köylüler ile cümle
köylüler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Aynı gün, kırsal kesimden Tatar köylüleri, Ermeni komşularına saldırmaya başladı.The same day, Tartar villagers from the countryside began attacking their Armenian neighbours.
Hikaye panoları, köylülerin yaptığı kırılgan kabuk oymalarının modern bir versiyonudur.Story boards are a modern version of the fragile bark carvings villagers used to make.
Burada burjuvazi köylülerle ittifak kurdu ve "aşağıdan bir devrim" yarattı.Here, the bourgeoisie allied with the peasants, and created a "revolution from below."
Köylüler Woo-ryung ve Young-nam'a sırtını döner, Mi-sook bile onları kınar.The villagers turn on Woo-ryung and Young-nam, even Mi-sook condemns them.
Köylüler hiçbir zaman onun özel ilgi konusu olmadılar.The peasants never constituted an object of his special concern.
Suriye toplumu doğada feodaldi ve toprak sahipleri ile köylüler tarafından yönetiliyordu.Syrian society was feudal in nature, and was dominated by landlords and peasants
Köylüler, köyün girişinde örgütlendi, ancak itfaiye araçlarının sularıyla bombalandı.The villagers organized at the village entrance but were blasted with water from fire trucks.
Güvenlik güçleri köylülere ateş açtı ve çok sayıda sivil yaralandı ve öldü.The security forces opened fire at the villagers and several civilians were wounded and killed.
Feodal sisteme yönelik bu hareketlere rağmen, İsveçli köylüler serfliğe tabi değildi.[4]1240 – 18 December 1290) was King of Sweden from 1275 until his death in 1290.[1]
Kampuçya'da Köylüler ve Siyaset, 1942-1981.Peasants and politics in kampuchea, 1942-1981.
YPG'nin köylülere ABD'nin hava saldırısı düzenlemeye yönelik tehditleri bildirildi.Threats by the YPG of calling in US airstrikes against villagers were reported.
18. yüzyılın sonunda yetişkin köylülerin yarısından fazlası okuyabiliyordu.By the end of the 18th century more than half of adult peasants were able to read.
Edebi eserleri nedeni ile hem soylular hem de köylüler arasında popüler biri haline geldi.Soon he was promoted to the commissar of the Polish National Government for the Grodno Governorate.
Beylerin ve büyük toprak sahiplerinin topraklarına el konuldu ve köylülere tazminatsız verildi.It confiscated land from beys and large landowners, giving it without compensation to peasants.
En büyük projelerinden biri, askere alınmış köylülerden oluşan modern bir ordu kurmaktı.One of his biggest projects was creating a modern army of conscripted peasants.
Köylülere modern bir traktör getirerek ilerleme sağlamaya çalışırlar.They attempt to introduce progress, bringing the villagers a modern tractor.
Köylüler ziyaretçilerine karşı nazikti.Die Dorfbewohner waren freundlich zu ihren Besuchern.
Arkadan öteki köylüler hareketlen-diler.Die erschreckten Bauern ziehen sich zurück.
Köylüler dağılmak zorunda kaldılar.Bauernhöfe mussten verlassen werden.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Die Männchen sind schon in den frühen Morgenstunden zu hören, wie sie von Singwarten aus rufen.
Köylülere saldırırlar.Bauern umgebracht.
Olaya ilk olarak bölgede yaşayan köylüler ve Hendek 476.Vor Ort mündet in diese die Landesstraße 476.
Günümüzde köylüler domuluyuz diye söylerler.Die Gebäude dienen heute als Bauernhof.
Köylüler Salman'ın korkusuyla yaşar.Die Lebensräume entsprechen denen des Alpensalamanders.
Köylülerin sevinç gösterileri arasında genç çift kiliseye giderler.Die Bauern begrüßen einander fröhlich vor der Kirche.
Bir Rus köyüne düşen pilot, köylüler tarafından Sovyet yetkililere teslim edilmiştir.Einige Findelkinder werden von der russischen Behörde finnischen Bäuerinnen übergeben.
Bütün köylüler topluca çamaşırları ve çocukları burada yıkarlardı.Frauen der umliegenden Dörfer waschen hier häufig Wäsche, Geschirr und ihre Kinder.
Bu kez Sırp köylülerin çoğu dağlara kaçmayı başardı.Der gräflichen Familie gelang es im Laufe der Zeit, an den Berggesellschaften die Mehrheit zu erlangen.
Bu ordu da köylüler tarafından yenilgiye uğratıldı.Die Schlacht ging für die Bauern verloren.
Tüm köylüler ağırlanır, herkes davetlidir.Besucher sind gern gesehen, und jede Frage wird ernst genommen.
Bu arazi kısa süre içinde parsellenerek köylülere dağıtıldı.Stattdessen wurde das Land direkt an die Bauern verteilt.
Bütün köylüleri bu nikah törenine katılmak için kiliseye çağırır.Alle Dorfbewohner nahmen Anteil an dieser Hochzeit.
Balık köylüler evsiz kalmışlardır.Die Obdachlosigkeit der Fische.
Köylülerin rivayetine göre, bu şahıs bir papaz olmalıdır.Entsprechend der katholischen Weltanschauung seiner Eltern sollte er Priester werden.
Köylüler aynı zamanda ormandan da gelir sağlamaktadırlar.Die Bauern aber sollten dieses Bauholz selbst aus dem Wald abfahren.
Koyluler zaman zaman bu agalara ortakcilik yapmistir.Die Männchen beteiligen sich nur gelegentlich daran.
Üzerine köylüler tarafından iki set yapılmıştır.Sie wird auf diesem Blatt von zwei Bauern vorgenommen.
Köylüler bu sözcüğü nereden bilmektedirler?Was heißt das für die Bauern?
Köylülerim sevinçliydi, neşeliydi.In der Burg feierte man und war fröhlich.
Eski caminin duvarlarından çıkan çömlekler köylüler tarafından parçalanmıştır.Vom alten Schloss, durch Bauern zerstört, stehen noch die Ost-Mauern.
Hakkâniye, (civar köylülerince Muhâcir Kaynarca), Kocaeli ilinin İzmit ilçesine bağlı bir mahalledir.Im sichtbaren (oberen) Gehäuseteil ist das Pfeifenwerk des Hauptwerks untergebracht.
Köylülerin hepsi Avrupa'ya göç etmiştir.Kids ging an Europa über.
Yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler.Vive les travailleurs, et les paysans.
Balık köylüler evsiz kalmışlardır.Les paysans sont libres.
Daimyo köylülerden pirinç şeklinde vergiler toplarken, pirinç ekonominin temelini oluşturuyordu.Le riz est la base de l'économie, comme les daimyo perçoivent les impôts des paysans sous la forme de riz.
Adı köylüler tarafından konulmuştur.Ses habitants sont appelés les Payranais.
Köylüler kışın hayvanlarını burada kışlatmaktadırlar.Les éleveurs rentrent leurs animaux à l'écurie pendant l'hiver.
Köylülerden bazıları da aynı baskıyı yapar.Parmi les colons, plusieurs font le même choix.
Köylüler dağılmak zorunda kaldılar.Les villageois se dispersèrent.
Köylülerin rivayetine göre, bu şahıs bir papaz olmalıdır.Après le Concordat, le village se trouve privé de curé.
Köylülere saldırırlar.Harceler les villageois.
Arkadan öteki köylüler hareketlen-diler.Les paysans présents dans les alentours se mettent à l’abri.
Köylülerin çoğu il merkezinde yaşamaktadır.La majorité d'entre eux vivent dans le centre-ville.
Köylüler bu sözcüğü nereden bilmektedirler?Que désignent dès lors les mots de ce langage ?
Ayaklanmayı köylüler başlattı.Révolte des paysans.
Ailesi topraksız yoksul köylülerdendi.Ses parents étaient de pauvres paysans.
Köylüler kars keçibörk 'den gelmedir.Des paysans font la « grève » du servage.
Köy'e ulaşım köylülerin kendi arabalarıyla sağlanmaktadır.Certains transporteurs ruraux utilisent leurs véhicules personnels.
Uygulanmada köylüler kamuya ait traktörleri kendi arazilerinde de kullandı.Ceux-ci, arrivés avec le HCR, ont même créé leurs propres villages dans divers endroits.
Erişim tarihi: 2009-10-23. ^ Film seti, köylülerin geçim kaynağı oldu!Archived 2009-10-31. ↑ « Build me a club fit for gentlemen.