köylüler ile cümle
köylüler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Köylüler aynı zamanda ormandan da gelir sağlamaktadırlar.Forests also help the environment.
Asıl amacı yoksul köylüler için toprak elde etmekti.The purpose was to obtain arable lands for impoverished farmers.
Hubyar Köylülerinin geçim kaynağı genelde küçük baş hayvancılıktır.The dhole only rarely takes domestic livestock.
Köylüler traktörlerle su taşımaktadır.Farmers blocked highways with their tractors.
Köylüler bu sözcüğü nereden bilmektedirler?How do the auditors know this?
Köylülerin hepsi Avrupa'ya göç etmiştir.Settlers came from all over Europe.
Aslanbeyli köylülerinin 1720 hektar tarım alanı var.They owned 1750 desyatinas of farmland.
Köylülerimin böyle bir istekten şeref duyacağını, memnun olacağımızı söyledik.We have to lament that our own countrymen consider the massacre of these people an honour.
Köylüler su ihtiyaçlarını pınardan karşılamaktadırlar.The villagers have difficulty obtaining freshwater.
Daimyolar köylülerden vergileri pirinç formunda topluyordu.The daimyō collected the taxes from the peasants in the form of rice.
Köylüler geldikleri yerin ismini kurdukları köye vermişlerdi.The sons were to establish a village at the place they reached.
Köylülerim sevinçliydi, neşeliydi.The camp went wild with joy.
Köylülerin bir kısmı bu pazardan ihtiyaçlarını gidermektedirler.People who are farmer of expected from this project.
Mahallenin tarihsel bilgileri köylülerden sözlü tarih olarak edinilen bilgiye dayanmaktadır.The following summary shows the population according to historical local data.
Bu iş köylülerin tek geçim kaynağıdır.Agriculture is the only occupation for villagers.
Asıl olarak Norveçli çoban ve köylülerin başlıca yemeği idi.Originally it was the staple food of Norwegian shepherds, peasants, and Vikings.
Zapatistalar, NAFTA'yı Meksika'lı köylülerin "ölüm cezası" olarak tanımladı.Thus, the Zapatistas labelled NAFTA as a "death sentence" to Native communities all over Mexico.
Günümüzde köylüler domuluyuz diye söylerler.Today the buildings are condominium homes.
Ayaklanmaya çoğunlukla köylüler katıldı.In reaction, the inhabitants of the countryside revolted.
Geceleri köylüler birbirlerine otumaya gidip sohbet ederler.They spend all night talking to each other.
Doktor, köylülerle beraber kalır.He then leaves money with the villagers.
Köylülerin perişan olduğu bu dönemde sanayi ve ticaret dünyası da zarar gördü.The peasants' situation became horrible, and industry and trade also suffered.
Köylüler Salman'ın korkusuyla yaşar."Villagers eagerly wait for Salman's return".
Koyluler zaman zaman bu agalara ortakcilik yapmistir.It is meant to engage commuters in their moments.
Köyün hasatı çalınmış ve küçük bir kız hariç tüm köylüler öldürülmüştür.All the villagers hide except for a little boy who they shoot.
Oyunculara ve köylülere saldırırlar.Popular with villagers and peasants.
Bu zorlamalar köylülere angarya olarak geliyordu.This provision gave leverage to the peasants.
Şey Köylüler Marmaris'in Beldibi Mahallesinde bir kahvehaneyi devralmışlardır.He had to get a mandate from the bakers of Marseille.
Ve bunu söyleyen doktorlar değildi; beraber kaldığımız köylülerdi.And it wasn't doctors telling us this; it was actual villagers that we were staying with.
Köylüler özgürlüklerini istediklerinde, köle sahipleri hepsinin evini yaktı.When these villagers claimed their freedom, the slaveholders burned down all of their houses.
Haliyle bu durumdan rahatsızdı bu köylüler.You can imagine people weren't too happy about that.
Zapatista köylüleri otuz bin Meksika askerinin ablukasındaydı.Zapatista villages remain surrounded by thirty thousand Mexican soldiers.
Topraksız köylülerden ordu kuran Zapata.Zapata, who led an army of landless peasants.
Köylülerin intikamını mı alacaktın ?How can you take revenge for your villagers now?
Bunu yönetmek için büyük bir organizasyona ihtiyaç yoktu. Köylüler kendileri yönettiler.And we didn't need a big organization to run it -- it was run by the villagers themselves.
Köylülere kuyulardan temiz su alabilmeleri için yardımcı olunması.Working to help the villagers obtain fresh water from wells.
Köylülerle konuşanlar ve neyle ilgilendiklerini araştıran Tanzanya'lı ekipti.It was a Tanzanian team talking to the villagers, asking what they were interested in.
Krallar toprakları köylülerden çalmadan önce ortak paydalarımız vardı.Before kings stole the land from the peasants We had the commons
Köylüler doğal olarak bahçelerine daha fazla yöneldiler.Villages began relying more and more on their gardens.
Prusyalı köylüler dedi ki,The Prussian peasantry said,
Köylüler onun artık lanetli olduğunu düşünüyor, ve onunla ne yapacaklarını bilmiyorlar.The villagers thought she was cursed; they didn't know what to do with her.
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu."The Good Earth" is about Chinese peasant life.
Söz konusu tedbirler köylülerin birkaç ölü tavuk bulması üzerine alındı.The measures were taken after villagers found a number of dead chickens.
Köylüler evlerinden çıkmak ve hayvanlarını beslemek için tüneller kazmak zorunda kalıyor.Villagers must dig tunnels to leave their homes and feed their livestock.
Znidariç, "Kendi köylülerini döven bir otorite, hiçbir fayda bekleyemez."An authority that beats its own peasants can't expect any good.
Karadziç'in yoğun koruma ile dolaştığı ve köylülerden destek aldığı ifade ediliyor.Karadzic reportedly enjoys heavy bodyguard protection and the support of local villagers.
Yoğurdu çok tüketen Bulgar köylülerinin uzun yıllar yaşaması bilim adamının dikkatini çekmişti.The scientist noted the longevity of Bulgarian peasants who ate a lot of yogurt.
Ormancılık Kooperatifleri Birilği (OR-KOOP), orman köylüleri ve işçilerini temsil eden bir STK.The Union of Forestry Co-operatives (OR-KOOP) is an NGO representing forestry villagers and workers.
Köylüler bu uygulamayı güneşe tapınmakla ilgili antik bir pagan geleneğine bağlıyorlar.Villagers attribute this practise to an ancient pagan tradition of sun worship.
Köylülerin neredeyse tamamı Ortodoks ve belki bir avuç Katolik aile bulunuyor.Villagers are nearly all Orthodox, with perhaps a handful of Catholic families.
Lazboard yapan köylülerVillagers who do Lazboard
Bunu göre köylüler köyden kente gitmek için üzme tahtasını kullanmaya başlar.[7]Seeing this, the villagers begin to use the griddle board to go from the village to the city.[1]
10 Şubat'ta köylüler Zey'deki Sovyet temsilcisini öldürdüler.On February 10 the peasants killed the Soviet representative in Zainsk.
Teslim olmak için gruplar halinde gelen köylüleri durmaksızın kurşuna dizdik.I do not have a single prisoner to reproach myself with.
Köylüler Aušra'nın laik olduğunu ve Katolik geleneklerini benimsemediğini takdir etmemekteydiler.The peasants did not appreciate that Aušra was secular and did not embrace Catholic traditions.
Bean klanı o kadar gizliydi ki, köylüler yakınlarda yaşayan katilleri bilmiyorlardı.The Bean clan was so secretive that the villagers were unaware of the murderers living nearby.
Ailesi Mihail Nefedov ve Natalya Savelyeva Ortodoks köylülerdi.His parents Mikhail Nefedov and Natalia Savelyeva were Orthodox peasants.
Diğer taraftan, bu tür büyümeyi teşvik etmek, köylüler üzerinde daha yüksek vergilere neden oldu.On the flip-side encouraging such growth also resulted in higher taxes on the peasantry.
Birincisi, Ugandalı köylülerin ve kölelerin köleliğinde ayrım yapmak zorundadır.First one must make the distinction in Ugandan slavery of peasants and slaves.
Laza Camii Laza Şelalesi Laza köyü Lazalı köylüler, 1880, Dmitri YermakovLaza mosque Laza fall Laza village