alfredo: Maaş alan çiftlik köylülerinden biridir.Alfredo: Fa parte dei contadini della fattoria che ricevono un salario.
Zor bir yaşam sonucu yıpranmış yüzü köylülerin çetin yaşamını sembolize eder.Il suo viso, dimostrazione di una vita difficile, è il simbolo della vita dura del contadino.
Köylüler için geçici evler inşa ettiler ve çiftlik arazisini temizlediler.Essi costruirono abitazioni temporanee per gli abitanti del villaggio e liquidati per i terreni agricoli.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.Le sue opere più importanti ritraggono contadini al lavoro nei campi.
Mahalle adını köylülerin soyisminden almıştır.Prende nome dai vicini Macelli Pubblici.
Delegelerin %57,1'i işçi, %25'si köylülerden oluşuyordu.Il 57,1% delle famiglie erano coppie sposate che vivono insieme.
Arkadan öteki köylüler hareketlen-diler.Sul retro si trovavano invece le originarie abitazioni dei contadini.
Delegelerin %39'u işçi, %32,5'i memur, %20'si köylülerden oluşuyordu.Il 39% era costituito da operai, il 20% da contadini, il 32,5% da colletti bianchi, e l'8,5% da altri gruppi.
Köylülerin yaşantısı yörenin diğer insanları ile benzerlik taşır.Il suo habitat è simile a quello degli altri membri del genere.
Höyüğün, köylülerce değişik kesimlerinden toprak çekilerek kısmen tahrip olduğu belirtilmektedir.Il loro contro è che ad alte pressioni i loro pori si distorcono parzialmente.
Yalak'ta yaşayan köylüler pamuk ile uğraşırlar.Nel kolchoz, i contadini si stanno occupando della raccolta del cotone.
Köylüler kiliseden çıkmaya başlarlar.I ragazzi uscirono di chiesa.
Köylüler bu sözcüğü nereden bilmektedirler?Perqué dist nostre Seignor aquesta parola?
Köylüler su ihtiyacını buradan karşılarlardı.Anticamente provvedeva al fabbisogno idrico di tutto l'abitato.
Köylülerimin böyle bir istekten şeref duyacağını, memnun olacağımızı söyledik.Gli storici concordano sul fatto che un simile appellativo sia stato del tutto meritato.
Köylüler yollarına devam ederken Ali, çocukları ve karısını alıp geri döner ve anasını bulur.Ma la nonna deve partire per lavoro e invita Donna e i bambini ad uscire da casa sua e tornare alla loro.
Bu kez Sırp köylülerin çoğu dağlara kaçmayı başardı.Gli assalti dei Saraceni spinsero la maggior parte della popolazione a rifugiarsi sulle montagne.
Balık köylüler evsiz kalmışlardır.Gli staminoidi sono assenti.
Yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler.Да здравствует революция рабочих, солдат и крестьян!
Ayaklanma ile birlikte Polonyalı köylüler arasında ulusal bilinç yükselmişti.Национальное сознание поднялось среди польских крестьян.
Köylüler kiliseden çıkmaya başlarlar.Гости едут из церкви.
14. yüzyılın sonlarında Şirvan'da küçük feodallerin ve köylülerin zadeganlar aleyhine isyanı meydana geldi.В конце XIV века в Ширване вспыхнуло восстание мелких феодалов и крестьян против знати.
İşçiler, köylüler, Anarşistler ve Sol Sosyalist partiler için konuşma ve basın özgürlüğü.Свободу слова и печати для рабочих и крестьян, анархистов, левых социалистических партий.
Delegelerin %39'u işçi, %32,5'i memur, %20'si köylülerden oluşuyordu.39 % делегатов составили рабочие, 32,5 % служащие, 20 % — крестьяне.
Orada sadece köylüler ve biz vardı, ve kimse kimsenin efendisi değildi.Здесь были только крестьяне и мы — все остальные.
Bu köylüleri üretebilmek için, yiyecek değil, altın gerekmektedir.Для выживания им не нужна пища, а только воздух.
Çobanlar bunu görür ve köylülere haber verir.Крестьяне узнали об этом и известили власти повята.
Özelilkle gurbetteki köylüler yaylada hasret gidermektedirler.Селяне с тяжкими мыслями расходятся по домам.
Bu dönemde soyluların köylüler üzerideki sömürüsü ağırlaşmıştı.В старину крестьяне использовали этот вид развлечений во время наводнений.
Daha sonra bir toplu mezar kazılarak köylüler içine gömülmüştür.Однако после посмертного рукоположения были возможны и похороны крестьян.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Утром приступают к выпечке чесницы с первым звоном церковных колоколов.

İlgili Sayfalar