Kötü görünüyor.It looks bad.
Daha kötüydü.It was worse.
Kötü değildi.It wasn't bad.
Kötü olacak.It'll be bad.
Kötü kırıldı.It's badly broken.
Kötü hasar gördü.It's badly damaged.
Kötü gidiyor.It's going badly.
Oldukça kötü.It's pretty bad.
Gerçekten kötü.It's really bad.
Onun her zaman geç kalmak gibi kötü bir alışkanlığı var.She has the bad habit of always being late.
O kötü görünüyor.That looks bad.
O kötü değildi.That wasn't bad.
Bu oldukça kötü.That's pretty bad.
Bu en kötüsü.That's the worst.
Ben tenis oynarım ama formum çok kötü.I play tennis, but my form is terrible.
İşler daha kötü oldu.Things got worse.
Bu kötü görünüyor.This looks bad.
Daha kötüsünü gördün.You've seen worse.
Seninki daha kötü.Yours is worse.
Bu vali, yetkisini kötüye kullandı.The governor abused his authority.
O, iyi ve kötü arasındaki farkı bilmez.He doesn't know the difference between good and evil.
Ben çok kötü üşüttüm.I caught an awful cold.
Hastanın durumu kötüleşti.The patient got worse.
Bu, durumu daha kötü hale getirir.This makes the situation worse.
Bir ayna kırarsan yedi yıl kötü şansa uğrayacağına inanıyor musun?Do you believe that you will get seven years of bad luck if you break a mirror?
Yemek kötüydü,ama şikayet etmedim.The food was terrible, but I did not complain.
Onun hakkında çok kötü hissediyorum.I feel terrible about that.
Bunun hakkında kötü hissediyorum.I feel terrible about this.
Çok kötü bir hata yaptım.I made a terrible mistake.
Çok kötü bir şey oldu.Something terrible has happened.
Tom'un çok kötü bir sırrı var.Tom has a terrible secret.
Tom çok kötü şeyler yapıyor.Tom has been doing terrible things.
Tom çok kötü bir baba.Tom is a terrible father.
Tom çok kötü bir oda arkadaşı.Tom is a terrible roommate.
Tom çok kötü bir satıcı.Tom is a terrible salesman.
Tom'un fiziksel durumu çok kötü.Tom is in terrible physical condition.
Tom çok kötü bir seçim yaptı.Tom made a terrible choice.
Tom çok kötü bir karar verdi.Tom made a terrible decision.
Tom, çok kötü görünüyorsun.Tom, you sound terrible.
Hepimiz çok kötü hissediyoruz.We all feel terrible.
Çok kötü bir kavga ettik.We had a terrible fight.
Çok kötü bir deneyim!What a terrible experience!
Sen çok kötü bir sürücüsün.You're a terrible driver.
Ben kötü biri miyim?Am I a bad person?
Ben kötü bir insan mıyım?Am I a bad person?
Onun hakkında kötü hissediyorum.I feel bad about it.
Kötü şirketten kaçının.Avoid bad company.
Her şey çok kötü gidiyor.Everything is going very badly.
Onu kötü niyet olmadan yaptı.He did it without malice.
O kendini kötü,zor bir duruma düşürdü.He found himself in a terrible fix.
Onun çok kötü şansı var.He has very bad luck.
Benim sağlığım çok kötü.My health's very bad.
O adam kötü bir üne sahiptir.That man has a bad reputation.
O adamın kötü bir şöhreti var.That man has a bad reputation.
Yol kötü durumda.The road's in bad condition.
Hava durumu çok kötü.The weather is very bad.
Çok kötü yapmadım.I didn't do too badly.
Bu çok kötü görünmüyor.It doesn't look too bad.
Onu daha kötü yapma.Don't make it worse.
Hey, kötü hissetme.Hey, don't feel bad.