kötüye ile cümle
kötüye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
1998 ve 1999 yıllarında Komisyon kötüye kullanımıyasaklayan bir düzine karar almıştır.Under de två senaste åren (1998–1999) har kommissionenantagit ett tiotal sådana beslut.
1998 ve 1999 yıllarında Komisyon kötüye kullanımıyasaklayan bir düzine karar almıştır.1998-ban és 1999-benkörülbelül tucatnyi ilyen határozatot hozott a Bizottság.
1998 ve 1999 yıllarında Komisyon kötüye kullanımıyasaklayan bir düzine karar almıştır.Ces deux dernières années(1998-1999), la Commission a adopté une dizaine de décisions d’interdiction.
1998 ve 1999 yıllarında Komisyon kötüye kullanımıyasaklayan bir düzine karar almıştır.En los dos últimos años (1998-1999), la Comisión ha adoptado una decena de decisiones de prohibición.
1998 ve 1999 yıllarında Komisyon kötüye kullanımıyasaklayan bir düzine karar almıştır.I de seneste to år (19981999) har Kommissionen vedtaget cirka ti beslutninger om forbud mod misbrug.
1998 ve 1999 yıllarında Komisyon kötüye kullanımıyasaklayan bir düzine karar almıştır.În 1998 și în 1999, Comisia Europeanăa adoptat aproximativ 12 decizii de interziceri ale abuzurilor.
1998 ve 1999 yıllarında Komisyon kötüye kullanımıyasaklayan bir düzine karar almıştır.In de afgelopen twee jaar (1998-1999) heeft de Commissie eentiental verbodsbeschikkingen aangenomen.
1998 ve 1999 yıllarında Komisyon kötüye kullanımıyasaklayan bir düzine karar almıştır.In den Jahren 1998 und 1999wurden rund zwölf Entscheidungen zur Untersagung derartiger Mißbräuche erlassen.
1998 ve 1999 yıllarında Komisyon kötüye kullanımıyasaklayan bir düzine karar almıştır.V letech 1998 a 1999 přijala Komise asi dvanáct rozhodnutí zakazujících zneužití dominantního postavení.
1998 ve 1999 yıllarında Komisyon kötüye kullanımıyasaklayan bir düzine karar almıştır.V letih 1998 in 1999 je Komisija sprejela kakih deset sklepov o
1998 ve 1999 yıllarında Komisyon kötüye kullanımıyasaklayan bir düzine karar almıştır.Vrokoch 1998 a 1999 komisia vydala okolodvanásť zákazov zneužívania dominantného postavenia.
1998 ve 1999 yıllarında Komisyon kötüye kullanımıyasaklayan bir düzine karar almıştır.W latach1998 i 1999 Komisja podjęła kilkanaście decyzji zakazujących nadużywania pozycjidominującej na rynku.
1998 ve 1999 yıllarında Komisyon kötüye kullanımıyasaklayan bir düzine karar almıştır.Τα δύ τελευταία ρνια (1998-1999),η Εpiιτρpiή ε$έδωσεδέκα piερίpiυ αpiάσεις αpiαγρευσης.
1998 ve 1999 yıllarında Komisyon kötüye kullanımıyasaklayan bir düzine karar almıştır.През 1998 и 1999 г., Комисията прие редица решения,забраняващи подобни злоупотреби.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.우리가 60년대에 원했던것 처럼, 발전 하기는 커녕 상황은 점점 나빠지기만 했습니다.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.A fejlődés helyett - amiben mindannyian reménykedtünk a 60-as években - a dolgok csak rosszabbra fordultak.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.Au lieu de se développer, comme nous l'avions tous espéré dans les années 60, les choses se sont empirées.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.En vez de desarrollo, como todos esperamos en los años 60. las cosas han empeorado.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.În loc să se dezvolte, aşa cum toţi am sperat în anii '60, lucrurile au evoluat în mai rău.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.In plaats van vooruit te gaan, zoals we allemaal hoopten in de jaren '60, was het achteruit gegaan.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.Invece di svilupparsi, come tutti noi speravamo negli anni '60, le cose sono peggiorate.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.I stedet for at udvikle sig, som vi alle havde håbet i 60'erne, var tingene blevet værre.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.Statt sich zu entwickeln - was wir in den 60ern alle gehofft hatten - wurden die Dinge schlechter.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.Zamiast rozwijać się, na co wszyscy mieli nadzieję w latach 60., wszystko zaczęło się pogarszać.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.Вместо да се подобри, както всички се надявахме през 60-те, положението се беше влошило.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.Вместо развития, как мы все надеялись в 60-е, всё стало только хуже.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.במקום להתפתח, כפי שכולנו קיווינו בשנות השישים, המצב רק הידרדר.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.بدلا من التطور , الذي أملناه في الستينيات, آلت الأحوال إلى الأسوأ .
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.状態は逆に悪化していました アフリカは貧困と病気と戦争に さいなまれていました
Açıkcası, bu trajik bir durumdur, ve gerçekten kötüye gitmektedir.Galvaoというオウムは、とても美しくて
Açıkcası, bu trajik bir durumdur, ve gerçekten kötüye gitmektedir.Isto é uma tragédia, e está a piorar.
Açıkcası, bu trajik bir durumdur, ve gerçekten kötüye gitmektedir.상황은 계속 나빠지고 있어요.
Açıkcası, bu trajik bir durumdur, ve gerçekten kötüye gitmektedir.וזה נהיה יותר גרוע, למעשה.
Açıkcası, bu trajik bir durumdur, ve gerçekten kötüye gitmektedir.وللواقع هو يزداد سوءا.
Akıllı hizmetkarlar olmak için sahip olduğumuz bu büyük gücü kötüye kullanıyoruz ve dünyayı yok ediyoruz.Ale my tuto moc zneužíváme a ničíme svět.
Akıllı hizmetkarlar olmak için sahip olduğumuz bu büyük gücü kötüye kullanıyoruz ve dünyayı yok ediyoruz.E estamos a abusar deste grande poder que temos de ser sábios timoneiros, e estamos a destruir o mundo.
Akıllı hizmetkarlar olmak için sahip olduğumuz bu büyük gücü kötüye kullanıyoruz ve dünyayı yok ediyoruz.Et nous gâchons cette faculté incroyable en détruisant le monde.
Akıllı hizmetkarlar olmak için sahip olduğumuz bu büyük gücü kötüye kullanıyoruz ve dünyayı yok ediyoruz.Jednak nadużywamy wspaniałego daru mowy, nie jesteśmy rozsądni i niszczymy świat.
Akıllı hizmetkarlar olmak için sahip olduğumuz bu büyük gücü kötüye kullanıyoruz ve dünyayı yok ediyoruz.우리를 지혜로운 안내자로 만들 이 놀라운 능력을 남용하고 있습니다. 우리는 세계를 파괴하고 있습니다.
Akıllı hizmetkarlar olmak için sahip olduğumuz bu büyük gücü kötüye kullanıyoruz ve dünyayı yok ediyoruz.Ma abusiamo del nostro grande potere di saggi custodi e distruggiamo il mondo.
Akıllı hizmetkarlar olmak için sahip olduğumuz bu büyük gücü kötüye kullanıyoruz ve dünyayı yok ediyoruz.Og vi misbruger denne store evne vi har til at være vise forvaltere, og vi ødelægger verden.
Akıllı hizmetkarlar olmak için sahip olduğumuz bu büyük gücü kötüye kullanıyoruz ve dünyayı yok ediyoruz.Și noi abuzăm de această mare putere pe care o avem, de a fi administratori înțelepți, și distrugem lumea.
Akıllı hizmetkarlar olmak için sahip olduğumuz bu büyük gücü kötüye kullanıyoruz ve dünyayı yok ediyoruz.We misbruiken ons geweldige vermogen om wijze beheerders te zijn, en we vernietigen de wereld.
Akıllı hizmetkarlar olmak için sahip olduğumuz bu büyük gücü kötüye kullanıyoruz ve dünyayı yok ediyoruz.Wir missbrauchen unsere große Macht, um schlaue Verwalter zu sein, und wir zerstören die Welt.
Akıllı hizmetkarlar olmak için sahip olduğumuz bu büyük gücü kötüye kullanıyoruz ve dünyayı yok ediyoruz.И мы злоупотребляем этой великой властью - быть мудрыми распорядителями, и мы разрушаем планету.
Akıllı hizmetkarlar olmak için sahip olduğumuz bu büyük gücü kötüye kullanıyoruz ve dünyayı yok ediyoruz.Ми зловживаємо цією силою, яка могла б зробити з нас мудрих провідників, і натомість нищимо світ.
Akıllı hizmetkarlar olmak için sahip olduğumuz bu büyük gücü kötüye kullanıyoruz ve dünyayı yok ediyoruz.Ние злоупотребяваме с тази велика сила, трябва да сме по-мъдри и настойчиви, а ние разрушаваме света.
Akıllı hizmetkarlar olmak için sahip olduğumuz bu büyük gücü kötüye kullanıyoruz ve dünyayı yok ediyoruz.אנחנו מנצלים לרעה את הכח האדיר הזה שיש לנו, ואנחנו הורסים את העולם.
Akıllı hizmetkarlar olmak için sahip olduğumuz bu büyük gücü kötüye kullanıyoruz ve dünyayı yok ediyoruz.ونستغل هذه القوة الكبيرة التي لدينا لنصبح حكماء الحكمة، ونقوم بتدمير العالم.
Akıllı hizmetkarlar olmak için sahip olduğumuz bu büyük gücü kötüye kullanıyoruz ve dünyayı yok ediyoruz.世界を壊しています 先進国では なお悪い
Ama Rab kötüye güler, Çünkü bilir onun sonunun geldiğini.(36:13) Господь же посмевается над ним, ибо видит, что приходит день его.
Ama Rab kötüye güler, Çünkü bilir onun sonunun geldiğini.Aber der HERR lacht sein; denn er sieht, daß sein Tag kommt.
Ama Rab kötüye güler, Çünkü bilir onun sonunun geldiğini.Ale Hospodin směje se jemu; nebo vidí, že se přibližuje den jeho.
Ama Rab kötüye güler, Çünkü bilir onun sonunun geldiğini.Ale Pán sa mu smeje, lebo vidí, že ide jeho deň.
Ama Rab kötüye güler, Çünkü bilir onun sonunun geldiğini.Ale się Pan śmieje z niego; bo widzi, że przychodzi dzień jego.
Ama Rab kötüye güler, Çünkü bilir onun sonunun geldiğini.Az Úr neveti õt, mert látja, hogy eljõ az õ napja.
Ama Rab kötüye güler, Çünkü bilir onun sonunun geldiğini.Chúa sẽ chê cười nó, Vì thấy ngày phạt nó hầu đến.
Ama Rab kötüye güler, Çünkü bilir onun sonunun geldiğini.Chúa sẽ chê_cười nó , Vì thấy ngày phạt nó hầu đến .
Ama Rab kötüye güler, Çünkü bilir onun sonunun geldiğini.Domnul rîde de cel rău, căci vede că -i vine şi lui ziua.
Ama Rab kötüye güler, Çünkü bilir onun sonunun geldiğini.El Señor se reirá de él, porque ve que viene su día