kötülük ile cümle
kötülük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›Pero no me escucharon ni inclinaron su oído; más bien, endurecieron su cerviz y actuaron peor que sus padres
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›Však neposlechli mne, aniž naklonili ucha svého, ale zatvrdivše šíji svou, hůře činili nežli otcové jejich.
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›но они не слушались Меня и не приклонили уха своего, а ожесточили выю свою, поступали хуже отцов своих.
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›Те обаче не Ме послушаха, нито преклониха ухото си, Но закоравиха врата си; Постъпиха по-зле от бащите си.
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›ולוא שמעו אלי ולא הטו את אזנם ויקשו את ערפם הרעו מאבותם׃
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›فلم يسمعوا لي ولم يميلوا اذنهم بل صلّبوا رقابهم. اساءوا اكثر من آبائهم.
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›你 們 卻 不 聽 從 、 不 側 耳 而 聽 、 竟 硬 著 頸 項 行 惡 、 比 你 們 列 祖 更 甚
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›你 們卻 不 聽從 、 不 側耳而聽 、 竟 硬 著 頸項 行惡 、 比 你 們 列祖 更 甚
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››A ki pedig hallgat engem, lakozik bátorságosan, és csendes lesz a gonosznak félelmétõl.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Ale kdož mne poslouchá, bydliti bude bezpečně, pokoj maje před strachem zlých věcí.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Ale kto mię słucha, bezpiecznie mieszkać będzie, a będzie wolny od strachu złych rzeczy.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Ale ten, kto mňa poslúcha, bude bývať bezpečne a bude mať pokoj od strachu zo zlého.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››dar cel ce m'ascultă va locui fără grijă, va trăi liniştit şi fără să se teamă de vreun rău.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Kdor pa mene posluša, brez skrbi bo prebival in mir užival, ne boječ se hudega.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››오직 나를 듣는 자는 안연히 살며 재앙의 두려움이 없이 평안하리라
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Mais celui qui m`écoute reposera avec assurance, Il vivra tranquille et sans craindre aucun mal.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Mas o que me der ouvidos habitará em segurança, e estará tranqüilo, sem receio do mal.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››men den, der adlyder mig, bor trygt, sikret mod Ulykkens Rædsel.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››men den som hører på mig, skal bo trygt og leve i ro uten frykt for ulykke.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Men den som hör mig, han skall bo i trygghet och vara säker mot olyckans skräck.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Mutta joka minua kuulee, saa asua turvassa ja olla rauhassa onnettomuuden kauhuilta.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Nhưng ai khứng nghe ta ắt sẽ ở an nhiên vô sự, Ðược bình tịnh, không sợ tai họa nào.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Nhưng ai khứng nghe ta ắt sẽ ở an_nhiên vô_sự , Ðược bình tịnh , không sợ tai_họa nào .
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Pero el que me escuche habitará confiadamente y estará tranquilo, sin temor del mal.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Tetapi orang yang mendengarkan aku akan terpelihara. Ia hidup dengan aman dan tak perlu takut.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Wer aber mir gehorcht, wird sicher bleiben und genug haben und kein Unglück fürchten.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Οστις ομως ακουει εμου, θελει κατοικησει εν ασφαλεια και θελει ησυχαζει, μη φοβουμενος κακον.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››а слушающий меня будет жить безопасно и спокойно, не страшась зла".
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Но всеки, който ме слуша, ще живее в безопасност, И ще бъде спокоен без да се бои от зло.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››ושמע לי ישכן בטח ושאנן מפחד רעה׃
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››اما المستمع لي فيسكن آمنا ويستريح من خوف الشر
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››惟 有 聽 從 我 的 、 必 安 然 居 住 、 得 享 安 靜 、 不 怕 災 禍
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››惟有 聽從 我 的 、 必 安然 居住 、 得 享 安靜 、 不 怕 災禍
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Aku mengharapkan bahagia dan terang, tapi kesukaran dan kegelapanlah yang datang
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Bizony jót reméltem és rossz következék, világosságot vártam és homály jöve.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Cuando esperaba el bien, me vino el mal; cuando aguardaba la luz, vino la oscuridad
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Eppure aspettavo il bene ed è venuto il male, aspettavo la luce ed è venuto il buio
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.For jeg ventet godt, men det kom ondt; jeg håpet på lys, men det kom mørke.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Gdym dobrego oczekiwał, oto przyszło złe; a gdym się spodziewał światłości, przyszła ciemność.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Ich wartete des Guten, und es kommt das Böse; ich hoffte aufs Licht, und es kommt Finsternis.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.J`attendais le bonheur, et le malheur est arrivé; J`espérais la lumière, et les ténèbres sont venues.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Jeg biede på Lykke, men Ulykke kom, jeg håbed på Lys, men Mørke kom;
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Kajti čakal sem dobrega, a prišlo je hudo, nadejal sem se svetlobe, a prišla je tema.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Když jsem dobrého čekal, přišlo mi zlé; nadál jsem se světla, ale přišla mrákota.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.내가 복을 바랐더니 화가 왔고 광명을 기다렸더니 흑암이 왔구나
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Niin, minä odotin onnea, mutta tuli onnettomuus; minä vartosin valoa, mutta tuli pimeys.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Preto som s istotou očakával dobré, ale prišlo zlé; nadejal som sa na svetlo, a prišiel mrak.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Se, jag väntade mig lycka, men olycka kom; jag hoppades på ljus, men mörker kom.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Todavia aguardando eu o bem, eis que me veio o mal, e esperando eu a luz, veio a escuridão.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Tôi đợi chờ phước hạnh, tai họa bèn xảy đến; Tôi trông cậy ánh sáng, tăm tối lại tới cho.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Tôi đợi_chờ phước hạnh , tai_họa bèn xảy đến ; Tôi trông_cậy ánh_sáng , tăm_tối lại tới cho .
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Ενω περιεμενον το καλον, τοτε ηλθε το κακον και ενω ανεμενον το φως, τοτε ηλθε το σκοτος.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Когато очаквах доброто, тогава дойде злото; И когато ожидах виделината, тогава дойде тъмнината.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Когда я чаял добра, пришло зло; когда ожидал света, пришла тьма.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.כי טוב קויתי ויבא רע ואיחלה לאור ויבא אפל׃
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.حينما ترجيت الخير جاء الشر. وانتظرت النور فجاء الدجى.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.我 仰 望 得 好 處 、 災 禍 就 到 了 . 我 等 待 光 明 、 黑 暗 便 來 了
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.我 仰望 得好處 、 災禍 就 到 了 . 我 等待 光明 、 黑暗 便 來了
Ama dili hiçbir insan evcilleştiremez. Dil öldürücü zehirle dolu, dinmeyen bir kötülüktür.aber die Zunge kann kein Mensch zähmen, das unruhige Übel, voll tödlichen Giftes.
Ama dili hiçbir insan evcilleştiremez. Dil öldürücü zehirle dolu, dinmeyen bir kötülüktür.Ale jazyka žádný z lidí zkrotiti nemůže; tak jest nezkrotitelné zlé, pln jsa jedu smrtelného.