Kötü arkadaştan uzak dur.Keep away from bad company.
Kötü şirketten kaçınmaya çalışın.Try to avoid bad company.
Kötü şirketten uzak durmalısın.You should keep away from bad company.
Kötü alışkanlıklardan kurtulmak kolay değildir.It is not easy to get rid of bad habits.
Kötü hava uçağı uçurtmayacak.Bad weather will ground the plane.
Kötü hava uçağı iki saat geciktirdi.The bad weather delayed the plane for two hours.
Kötü hava uçağı iki saat erteledi.The bad weather delayed the plane for two hours.
Kötü hava yelkenli ile gitmelerini engelledi.Bad weather prevented them from sailing.
Kötü havadan dolayı dışarı çıkamadım.I couldn't go out on account of the bad weather.
Kötü hava planlarımızı boşa çıkardı.The bad weather frustrated our plans.
Kötü hava gitmemizi engelledi.The bad weather prevented us from leaving.
Kötü hava nedeniyle, ben gitmedim.Owing to bad weather, I didn't go.
Piyano hocam kötü hava nedeniyle erkenden eve gitmemi tavsiye etti.Because of the bad weather, my piano teacher suggested that I go home early.
Kötü hava nedeniyle uçak 10 dakika gecikti.Due to the bad weather, the plane was ten minutes late.
Kötü hava yola çıkmamı engelledi.Bad weather prevented me from setting out.
Kötü havadan dolayı oyun iptal edildi.Thanks to the bad weather, the game was canceled.
Yaşlıların ruhları kötü havaya rağmen yüksekti.The senior citizens' spirits were high in spite of the bad weather.
Onlar kötü havaya rağmen arabayla gitmeye karar verdiler.They made up their minds to go by car in spite of bad weather.
Kötü hava başlamamızı engelledi.Bad weather prevented us from starting.
Uçak kötü hava nedeniyle gecikti.The plane was delayed on account of bad weather.
Kötü havadan dolayı şehrin görülmeye değer yerlerini görme fikrinden vazgeçtim.I gave up the idea of seeing the sights of the city because of the bad weather.
Kötü hava törene zarar verdi.The bad weather marred the ceremony.
Kötü bir soğuk algınlığı ülke genelinde hüküm sürüyor.Bad cold is prevailing throughout the country.
Kötü alışkanlıklara girmek kolaydır.Bad habits are easy to get into.
Odaya kötü bir koku yayıldı.A bad smell permeated the room.
Kötü bir alışkanlıktan kurtulmak kolay değildir.It is not easy to get rid of a bad habit.
Kötü bir alışkanlıktan kurtulmak basit değildir.It is not easy to get rid of a bad habit.
Kötü alışkanlıklara düşmek kolaydır.It's easy to fall into bad habits.
Kötü sürücülerin ehliyetleri onlardan alınmalıydı.Bad drivers should have their licenses taken away from them.
İyi, onlar kötü haber tez yayılır diyorlar.Well, they say bad news travels fast.
Ee, kötü haber tez yayılır derler.Well, they say bad news travels fast.
O kötüleşiyor mu?Is it getting worse?
Onun yaptığında hiçbir kötü niyet yoktu.There was no malice in what he did.
Kötüleri cezalandır ve zayıfları koru.Punish the wicked and save the weak.
Kötülüğe karşı iyilik yap.Render good for evil.
Kötülük bazen kazanır.Evil sometimes wins.
Kötü kitaplar sana zarar verecek.Bad books will do you harm.
Ben de kötü bir anne değildim.I was also not a bad mother.
Kötü alışkanlıklar zor biter.Bad habits die hard.
"Kötü bir soğuk algınlığına yakalandım." "Bu çok kötü""I caught a bad cold." "That's too bad."
Kötü bir soğuk algınlığım vardı, ve daha da kötüsü kar yağmaya başladı.I had a bad cold, and to make matters worse, it began snowing.
Kötü haber çabuk yayılır.Bad news travels fast.
Kötü adamlarla uğraşma.Don't get involved with bad men.
Kötü alışkanlıklardan kurtulmak çok zordur.It's very hard to get rid of bad habits.
Kötü bir alışkanlık kolay edinilir.A bad habit is easily acquired.
Bir defa kötü bir alışkanlığı başlayınca, ondan kurtulmak zor olabilir.Once you've got into a bad habit, it can be difficult to get out of it.
Bir kez oluşturulan kötü bir alışkanlıktan kurtulmak zordur.A bad habit, once formed, is difficult to get rid of.
Kötü tohum, kötü mısır üretmelidir.Bad seed must produce bad corn.
Kötü çocukları sevmem.I don't like bad boys.
Bazıları onun kötü bir fikir olduğunu düşünüyor.Some think it is a bad idea.
Bu yetmezmiş gibi, trafik kötüydü.To make matter worse, the traffic was bad.
Onun kötü bir şey olduğunu düşünüyor musun?Do you think it a bad thing?
Onun kötü bir şey olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think it a bad thing?
Kötü bir çocuk olma.Don't be a bad boy.
Kötü bir soğuk algınlığına yakalandım.I have caught a bad cold.
En kısa sürede kötü bir alışkanlığa son vermem gerekiyor.We must put an end to a bad habit as soon as possible.
Ben kötü bir soğuk almışım.I've caught a bad cold.
İyi bir savaş, ne de kötü bir barış hiçbir zaman olmadı.There never was a good war nor a bad peace.
İyi kahveyi kötü kahveden ayırt etmek için dilini eğitmelisin.You must educate your tongue to distinguish good coffee from bad.
Dün gece bana getirdiğin muzların hepsi kötüydü.The bananas you brought to me last night were all bad.