kötülük ile cümle

kötülük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.És sokan a hívõk közül eljõnek vala, megvallván és megjelentvén cselekedeteiket.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Ja monet niistä, jotka olivat tulleet uskoon, menivät ja tunnustivat ja ilmoittivat tekonsa.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.믿은 사람들이 많이 와서 자복하여 행한 일을 고하며
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Mnogi tudi teh, ki so bili sprejeli vero, so prihajali ter priznavali in razodevali dela svoja.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Mnozí pak z věřících přicházeli, vyznávajíce se a zjevujíce skutky své.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Molti di quelli che avevano abbracciato la fede venivano a confessare in pubblico le loro pratiche magich
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Muchos de los que habían creído venían confesando y reconociendo sus prácticas públicamente
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Mulţi din cei ce crezuseră, veneau să mărturisească şi să spună ce făcuseră.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Och många av dem som hade kommit till tro trädde fram och bekände sin synd och omtalade vad de hade gjort.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.og mange af dem, som vare blevne troende, kom og bekendte og fortalte om deres Gerninger.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.og mange av dem som var kommet til troen, kom og bekjente og fortalte om sine gjerninger.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Phần nhiều kẻ đã tin, đến xưng tội và tỏ ra việc mình đã làm.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Phần_nhiều kẻ đã tin , đến xưng_tội và tỏ ra việc mình đã làm .
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Plusieurs de ceux qui avaient cru venaient confesser et déclarer ce qu`ils avaient fait.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Verscheidene christenen bekenden openlijk wat voor verkeerde dingen zij hadden gedaan.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.και πολλοι των πιστευσαντων ηρχοντο εξομολογουμενοι και φανερονοντες τας πραξεις αυτων.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.І многі з вірних приходили, і визнавали, і виявляли учинки свої.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Многие же из уверовавших приходили, исповедуя иоткрывая дела свои.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Така силно растеше и преодоляваше Господнето учение.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.ורבים מן המאמינים באו ויתודו ויודיעו את אשר עשו׃
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.‎وكان كثيرون من الذين آمنوا يأتون مقرين ومخبرين بافعالهم‎.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.那 已 經 信 的 、 多 有 人 來 承 認 訴 說 自 己 所 行 的 事
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.那 已 經信 的 、 多 有 人 來承認訴說 自己 所 行 的 事
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››A človekovi riekol: Hľa, bázeň Pánova je múdrosť, a odstúpiť od zlého je rozumnosť.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Ale człowiekowi rzekł: Oto bojaźó Pańska jest mądrością, a warować się złego, jest rozumem.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Apoi a zis omului: ,Iată, frica de Domnul, aceasta este înţelepciunea; depărtarea de rău, este pricepere.`
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Az embernek pedig mondá: Ímé az Úrnak félelme: az a bölcseség, és az értelem: a gonosztól való eltávozás.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Člověku pak řekl: Aj, bázeň Páně jest moudrost, a odstoupiti od zlého rozumnost.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Ðoạn, phán với loài nguời rằng: Kính sợ Chúa, ấy là sự khôn ngoan; Tránh khỏi điều ác, ấy là sự thông sáng.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››e disse all'uomo: «Ecco, temere Dio, questo è sapienza e schivare il male, questo è intelligenza»
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››E disse ao homem: Eis que o temor do Senhor é a sabedoria, e o apartar-se do mal é o entendimento.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››In človeku je dejal: Glej, strah Gospodov je modrost, in ogibati se hudega je razumnost.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Ja ihmiselle hän sanoi: `Katso, Herran pelko - se on viisautta, ja pahan karttaminen on ymmärrystä`."
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››또 사람에게 이르시기를 주를 경외함이 곧 지혜요 악을 떠남이 명철이라 하셨느니라
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Men til Mennesket sagde han: "Se, HERRENs Frygt, det er Visdom, at sky det onde er Indsigt."
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Och till människorna sade han så: »Se Herrens fruktan, det är vishet, och att fly det onda är förstånd.»
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Og han sa til mennesket: Se, å frykte Herren, det er visdom, og å fly det onde er forstand.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Y dijo al hombre: "Ciertamente el temor del Señor es la sabiduría, y el apartarse del mal es el entendimiento.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Και ειπε προς τον ανθρωπον, Ιδου, ο φοβος του Κυριου, ουτος ειναι η σοφια, και η αποχη απο του κακου συνεσις.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››И каза на човека: Ето, Страх от Господа, туй е мъдрост, И отдалечаване от злото, това е разум.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››и сказал человеку: вот, страх Господень есть истинная премудрость, и удаление от зла – разум.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››ויאמר לאדם הן יראת אדני היא חכמה וסור מרע בינה׃
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››وقال للانسان هوذا مخافة الرب هي الحكمة والحيدان عن الشر هو الفهم
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››他 對 人 說 、 敬 畏 主 就 是 智 慧 、 遠 離 惡 便 是 聰 明
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››他 對人說 、 敬畏 主 就 是 智慧 、 遠離惡 便 是 聰明
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.(7:15) Voici, le méchant prépare le mal, Il conçoit l`iniquité, et il enfante le néant.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.(7:15) Вот, нечестивый зачал неправду, был чреват злобою и родил себе ложь;
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.a prihotovil si smrteľnú zbroj, svoje šípy urobil pre bezľútostných prenasledovníkov.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Eis que o mau está com dores de perversidade; concedeu a malvadez, e dará � luz a falsidade.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Er liggen dodelijke pijlen op, die uit vuur bestaan.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Glej, brezbožnik rodi krivico; spočel je nadlogo, rodil bo laž.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Halálos eszközöket fordít reá, és megtüzesíti nyilait.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.hän valmistaa surma-aseet ja tekee nuolensa palaviksi.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.He aquí que gesta maldad, concibe afanes y da a luz mentira
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Iată că cel rău pregăteşte răul, zămisleşte fărădelegea, şi naşte înşelăciunea:
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Kìa , kẻ dữ đương đẻ gian_ác ; Thật nó đã hoài_thai sự khuấy khỏa , và sanh điều dối_trá .
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Kìa, kẻ dữ đương đẻ gian ác; Thật nó đã hoài thai sự khuấy khỏa, và sanh điều dối trá.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.악인이 죄악을 해산함이여 잔해를 잉태하며 궤휼을 낳았도다
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Lihatlah, orang jahat merencanakan kejahatan; ia membuat rencana jahat dan melakukan penipuan
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.och han riktar mot honom dödande skott, sina pilar gör han brinnande.

İlgili Sayfalar