kötülük ile cümle
kötülük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kızını savaşın kötülüklülerinden korumaya çalışan bir kadının hikâyesini anlatır.Joje pasakojama apie motinos pastangas karo metais apsaugoti savo dukterį.
Karanlık ölüm vadisinden geçsem bile, Kötülükten korkmam.Dėl kūgio formos kriauklių, nebijo bangų mūšos.
Diğer kötülük ruhları tekrar canlandırma çemberinin dışında dururlar ve sonsuza kadar tabiatta dolaşırlar.Jų kūnai bus atgaivinti amžinam tobulumui, sielos apvalytos ir vėl suvienytos su Dievu.
Akl-ı Faal Kötülük problemiHeadus Kurjus Kurjuse probleem Pahe
Sık sık Sarıya kötülükler yapar.Varisevad sageli rohelistena.
Dostuna kötülük ettin mi düşmanın olur: Düşmanınsa dostun olur, iyilik edersen.Kui käid taimega hästi ümber, saad nende sõbraks ning kui halvasti, siis vaenlaseks.
Yaratıcılığın kaynağı günahkarlık ve kötülüktür.Süüteod jagunevad väärtegudeks ja kuritegudeks.
Kötülük veya iyilik yapamazlar.Ei oleks ju ei pattu ega õigesti tehtut, kui poleks tahet.
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."A triste verdade "é que o maior mal feito neste mundo "não é feito por pessoas que escolhem ser más.
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."슬픈 진실은 이 세상에 치루어진 악의 대부분은 악인이 되기로 선택한 사람들에
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."La triste verdad es que el mayor daño hecho en este mundo no lo causan las personas que eligen ser malas.
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."Smutná pravda je, že nejvíce zla v tomto světě není způsobeno lidmi, kteří se rozhodnou být zlí.
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."Smutną prawdą jest, że większość zła tego świata nie dzieje się za sprawą ludzi, którzy wybierają zło.
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."Тъжната истина е, че повечето злини на този свят не са направена от хора, които са избрали да бъдат зли.
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."האמת העצובה היא שרוב הרע שנעשה בעולם זה, אינו נעשה על-ידי אנשים
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."الحقيقة المرة هي أن أغلب الأفعال الشريرة في العالم لم تكن من قبل أناس
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor.この世のほとんどの悪は 悪をなそうと覚悟した人が 行うのではない
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.(27)Устата му са пълни с проклинание и угнетяване и насилство; Под езика му има злоба и беззаконие.
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.(9:28) уста его полны проклятия, коварства и лжи; под языком – его мучение и пагуба;
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.A sua boca está cheia de imprecações, de enganos e de opressão; debaixo da sua língua há malícia e iniqüidade.
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.Gura îi este plină de blesteme, de înşelătorii şi de vicleşuguri; şi supt limbă are răutate şi fărădelege.
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.Hänen suunsa on täynnä kirousta, petosta, sortoa; tuho ja turmio on hänen kielensä alla.
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.Hans mun är full av förbannelse, av svek och förtryck; hans tunga gömmer olycka och fördärv.
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.Hans Mund er fuld af Banden og Svig og Vold, Fordærv og Uret er under hans Tunge;
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.Hans munn er full av forbannelse og av svik og vold; under hans tunge er ulykke og ondskap.
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.Ia terus mengutuk, mengancam dan menipu, kata-katanya penuh kebencian dan kejahatan
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.Jeho ústa sú plné kliatby, lesti a úžerného útisku; pod jeho jazykom je trápenie a márnosť.
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.Kletve polna so usta njegova in zvijač in zatiranja; pod jezikom njegovim je nadloga in krivica.
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.그 입에는 저주와 궤휼과 포학이 충만하며 혀 밑에는 잔해와 죄악이 있나이다
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.Miệng hắn đầy sự nguyền rủa, sự giả dối, và sự gian lận; Dưới lưỡi nó chỉ có sự khuấy khỏa và gian ác.
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.Miệng hắn đầy sự nguyền_rủa , sự giả_dối , và sự gian_lận ; Dưới lưỡi nó chỉ có sự khuấy khỏa và gian_ác .
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.Per sempre sono abbattute le fortezze del nemico, è scomparso il ricordo delle città che hai distrutte
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.Sein Mund ist voll Fluchens, Falschheit und Trugs; seine Zunge richtet Mühe und Arbeit an.
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.Su boca está llena de maldición, engaño y fraude; debajo de su lengua hay vejación e iniquidad
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.Szája telve átkozódással, csalárdsággal és erõszakossággal; nyelve alatt hamisság és álnokság.
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.Usta jego pełne są złorzeczeństwa, i chytrości, i zdrady; pod językiem jego uprzykrzenie i nieprawość.
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.Ústa jeho plná jsou zlořečenství, i chytrosti a lsti; pod jazykem jeho trápení a starost.
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.Το στομα αυτου γεμει καταρας και απατης και δολου υπο την γλωσσαν αυτου ειναι κακια και ανομια.
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.אלה פיהו מלא ומרמות ותך תחת לשונו עמל ואון׃
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.فمه مملوء لعنة وغشا وظلما. تحت لسانه مشقة واثم.
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.他 滿 口 是 咒 罵 、 詭 詐 、 欺 壓 . 舌 底 是 毒 害 奸 惡
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.他 滿口 是 咒罵 、 詭詐 、 欺壓.舌底 是 毒害 奸惡
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.Căci gura mea vesteşte adevărul, şi buzele mele urăsc minciuna!
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.Car ma bouche proclame la vérité, Et mes lèvres ont en horreur le mensonge;
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.Denn mein Mund soll die Wahrheit reden, und meine Lippen sollen hassen, was gottlos ist.
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.De waarheid ligt op het puntje van mijn tong, geen goddeloosheid komt er over mijn lippen.
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.ja, Sandhed taler min Gane, gudløse Læber er mig en Gru.
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.Ja, sanning skall min mun tala, en styggelse för mina läppar är ogudaktighet.
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.Jistě žeť pravdu zvěstují ústa má, a ohavností jest rtům mým bezbožnost.
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.Kajti resnico govoré usta moja in gnusoba je ustnam mojim krivica.
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.내 입은 진리를 말하며 내 입술은 악을 미워하느니라
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.Lebo moje ústa budú vravieť pravdu, a ohavnosťou je mojim rtom bezbožnosť.
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.Mert igazságot mond ki az én ínyem, és útálat az én ajkaimnak a gonoszság.
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.min tunge taler sannhet, og ugudelighet er en vederstyggelighet for mine leber.
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.perché la mia bocca proclama la verità e abominio per le mie labbra è l'empietà
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.Porque a minha boca profere a verdade, os meus lábios abominam a impiedade.
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.Porque mi boca hablará la verdad, y mis labios abominan la impiedad
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.sillä totuutta minun suuni haastaa, ja jumalattomuus on minun huulilleni kauhistus.
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.Vì miệng ta sẽ nói chân thật; Còn môi ta ghét sự gian ác.
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.Vì miệng ta sẽ nói chân_thật ; Còn môi ta ghét sự gian_ác .