kötülük ile cümle
kötülük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Böylece Tanrı yetmiş kardeşini öldürerek babasına büyük kötülük eden Avimeleki cezalandırdı.Так воздал Бог Авимелеху за злодеяние, которое он сделал отцу своему,убив семьдесят братьев своих.
Böylece Tanrı yetmiş kardeşini öldürerek babasına büyük kötülük eden Avimeleki cezalandırdı.וישב אלהים את רעת אבימלך אשר עשה לאביו להרג את שבעים אחיו׃
Böylece Tanrı yetmiş kardeşini öldürerek babasına büyük kötülük eden Avimeleki cezalandırdı.فرد الله شر ابيمالك الذي فعله بابيه لقتله اخوته السبعين
Böylece Tanrı yetmiş kardeşini öldürerek babasına büyük kötülük eden Avimeleki cezalandırdı.這 樣 、 神 報 應 亞 比 米 勒 向 他 父 親 所 行 的 惡 、 就 是 殺 了 弟 兄 七 十 個 人 的 惡
Böylece Tanrı yetmiş kardeşini öldürerek babasına büyük kötülük eden Avimeleki cezalandırdı.這樣 、 神報應亞 比 米勒 向 他 父親所 行 的 惡 、 就 是 殺 了 弟兄 七十 個 人 的 惡
Bu, iyilik için de kötülük için de kullanılabilir.Det kan blive brugt for godt eller ond
Bu, iyilik için de kötülük için de kullanılabilir.Może zostać użyta dla dobra bądź zniszczenia.
Bu, iyilik için de kötülük için de kullanılabilir.Μια ανακάλυψη ισχυρότερη απ' ότι ο άνθρωπος είχε ποτέ φανταστεί. Μπορεί να χρησιμοποιηθεί για καλό ή για κακό.
Bu, iyilik için de kötülük için de kullanılabilir.Може да бъде използвана за добро или лошо.
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››Alle diese bösen Stücke gehen von innen heraus und machen den Menschen gemein.
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››Alle disse onde ting kommer ut innenfra og gjør mennesket urent.
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››alle disse onde Ting udgå indvortes fra og gøre Mennesket urent."
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››Allt detta onda går inifrån ut, och det orenar människan.»
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››gevloek, hoogmoed, onverschilligheid en zo meer, komen van binnen uit de mens. Die maken hem slecht."
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››Hết thảy những điều xấu ấy ra từ trong lòng thì làm cho dơ dáy người.
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››Hết_thảy những điều xấu ấy ra từ trong lòng thì làm cho dơ_dáy người .
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››Kaikki tämä paha lähtee sisästä ulos ja saastuttaa ihmisen."
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››이 모든 악한 것이 다 속에서 나와서 사람을 더럽게 하느니라
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››Mind ezek a gonoszságok belõlrõl jõnek ki, és megfertõztetik az embert.
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››Semua yang jahat itu timbul dari dalam, dan itulah yang menjadikan orang najis.
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››Toate aceste lucruri rele ies dinlăuntru, şi spurcă pe om.``
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››Todas estas maldades salen de adentro y contaminan al hombre
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››todas estas más coisas procedem de dentro e contaminam o homem.
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››Toutes ces choses mauvaises sortent du dedans, et souillent l`homme.
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››Tutte queste cose cattive vengono fuori dal di dentro e contaminano l'uomo»
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››Všecky tyto zlé věci pocházejí z vnitřku a poskvrňují člověka.
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››Vse te hudobne reči izhajajo od znotraj in skrunijo človeka.
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››Všetky tieto zlé veci vychádzajú z vnútra a poškvrňujú človeka.
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››Wszystkie te złe rzeczy pochodzą z wnętrzności, i pokalają człowieka.
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››παντα ταυτα τα πονηρα εσωθεν εξερχονται και μολυνουσι τον ανθρωπον.
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››все се лихе з середини виходить, і поганить чоловіка.
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››все это зло извнутрь исходит и оскверняет человека.
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››Всички тия зли неща излизат отвътре и оскверняват човека.
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››כל הרעות האלה מקרב האדם הן יוצאות ומטמאות אתו׃
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››جميع هذه الشرور تخرج من الداخل وتنجس الانسان
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››這 一 切 的 惡 、 都 是 從 裡 面 出 來 、 且 能 污 穢 人
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››這一切 的 惡 、 都 是 從裡面 出來 、 且 能 污穢人
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?"'¿Acaso no tengo reservado esto conmigo, sellado entre mis tesoros
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Cela n`est-il pas caché près de moi, Scellé dans mes trésors?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Či nie je to skryté u mňa, zapečatené medzi mojimi pokladmi?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Eikö sitä ole talletettuna minun takanani, sinetillä lukittuna minun aitoissani?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Er ej dette forvaret hos mig, forseglet i mine Gemmer
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Er ikke dette gjemt hos mig, under segl i mine forrådskammer?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Ist solches nicht bei mir verborgen und versiegelt in meinen Schätzen?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Ja, sådant ligger förvarat hos mig, förseglat i mina förrådshus.
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?이것이 내게 쌓이고 내 곳간에 봉하여 있지 아니한가
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Maar Israël (c) is mijn eigen volk, als een kostbaar juweel weggeborgen in mijn schatkamers.
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Não está isto encerrado comigo? selado nos meus tesouros?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Những việc như thế làm sao ta quên được? Ta đã niêm phong nó vào trong kho ta.
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Những việc như_thế làm_sao ta quên được ? Ta đã niêm_phong nó vào trong kho ta .
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Ni li to shranjeno pri meni, zapečateno med mojimi zakladi?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Nincsen-é ez elrejtve nálam, lepecsételve az én kincseim között?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Non è questo nascosto presso di me, sigillato nei miei forzieri
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Oare nu este ascuns lucrul acesta la Mine, Pecetluit în comorile Mele?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?TUHAN ingat perbuatan musuh umat-Nya dan akan menghukum mereka pada waktunya
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Zdaliž to není schováno u mne? zapečetěno v pokladnicích mých?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Δεν ειναι τουτο αποτεταμιευμενον εις εμε, εσφραγισμενον εις τους θησαυρους μου;
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Не сокрыто ли это у Меня? не запечатано ли в хранилищах Моих?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Това не е ли скрито у Мене? Не е ли запечатано в съкровищата Ми?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?הלא הוא כמס עמדי חתם באוצרתי׃