kötü ile cümle
kötü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Oldukça kötü bazı haberlerim var.I have some rather bad news.
Biraz çok kötü haberim var.I have some very bad news.
Kotun içinde iyi görünmüyorum.I don't look good in jeans.
Bunun o kadar kötü olduğunu sanmıyorum.I don't think it's that bad.
Sanırım bu kötü bir öneri.I think that's a bad suggestion.
Sadece kötü hissediyorum.I just feel awful.
O, nükleer enerjini kötülükleri üzerine bir saatten daha fazla nutuk çekti.He held forth for more than an hour on the evils of nuclear power.
Bebekler iyi ve kötünün farkında değildirler.Infants are not conscious of good and evil.
Bunun kötü bir düşünce olduğunu biliyordum.I knew this was a bad idea.
Kötü bir arama yaptım.I made a bad call.
Kötü bir karar verdim.I made a bad decision.
Kötümserler "zengin değilim" der. "İyimserler şu anda zengin değilim" der.Pessimists say "I'm not rich." Optimists say "I'm not rich at the moment."
Onun bu kadar kötü olacağını hiç düşünmedim.I never thought it would be this bad.
Seni kötü bir zamanda mı yakaladım?Have I caught you at a bad time?
O gerçekten çok kötü mü?Is it really so terrible?
Kötü haberi duyduğunda kadın ağladı.The woman cried when she heard the bad news.
O çok kötü sonuçlanmadı.That didn't turn out too bad.
Tom gerçekten kötü bir gün geçirdi.Tom had a really bad day.
Tom kötü görünümlü değil.Tom isn't bad-looking.
Sanırım Tom'a borç para vermek kötü bir fikir.I think it's a bad idea to loan Tom money.
Sanırım Tom'a çok kötü bir şey oldu.I think something terrible has happened to Tom.
Sanırım bu kötü bir fikir.I think this is a bad idea.
Sen kötü olduğunu söyleme. Hiç!Don't say that you're bad. Ever!
O kötü sona erecek.That will end badly.
O kötü biçimde bitecek.That will end badly.
Dünya iyiye mi gidiyor yoksa kötüye mi?Is the world getting better, or worse?
Dünyadaki en kötü işe sahibim.I have worst job in the world.
Hava kötüyse yürüyüşe çıkmayacağız.We won't go for a walk if the weather's bad.
Eğer hava kötüyse yürümek için dışarı çıkmayacağız.If the weather is bad, we won't go out for a walk.
Okuldayken daha sıkı Fransızca çalışsaydım, şimdi muhtemelen onda çok kötü olmazdım.If I'd studied French harder when I was in school, I'd probably not be so bad at it now.
Tom Fransızca konuşmada çok kötü.Tom is terrible at speaking French.
Sanırım Fransızcam gerçekten kötü.I think my French is really bad.
Ben kötü bir soğuk algınlığına yakaladım.I caught a bad cold.
Hava iki haftadır kötüydü.The weather has been bad for two weeks.
Tom kötü yiyecek yemekten hasta oldu.Tom became sick from eating bad food.
Çok kötü bir hata yaptığını düşünüyorum.I think you've made a terrible mistake.
Sanırım çok kötü bir hata yaptın.I think you've made a terrible mistake.
Kötü hava sonsuza dek sürmez; Insan acısı sonsuza kadar sürmez.Bad weather doesn't last forever; human suffering will not endure forever.
Ağaç kötü ise meyveler kötüdür.If the tree is bad, the fruits are bad.
Kendini zeki sanan bir aptal, basit bir aptaldan daha kötüdür.Worse than a simple fool is a fool believing himself intelligent.
Bazıları iyi, diğerleri kötü.Some are good, others bad.
En kötü şeyler hiç bitmez.The worst things never end.
Kötü hava nedeniyle gezimi erteledim.I postponed my trip because of the bad weather.
O kötü bir fikir gibi görünüyor.That sounds like a bad idea.
Hastalığın daha da kötüleşirse, bir uzman doktoru ara.If your illness becomes worse, call in a specialist.
Ben zaten kötüyüm.I'm already bad.
Bu, şu ana kadar gördüğüm en kötü şapka.That's the ugliest hat I've ever seen.
Ev kötü durumda idi.The house was in poor condition.
Daha kötüye gidiyorlar.They're getting worse.
Bu benim saçım için kötü mü?Is this bad for my hair?
Sıkıntı tüm kötülüklerin başlangıcıdır.Boredom is the beginning of all vices.
Senin kalemin kötü.Your pen is bad.
Çok düşünmek kötüdür.Thinking too much is bad.
Bazı çok kötü insanlardan Tom korumaya çalışıyorum.I'm trying to protect Tom from some very bad people.
O şimdiye kadar katıldığım en kötü partiydi.That was the worst party I've ever been to.
Bize kötü bir şey olmasını istemiyorum.I don't want something bad to happen to us.
Ben gerçekten olduğumu düşündüğün kadar kötü değilim.I'm really not as bad as you think I am.
Maalesef çok kötü bir haberim var.I'm afraid I have some very bad news.
Umarım bize kötü bir şey olmaz.I hope nothing bad will happen to us.
Ziyarete gelmek için kötü bir zaman seçtin.You picked a bad time to come visit.