Onlar bana kötü muamele etmedi.They didn't mistreat me.
Tom kötü görünmüyor.Tom doesn't look evil.
Tom kötü yaralı.Tom is badly hurt.
Tom daha kötü oluyor.Tom is getting worse.
Tom çok kötü etkilenmiş.Tom is very shaken.
Tom'a kötü davranma.Don't get rough with Tom.
Ben kötü bir şey yapmadım.I didn't do anything bad.
Tom'un kötü bir mizacı var.Tom has a bad disposition.
Tom kötü incindi.Tom has been badly injured.
Tom kötü yaralandı.Tom has been badly wounded.
O, o kadar kötü olmadı.It didn't get that bad.
O kadar kötü görünmüyor.It doesn't look that bad.
O çok kötü görünmüyor.It doesn't seem so bad.
Çok kötü görünmüyor.It doesn't sound too bad.
Bu çok kötü olmayacak.It won't be so bad.
Bu o kadar kötü olmayacak.It won't be that bad.
Çok kötü gibi gelmiyor.That doesn't sound so bad.
Onlar o kadar kötü görünmüyor.They don't seem that bad.
O kadar kötü değildi.It wasn't that bad.
Çok kötü hissetme.Don't feel so bad.
Onun kurşun kalemini çiğnemek gibi kötü bir alışkanlığı var.She has a bad habit of chewing on her pencil.
Bunun kötü olduğunu kabul ediyorum.I agree this is bad.
Neden benim hafızam çok kötü? İşleri her zaman unutuyorum!Why is my memory so bad? I'm always forgetting things!
Kötü bir şey yaptım.I did a bad thing.
İşlerin bu kadar kötü olduğunu fark etmedim.I didn't realize things were so bad.
Ben bunun o kadar kötü olduğunu düşünmemiştim.I didn't think it was so bad.
O kötü bir öğrenci.He's a poor student.
Söylediğim şey hakkında çok çok kötü hissediyorum.I feel awful about what I said.
Partinizi mahvetmekten kendimi kötü hissediyorum.I feel bad about ruining your party.
Ben onun hakkında kötü hissediyorum.I feel bad about that.
Zaten yeterince kötü hissediyorum.I feel bad enough already.
Bunun hakkında gerçekten kötü hissediyorum.I feel really bad about this.
Gerçekten kötü hissediyorum.I feel really bad.
Çok kötü hissediyorum.I feel so bad.
Kötü hava verimi etkileyecek.The bad weather will affect the yield.
Ben benim yaptığım hakkında kötü hissettim.I felt bad about what I did.
Yol çok kötü durumda.The road is in a deplorable state.
Bugün evden kötü haber aldım.I got bad news from home today.
Bugün kötü bir gün geçirdim.I had a bad day today.
Ben bir dizi kötü şansa sahiptim.I had a run of bad luck.
İşlerin çok kötü olduğuna dair hiç bir fikrim yoktu.I had no idea things were so bad.
Ehliyetsiz araba kullanmak, çok kötü bir fikirdir.It is a colossally bad idea to drive without a driver's license.
Tüm sahip olduğum yaralı vücudum ve bir avuç kötü anılar.All I have is my wounded body and a handful of bad memories.
Kasabanın kötü kısmında yaşıyor.She lives in the bad part of town.
Bunlar gerçek , gerçek kötü şeyler.These are really, really bad things.
Sen çok kötüsün.You're so evil!
Kötü bir hayal gücüm var.I have a bad imagination.
Senin için kötü haberim var, Tom.I have bad news for you, Tom.
Ben çok daha kötüydüm.I've been a lot worse.
Bana kötü davrandığım söylendi.I've been told that I behaved badly.
Cezalandırılmam gereken kötü şeyler yaptım.I've done bad things that I should be punished for.
İyi günlerim ve kötü günlerim var.I have good days and bad days.
Bunun hakkında çok kötü bir hisim var.I've got a very bad feeling about this.
İyi haberim ve kötü haberim var.I've got good news and bad news.
Bazı iyi haberlerim ve bazı kötü haberlerim var.I've got some good news and some bad news.
Kötü bir gün geçirdim.I've had a lousy day.
Ben gerçekten kötü bir gün geçirdim.I've had a real bad day.
Bugün gerçekten kötü bir gün geçirdim.I've had a really bad day today.
Biraz kötü haberim var.I have some bad news.
Bazı kötü haberlerim var.I have some bad news.