köylüler ile cümle
köylüler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama bir çok yerde, tsunami sonrası, köylüler hâlâ dehşet içindelerdi.و لكن لازال القرويون في عدة مناطق خائفون من بعد كارثة التسونامي
Ama bir çok yerde, tsunami sonrası, köylüler hâlâ dehşet içindelerdi.穏やかだった海は 突然 無慈悲にも
Bu köylülerin tutku onların son patlama oldu delilik geçen bir şey olduğunu ayıAutopia zeměpisným výrazem
Bu köylülerin tutku onların son patlama oldu delilik geçen bir şey olduğunu ayıC'était leur récente flambée de la passion d'un passant la folie c'était quelque chose que l'ours
Bu köylülerin tutku onların son patlama oldu delilik geçen bir şey olduğunu ayı이들 농민 열정의 그들의 최근의 발작이었다 광기를 전달 어떤 것은 곰
Bu köylülerin tutku onların son patlama oldu delilik geçen bir şey olduğunu ayılà vụ nổ gần đây của họ về một niềm đam mê đi qua điên rồ
Bu köylülerin tutku onların son patlama oldu delilik geçen bir şey olduğunu ayıManchúria e do vale do amarelo rio embalou um tipo de chinês para casa de pico de capital de risco
Bu köylülerin tutku onların son patlama oldu delilik geçen bir şey olduğunu ayıRusija in Japonska, ki prav tako
Bu köylülerin tutku onların son patlama oldu delilik geçen bir şey olduğunu ayıTíto roľníci bol ich posledný výbuch vášne na absolvovaní šialenstvo bolo niečo, čo medveď
Bu köylülerin tutku onların son patlama oldu delilik geçen bir şey olduğunu ayıאיכרים אלה היתה ההתפרצות האחרונה שלהם תשוקה עובר טירוף היה משהו הדוב
Bu köylülerin tutku onların son patlama oldu delilik geçen bir şey olduğunu ayıهؤلاء الفلاحين وكان انفجار في الآونة الأخيرة من العاطفة مرور الجنون كان شيئا الدب
Bu köylülerin tutku onların son patlama oldu delilik geçen bir şey olduğunu ayı情熱の彼らの最近の爆発だった 狂気を渡す 何だったクマ 政府は強打
Bunu yönetmek için büyük bir organizasyona ihtiyaç yoktu. Köylüler kendileri yönettiler.A ani sme nepotrebovali veľké množstvo ľudí, aby sme to rozbehli - dedinčania si to riadili sami.
Bunu yönetmek için büyük bir organizasyona ihtiyaç yoktu. Köylüler kendileri yönettiler.Den drevs av byinvånarna själva.
Bunu yönetmek için büyük bir organizasyona ihtiyaç yoktu. Köylüler kendileri yönettiler.Nepotřebovali jsme velkou organizaci, aby to řídila, byla řízena samotnými vesničany.
Bunu yönetmek için büyük bir organizasyona ihtiyaç yoktu. Köylüler kendileri yönettiler.Και δε χρειαζόμασταν έναν μεγάλο οργανισμό να το τρέξει -- έτρεχε από τους ίδιους τους χωρικούς.
Bütün param bitene kadar parayla aldım. Şimdi köylüler kendileri veriyor.Купих ги със старите си пари, за да може да има полза за всички.
Haliyle bu durumdan rahatsızdı bu köylüler.Acabó en 1763.
Haliyle bu durumdan rahatsızdı bu köylüler.Ihr könnt euch vorstellen, dass die Leute darüber nicht so glücklich waren.
Haliyle bu durumdan rahatsızdı bu köylüler.Je kan je wel voorstellen dat mensen daar niet al te blij mee waren.
Haliyle bu durumdan rahatsızdı bu köylüler.Kamu bisa bayangkan betapa masyarakat tidak terlalu senang dengan itu
Haliyle bu durumdan rahatsızdı bu köylüler.사람들이 이에 대해서 매우 행복하지 않았다는 점을 상상하기 어렵지 않습니다.
Haliyle bu durumdan rahatsızdı bu köylüler.Łarwo sobie wyobrazić, że ludzie nie byli zadowoleni z tego.
Haliyle bu durumdan rahatsızdı bu köylüler.Musí vám být jasné, že to lidi moc netěšilo.
Haliyle bu durumdan rahatsızdı bu köylüler.Puoi immaginare che il popolo non fosse troppo felice di questo.
Haliyle bu durumdan rahatsızdı bu köylüler.Você pode imaginar que as pessoas não estavam nada felizes com isso.
Haliyle bu durumdan rahatsızdı bu köylüler.Vous pouvez imaginer que le peuple n'était pas trop heureux à ce sujet.
Haliyle bu durumdan rahatsızdı bu köylüler.Μπορείς να φαντασθείς ότι αυτά δεν έκαναν τους ανθρώπους και τόσο ευτυχισμένους
Haliyle bu durumdan rahatsızdı bu köylüler.Вы можете себе представить, что люди были не слишком рады.
Haliyle bu durumdan rahatsızdı bu köylüler.Зрозуміло, що люди не були в захваті від цього.
Haliyle bu durumdan rahatsızdı bu köylüler.Представите си недоволството!
Haliyle bu durumdan rahatsızdı bu köylüler.אתם יכולים לדמיין שאנשים לא היו מרוצים מידי בנוגע לכך.
Haliyle bu durumdan rahatsızdı bu köylüler.يمكنك تخيل انا الناس لم يكونوا يتقبلوا ذلك الامر
Haliyle bu durumdan rahatsızdı bu köylüler.その上、いよいよ哲学者達が
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu."Đất Lành" là một cuốn sách kể về đời sống nông dân Trung Quốc.
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu."Den Goda Jorden" handlar om kinesiskt bondliv.
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu."Die gute Erde" handelt vom Leben der chinesischen Bauern.
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu."Dobrá zem" je o vidieckom živote v Číne.
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu."Dobra Zemlja" govori o kitajskem kmečkem življenju.
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu.Ez nem éppen előnyös a propaganda számára.
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu."대지"는 중국 농민의 삶에 관한 책이었어요.
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu."La Buena Tierra" trata de la vida campesina china.
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu."La buona terra" descrive la vita contadina cinese.
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu."Łaskawa ziemia" jest o życiu chińskiej wsi.
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu."Pământul cel bun" e despre viața la țară în China.
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu.Só que não é conveniente para propaganda. Eu percebi.
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu.'The Good Earth" adalah buku mengenai kehidupan petani-petani Cina.
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu."The Good Earth" gaat over het Chinese boerenleven.
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu."The Good Earth" je o životě čínských venkovanů.
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu."The Good Earth" kertoo kiinalaisesta maalaiselämästä.
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu."Добрата Земя", в която се разказва за селския живот в Китай.
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu."Земля" автора Перл Бак — о жизни китайского крестьянина.
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu."Ласкава Земля" - книга про життя китайських християн.
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu."האדמה הטובה" ספר על חיי האיכרים הסיניים.
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu." الأرض الطيبة" كتاب عن حياة الفلاح الصيني
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu.これはプロパガンダには都合が悪いですよね
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu.《大地》講嘅係中國農民嘅故事
Köylüler doğal olarak bahçelerine daha fazla yöneldiler.Aldeas comenzaron a depender más de sus jardines.
Köylüler doğal olarak bahçelerine daha fazla yöneldiler.마을은 밭에 더욱더 의존하기 시작했습니다
Köylüler doğal olarak bahçelerine daha fazla yöneldiler.Usadlosti začali viac a viac závisieť na svojich záhradách.