kötülük ile cümle
kötülük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ağzını kötülük için kullanıyor, Dilini yalana koşuyorsun.你 口 任說惡 言 、 你 舌編造 詭詐
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Álnokság van az õ szívében, gonoszt forral minden idõben, háborúságot indít.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Cova propositi malvagi nel cuore, in ogni tempo suscita liti
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.kavaluus mielessä, pahaa aina hankitsee, riitoja rakentaa.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.그 마음에 패역을 품으며 항상 악을 꾀하여 다툼을 일으키는자라
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.La perversité est dans son coeur, Il médite le mal en tout temps, Il excite des querelles.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.perversidade há no seu coração; todo o tempo maquina o mal; anda semeando contendas.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Perversidades hay en su corazón; en todo tiempo anda pensando el mal, provocando discordia
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Pikirannya yang busuk penuh dengan rencana jahat dan menimbulkan pertengkaran di mana-mana
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Převrácenost všeliká jest v srdci jeho, smýšlí zlé všelikého času, sváry rozsívá.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Przewrotności są w sercu jego, myśli złe na każdy czas, a zwady rozsiewa.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Răutatea este în inima lui, urzeşte lucrurile rele într'una, şi stîrneşte certuri.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.som har svik i sitt hjerte, som tenker ut onde ting til enhver tid og volder tretter.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.som smeder Rænker i Hjertet og altid kun ypper Kiv;
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Svek bär en sådan i sitt hjärta, ont bringar han alltid å bane, trätor kommer han åstad.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.trachtet allezeit Böses und Verkehrtes in seinem Herzen und richtet Hader an.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Trong lòng hắn vẫn có sự gian tà; Nó toan mưu ác luôn luôn, Và gieo sự tranh cạnh.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Trong lòng hắn vẫn có sự gian_tà ; Nó toan mưu ác luôn_luôn , Và gieo sự tranh cạnh .
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Vsakršna spačenost tiči v srcu njegovem, zlo snuje sleherni čas, prepire napravlja.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Všelijaká prevrátenosť je v jeho srdci; vymýšľa zlé každého času; rozsieva sváry.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.μετα διεστραμμενης καρδιας μηχαναται κακα εν παντι καιρω εγειρει εριδας
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.коварство в сердце его: он умышляет зло во всякое время, сеетраздоры.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Който има извратено сърце, Непрестанно крои зло, сее раздори,
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.תהפכות בלבו חרש רע בכל עת מדנים ישלח׃
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.في قلبه اكاذيب. يخترع الشر في كل حين. يزرع خصومات.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.心 中 乖 僻 、 常 設 惡 謀 、 布 散 紛 爭
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.心中 乖僻 、 常設 惡謀 、 布散 紛爭
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.A haszontalan ember gonoszt ás ki, és az õ ajkain mintegy égõ tûz van;
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Człowiek niezbożny wykopuje złe, a w wargach jego jako ogieó pałający.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Een boosdoener heeft altijd kwaad in de zin, zijn woorden kwetsen, alsof het brandende pijlen waren.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Ein loser Mensch gräbt nach Unglück, und in seinem Maul brennt Feuer.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.El hombre indigno trama el mal, y en sus labios hay como fuego abrasador
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.En Nidding graver Ulykkesgrave, det er, som brændte der Ild på hans Læber.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.En niding graver en ulykkesgrav, og på hans leber er det likesom en fortærende ild.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Fördärvlig är den människa som gräver gropar för att skada; det är såsom brunne en eld på hennes läppar.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Kelvoton mies kaivaa toiselle onnettomuutta; hänen huulillaan on kuin polttava tuli.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.불량한 자는 악을 꾀하나니 그 입술에는 맹렬한 불 같은 것이 있느니라
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.L`homme pervers prépare le malheur, Et il y a sur ses lèvres comme un feu ardent.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.L'uomo perverso produce la sciagura, sulle sue labbra c'è come un fuoco ardente
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Mož malopridni koplje zlo in na ustnah mu je paleč ogenj.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Muž nešlechetný vykopává zlé, v jehožto rtech jako oheň spalující.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Nešľachetný muž beliálov kope zlé, a na jeho rtoch je niečo jako spaľujúci oheň.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.O homem vil suscita o mal; e nos seus lábios há como que um fogo ardente.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Omul stricat pregăteşte nenorocirea, şi pe buzele lui este ca un foc aprins. -
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Orang jahat berusaha mencelakakan sesamanya; kata-katanya jahat seperti api membara
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Thằng điếm toan mưu hại người ta; Và trên môi nó có như ngọn lửa hừng.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Thằng điếm toan mưu_hại người_ta ; Và trên môi nó có như ngọn lửa hừng .
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Ο αχρειος ανθρωπος σκαπτει κακον και εις τα χειλη αυτου ειναι ως πυρ καιον.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Лошият човек копае зло, И в устните му има сякаш пламнал огън.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.Человек лукавый замышляет зло, и на устах его как бы огонь палящий.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.איש בליעל כרה רעה ועל שפתיו כאש צרבת׃
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.الرجل اللئيم ينبش الشر وعلى شفتيه كالنار المتقدة.
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.匪 徒 圖 謀 奸 惡 、 嘴 上 彷 彿 有 燒 焦 的 火
Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.匪徒 圖謀 奸惡 、 嘴上 彷彿 有 燒焦 的 火
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›Ale ma nepočúvali ani nenaklonili svojho ucha, ale zatvrdili svoju šiju, robili horšie ako ich otcovia.
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›Dar ei nu M-au ascultat, n'au luat aminte; şi-au înţepenit gîtul, şi au făcut mai rău de cît părinţii lor.
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›너희가 나를 청종치 아니하며 귀를 기울이지 아니하고 목을 굳게하여 너희 열조보다 악을 더 행하였느니라
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›men de hørte ikke og lånte ikke Øre; de gjorde Nakken stiv og øvede mere ondt end deres Fædre.
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›Nhưng chúng nó chẳng nghe ta, chẳng hề để tai vào, song lại cứng cổ, ăn ở càng xấu hơn tổ phụ mình.
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›Nhưng chúng_nó chẳng nghe ta , chẳng hề để tai vào , song lại cứng_cổ , ăn_ở càng xấu hơn tổ_phụ mình .