kötülük ile cümle
kötülük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.Fremdeles så jeg under Solen, at Gudløshed var på Rettens Sted og Gudløshed på Retfærds Sted.
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.내가 해 아래서 또 보건대 재판하는 곳에 악이 있고 공의를 행하는 곳에도 악이 있도다
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.Láttam annakfelette a nap alatt, hogy az ítéletnek helyén hamisság, és az igazságnak helyén latorság van.
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.Přesto viděl jsem ještě pod sluncem na místě soudu bezbožnost, a na místě spravedlnosti nespravedlnost.
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.Ta lại còn thấy dưới mặt trời, trong nơi công đàng có sự gian ác, và tại chốn công bình có sự bất nghĩa.
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.Ta lại còn thấy dưới mặt_trời , trong nơi công đàng có sự gian_ác , và tại chốn công_bình có sự bất_nghĩa .
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.Видях още под слънцето Мястото на съда, а там беззаконието, - И мястото на правдата, а там неправдата.
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.Еще видел я под солнцем: место суда, а там беззаконие; место правды, а там неправда.
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.ועוד ראיתי תחת השמש מקום המשפט שמה הרשע ומקום הצדק שמה הרשע׃
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.وايضا رايت تحت الشمس موضع الحق هناك الظلم وموضع العدل هناك الجور.
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.我 又 見 日 光 之 下 、 在 審 判 之 處 有 奸 惡 . 在 公 義 之 處 也 有 奸 惡
Güneşin altında bir şey daha gördüm: Adaletin ve doğruluğun yerini kötülük almış.我 又 見 日光 之下 、 在 審判 之 處有 奸惡 . 在 公義 之 處 也 有 奸惡
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:Có một tai nạn khác mà ta đã thấy dưới mặt trời, thường làm nặng nề cho loài người.
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:Có một tai_nạn khác mà ta đã thấy dưới mặt_trời , thường làm nặng_nề cho loài_người .
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:Der er et Onde, jeg så under Solen, og som tynger Menneskene hårdt:
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:Det er en ulykke som jeg har sett under solen, og som hviler tungt på mennesket:
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:Er is nog een groot kwaad dat ik op vele plaatsen heb gezien.
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:Es ist ein Unglück, das ich sah unter der Sonne, und ist gemein bei den Menschen:
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:Este un rău, pe care l-am văzut supt soare, şi care se întîlneşte des între oameni.
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:Ett elände som jag har sett under solen, och som kommer tungt över människorna är det,
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:Há um mal que tenho visto debaixo do sol, e que pesa muito sobre o homem:
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:Hay un mal que he visto debajo del sol y que es muy gravoso sobre el hombre
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:Il est un mal que j`ai vu sous le soleil, et qui est fréquent parmi les hommes.
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:Je ešte aj iné zlo, ktoré som videl pod slnkom, a často prichodí na ľudí:
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:Jest bídná věc, kterouž jsem viděl pod sluncem, a lidem obyčejná:
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:Jest złe, którem widział pod słońcem, a jest ludziom zwyczajne.
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:Je zlo, ki sem ga videl pod solncem, in težko tlači ljudi:
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:내가 해 아래서 한가지 폐단 있는 것을 보았나니 이는 사람에게 중한 것이라
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:Kulihat lagi ketidakadilan yang sangat menekan manusia di dunia ini
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:n egy gonosz, a melyet láttam a nap alatt, és nagy [baj] az az emberen;
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:On onnettomuus tämäkin, jonka olen nähnyt auringon alla ja joka raskaasti painaa ihmistä:
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:Un altro male ho visto sotto il sole, che pesa molto sopra gli uomini
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:Υπαρχει κακον, το οποιον ειδον υπο τον ηλιον, και τουτο συχνον μεταξυ των ανθρωπων
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:Есть зло, которое видел я под солнцем, и оно часто бывает между людьми:
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:Има зло, което видях под слънцето, И е тежко върху човеците:
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:יש רעה אשר ראיתי תחת השמש ורבה היא על האדם׃
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:يوجد شر قد رأيته تحت الشمس وهو كثير بين الناس.
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:我 見 日 光 之 下 有 一 宗 禍 患 、 重 壓 在 人 身 上
Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm:我 見 日光 之下 有 一 宗 禍患 、 重壓 在 人身 上
Gün gelecek RABbe yakaracaklar. Ama O yanıtlamayacak, Yüzünü onlardan gizleyecek. Çünkü kötülük yaptılar.그 때에 그들이 여호와께 부르짖을지라도 응답지 아니하시고 그들의 행위의 악하던대로 그들 앞에 얼굴을 가리우시리라
Gün gelecek RABbe yakaracaklar. Ama O yanıtlamayacak, Yüzünü onlardan gizleyecek. Çünkü kötülük yaptılar.אז יזעקו אל יהוה ולא יענה אותם ויסתר פניו מהם בעת ההיא כאשר הרעו מעלליהם׃
Gün gelecek RABbe yakaracaklar. Ama O yanıtlamayacak, Yüzünü onlardan gizleyecek. Çünkü kötülük yaptılar.حينئذ يصرخون الى الرب فلا يجيبهم بل يستر وجهه عنهم في ذلك الوقت كما اساءوا اعمالهم
Gün gelecek RABbe yakaracaklar. Ama O yanıtlamayacak, Yüzünü onlardan gizleyecek. Çünkü kötülük yaptılar.到 了 遭 災 的 時 候 、 這 些 人 必 哀 求 耶 和 華 、 他 卻 不 應 允 他 們 . 那 時 他 必 照 他 們 所 行 的 惡 事 、 向 他 們 掩 面
Gün gelecek RABbe yakaracaklar. Ama O yanıtlamayacak, Yüzünü onlardan gizleyecek. Çünkü kötülük yaptılar.到了 遭災 的 時候 、 這些 人 必 哀求 耶和華 、 他卻不應允 他們.那時 他 必照 他 們所 行 的 惡事 、 向 他 們 掩面
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››For Sværdet skal alle Syndere i mit Folk dø, de, som siger: "Os når Ulykken ikke; den kommer ikke over os."
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››내 백성 중에서 말하기를 화가 우리에게 미치지 아니하며 임하지 아니하리라 하는 모든 죄인은 칼에 죽으리라
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››Mečem zbiti budou všickni hříšníci z lidu mého, kteříž říkají: Nepřiblížíť se, aniž potká nás to zlé.
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››Miekkaan kuolevat kaikki minun kansani syntiset, jotka sanovat: "Ei saavuta, ei kohtaa meitä onnettomuus".
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››Morrerão � espada todos os pecadores do meu povo, os quais dizem: O mal não nos alcançará, nem nos encontrará.
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››Od meča pomrú všetci hriešnici z môjho ľudu, ktorí hovoria: Nepriblíži sa k nám ani nenadíde na nás zlé.
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››Pod mečem umrjo vsi grešniki ljudstva mojega, kateri govore: Ne približa se nam in ne zadene nas nesreča.
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››בחרב ימותו כל חטאי עמי האמרים לא תגיש ותקדים בעדינו הרעה׃
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››بالسيف يموت كل خاطئي شعبي القائلين لا يقترب الشر ولا يأتي بيننا
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››我 民 中 的 一 切 罪 人 說 、 災 禍 必 追 不 上 我 們 、 也 迎 不 著 我 們 。 他 們 必 死 在 刀 下
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››我 民 中 的 一切 罪人說 、 災禍 必 追 不 上 我 們 、 也 迎 不 著 我 們 。 他 們必死 在 刀下
Hem HaNi'ye hem de Seung Jo'ya kötülük yaptığımı düşünüyorumAku merasa seperti aku melakukan sesuatu yang buruk pada Seung Jo dan Ha Ni.
Hem HaNi'ye hem de Seung Jo'ya kötülük yaptığımı düşünüyorumCo robić?
Hem HaNi'ye hem de Seung Jo'ya kötülük yaptığımı düşünüyorumEm thấy như mình đã gây chuyện không hay cho cả Seung Jo và Ha Ni.
Hem HaNi'ye hem de Seung Jo'ya kötülük yaptığımı düşünüyorumIch fühl mich als hätte ich Seung Jo und Ha Ni etwas böses angetan.
Hem HaNi'ye hem de Seung Jo'ya kötülük yaptığımı düşünüyorumIk voel alsof ik iets slecht tegen beiden Seung Jo en Ha Ni heb gedaan.