kötülük ile cümle
kötülük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹ ‹Davut sana kötülük yapmak istiyor› diyenlerin sözlerini neden önemsiyorsun?›› dedi,David a zis lui Saul: ,,De ce asculţi tu de vorbele oamenilor cari zic: ,David îţi vrea răul?`
‹‹ ‹Davut sana kötülük yapmak istiyor› diyenlerin sözlerini neden önemsiyorsun?›› dedi,Então disse Davi a Saul: por que dás ouvidos �s palavras dos homens que dizem: Davi procura fazer-te mal?
‹‹ ‹Davut sana kötülük yapmak istiyor› diyenlerin sözlerini neden önemsiyorsun?›› dedi,In David reče Savlu: Zakaj poslušaš besede ljudi, ki pravijo, da išče David nesreče tvoje?
‹‹ ‹Davut sana kötülük yapmak istiyor› diyenlerin sözlerini neden önemsiyorsun?›› dedi,사울에게 이르되 다윗이 왕을 해하려 한다고 하는 사람들의 말을 왕은 어찌하여 들으시나이까
‹‹ ‹Davut sana kötülük yapmak istiyor› diyenlerin sözlerini neden önemsiyorsun?›› dedi,und sprach zu Saul: Warum gehorchst du der Menschen Wort, die da sagen: David sucht dein Unglück?
‹‹ ‹Davut sana kötülük yapmak istiyor› diyenlerin sözlerini neden önemsiyorsun?›› dedi,И Давид каза на Саула: Защо слушаш думите на човеци, които казват: Ето, Давид иска злото ти?
‹‹ ‹Davut sana kötülük yapmak istiyor› diyenlerin sözlerini neden önemsiyorsun?›› dedi,ויאמר דוד לשאול למה תשמע את דברי אדם לאמר הנה דוד מבקש רעתך׃
‹‹ ‹Davut sana kötülük yapmak istiyor› diyenlerin sözlerini neden önemsiyorsun?›› dedi,وقال داود لشاول لماذا تسمع كلام الناس القائلين هوذا داود يطلب اذيتك.
‹‹ ‹Davut sana kötülük yapmak istiyor› diyenlerin sözlerini neden önemsiyorsun?›› dedi,大 衛 對 掃 羅 說 、 你 為 何 聽 信 人 的 讒 言 、 說 、 大 衛 想 要 害 你 呢
‹‹ ‹Davut sana kötülük yapmak istiyor› diyenlerin sözlerini neden önemsiyorsun?›› dedi,大衛對掃羅說 、 你 為何聽信人 的 讒言 、 說 、 大衛 想 要害 你 呢
Dedi ki, "Her türlü beladan, kötülükten korunmak için, kalbini çelik telle örebilirsin.A ona odpowiedziała:
Dedi ki, "Her türlü beladan, kötülükten korunmak için, kalbini çelik telle örebilirsin."Con biết không, con có thể rèn tim con thành sắt trước mọi ưu phiền, mọi kinh hãi.
Dedi ki, "Her türlü beladan, kötülükten korunmak için, kalbini çelik telle örebilirsin.E ela disse: "Sabes, podemos escudar o coração contra qualquer tipo de problemas, qualquer tipo de horror.
Dedi ki, "Her türlü beladan, kötülükten korunmak için, kalbini çelik telle örebilirsin.E lei mi rispose: "Beh, puoi indurire il cuore di fronte a qualsiasi difficoltà, a qualsiasi orrore.
Dedi ki, "Her türlü beladan, kötülükten korunmak için, kalbini çelik telle örebilirsin.Et elle me répondit : "Tu sais, on peut se blinder contre toutes les menaces, toutes les horreurs.
Dedi ki, "Her türlü beladan, kötülükten korunmak için, kalbini çelik telle örebilirsin.어머니가 말했습니다. "얘야, 어떤 문제가 있어도 그 어떤 두려움이 있어도 마음은 굳게 먹을 수 있어.
Dedi ki, "Her türlü beladan, kötülükten korunmak için, kalbini çelik telle örebilirsin.Mire azt válaszolta "Tudod, megacélozhatod a szíved mindenféle baj ellen, mindenféle szörnyűség ellen.
Dedi ki, "Her türlü beladan, kötülükten korunmak için, kalbini çelik telle örebilirsin.Şi ea a spus, "Ştii, poţi să te ţii tare în faţa oricărui fel de necaz, în faţa oricărei orori.
Dedi ki, "Her türlü beladan, kötülükten korunmak için, kalbini çelik telle örebilirsin.Und sie sagte, "Weißt du, du kannst dein Herz stählen gegen jede Art von Ärger, jede Art von Horror.
Dedi ki, "Her türlü beladan, kötülükten korunmak için, kalbini çelik telle örebilirsin.Y me dijo, "Sabes, puedes endurecer tu corazón contra cualquier problema, cualquier horror.
Dedi ki, "Her türlü beladan, kötülükten korunmak için, kalbini çelik telle örebilirsin.Zij zei: "Je kunt je hart wapenen tegen alle mogelijke problemen en verschrikkingen.
Dedi ki, "Her türlü beladan, kötülükten korunmak için, kalbini çelik telle örebilirsin."Знаеш ли, може да втвърдиш сърцето си срещу всяка беда, всеки ужас.
Dedi ki, "Her türlü beladan, kötülükten korunmak için, kalbini çelik telle örebilirsin.И она сказала, "знаешь, можно закалить свое сердце против любой беды и любого ужаса.
Dedi ki, "Her türlü beladan, kötülükten korunmak için, kalbini çelik telle örebilirsin.І вона сказала: "Знаєш, можна загартувати своє серце проти будь-якого лиха і будь-якого жаху.
Dedi ki, "Her türlü beladan, kötülükten korunmak için, kalbini çelik telle örebilirsin.והיא אמרה "אתה יודע, אתה יכול לשריין את ליבך כנגד כל סוג של צרה, כל סוג של זוועה.
Dedi ki, "Her türlü beladan, kötülükten korunmak için, kalbini çelik telle örebilirsin.قالت, "يمكنك أن تحصّن قلبك وتحميه من كل المشاكل التي تواجهك، من أي نوع من الرعب.
Dedi ki, "Her türlü beladan, kötülükten korunmak için, kalbini çelik telle örebilirsin.心を堅くすることはできるわ でも 身も知らずの人からの 純粋な親切行為は
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.(33:14) Удерживай язык свой от зла и уста свои от коварных слов.
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.(34:14) Préserve ta langue du mal, Et tes lèvres des paroles trompeuses;
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Är du en man som älskar livet och önskar att se goda dagar?
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Behüte deine Zunge vor Bösem und deine Lippen, daß sie nicht Trug reden.
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.C'è qualcuno che desidera la vita e brama lunghi giorni per gustare il bene
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Fereşte-ţi limba de rău, şi buzele de cuvinte înşelătoare!
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Guarda a tua língua do mal, e os teus lábios de falarem dolosamente.
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Guarda tu lengua del mal, y tus labios de hablar engaño
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Hvem er den mann som har lyst til liv, som ønsker sig dager til å se lykke?
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Jangan mengeluarkan kata-kata jahat, dan jangan suka akan tipu muslihat
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Khá giữ lưỡi mình khỏi lời ác , Và môi mình khỏi nói sự dối gạt .
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Khá giữ lưỡi mình khỏi lời ác, Và môi mình khỏi nói sự dối gạt.
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Ki az az ember, a kinek tetszik az élet, és szeret napokat, hogy jót láthasson?
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.네 혀를 악에서 금하며 네 입술을 궤사한 말에서 금할지어다
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Který člověk žádostiv jest života, a miluje dny, aby užíval dobrých věcí?
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Któż jest, co chce długo żyć, a miłuje dni, aby widział dobra?
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Kuka oletkin, joka elää tahdot ja rakastat elämän päiviä, nauttiaksesi onnea:
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Mem. Kde ktorý je to človek, ktorý má rád život, miluje dni, aby videl dobré?
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.så var din Tunge for ondt, dine Læber fra at tale Svig;
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Varuj jezik svoj hudega in ustne svoje, da ne govore zvijače.
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Wie van u wil graag lang en gelukkig leven? Wie wil wel elke dag genieten van al het moois?
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Φυλαττε την γλωσσαν σου απο κακου, και τα χειλη σου απο του να λαλωσι δολον
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Пази езика си от зло И устните си от лъжливо говорене.
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.נצר לשונך מרע ושפתיך מדבר מרמה׃
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.صن لسانك عن الشر وشفتيك عن التكلم بالغش.
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.就 要 禁 止 舌 頭 不 出 惡 言 、 嘴 唇 不 說 詭 詐 的 話
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.就要 禁止 舌頭 不 出 惡言 、 嘴唇 不 說詭詐 的 話
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.Các ngươi cũng vậy , bề_ngoài ra_dáng công_bình , nhưng ở trong thì chan_chứa sự giả hình và tội_lỗi .
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.Các ngươi cũng vậy, bề ngoài ra dáng công bình, nhưng ở trong thì chan chứa sự giả hình và tội lỗi.
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.Così anche voi apparite giusti all'esterno davanti agli uomini, ma dentro siete pieni d'ipocrisia e d'iniquità
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.이와 같이 너희도 겉으로는 사람에게 옳게 보이되 안으로는 외식과 불법이 가득하도다
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.Tak aj vy, zvonku síce zdáte sa ľuďom, že ste spravedliví, ale vnútri ste plní pokrytectva a neprávosti.
Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.Tak i vy zevnitř zajisté zdáte se lidem spravedliví, ale vnitř plní jste pokrytství a nepravosti.