Seninle olan hem iyi hem de kötü zamanları gözden geçireceğim.I'll go through both the good times and the bad with you.
Yarın daha kötü olacak.Tomorrow, it will be worse.
Çok kötüsün.You're terrible.
İyi kötü karşısında her zaman kazanır.Good always wins over evil.
Pasta kötü gitti, artık kimse onu yemeyecek.The cake has gone bad, no one's going to eat it anymore...
Öğretmen çok kötü ama çok çılgındır.The teacher is very bad, but he is very crazy.
Kötülük her zaman kazanır.Evil always wins.
Kahraman kötü adam oldu.The hero became the villain.
Bu resimlerde kötü görünmüyorsun, o şekildesin.You don't look bad in these pictures, you are that way.
Keder en kötü acılardan biridir.Grief is one of the worst sufferings.
Ben bir öğrenciyken, kompozisyonda en kötüydüm.When I was a student, I was the worst at composition.
Savaş çok kötü bir şeydir.War is a terrible thing.
Onun şarkıları biraz kötü olduğu için herkesin önünde şarkı söylemekten nefret ediyor.He hates singing in public because his songs are kind of bad.
Kötü bir şeye karıştın, ha?You got involved in something bad, huh?
O, karısı hakkında her zaman kötü şeyler söylüyor.He's always saying bad things about his wife.
Her zaman karısını kötülüyor.He's always bad-mouthing his wife.
Testte kötü bir hata yaptım.I made a bad mistake on the test.
O kadar kötü hissettiğinin farkında değildim.I wasn't aware that you were feeling that bad.
Onun kötü yüzü beni biraz bile korkutmuyor.His bad face doesn't scare me even a bit.
Onun kötü yüzü beni bir parça bile korkutmuyor.Her bad face doesn't scare me even a bit.
Onun el yazısı kötüdür.His handwriting is bad.
Kötü havadan dolayı uçak geç kaldı.The plane was late because of bad weather.
Uçak kötü hava yüzünden geç kaldı.The plane was late due to bad weather.
Kötü cevaplar doğru olanlara giden yolu gösterir.Bad answers show the way to the right ones.
Bu daha kötüyken, biz daha iyiydik.We were better when it was worse.
Fransa'daki bir kriz Amerika Birleşik Devletleri için kötü olabilir.A crisis in France could be bad for the United States.
Bu suyun kötü bir kokusu var.This water has a bad smell.
Tanrı kötüdür.God is bad.
Bu kötü kokuyor.It stinks.
O kesinlikle kötü bir insan değil.He is definitely not a bad person.
Pirincin kalitesi gittikçe kötüleşmektedir.The quality of rice is getting worse.
Kötü alışkanlığa bir bulaşırsan, ondan kolayca kurtulamazsın.Once you've formed a bad habit, you can't get rid of it easily.
2011 yılının kötü tanınmış deyimi "Kebap cinayetleri"dir.The notorious expression of the year 2011 is "Kebab murders".
2011 yılının en kötü şöhretli ifadesi "Kebap cinayetleridir."The most infamous expression for the year 2011 is "Kebab murders".
Çizim kötü.The drawing is bad.
Hava raporu kötü.The weather report is bad.
Tom'un bir kötü ikiz erkek kardeşi var.Tom has an evil twin brother.
Onun durumu daha kötü olabilirdi.His condition could have been worse.
Tek bir kalpte böyle kötülük görmemiştim!Never had I seen such evil in a single heart!
Ben senin en iyi arkadaşın ya da en kötü düşmanın olabilirim.I can be your best friend or your worst enemy.
Annemin kötü ruh hali geçicidir.My mother's bad mood is transient.
Bunun için kötü hissetmek zorunda değilsiniz.You don't have to feel bad for that.
İçimde kötü bir his var.I have a bad feeling.
O kötü bir mağlup.He's a bad loser.
Çorap kötü kokuyor.The socks stink.
Bunu bırakmak zorundayım. Kötü bir alışkanlık.I have to stop that. It's a bad habit.
Başarısızlığını kötü şansa bağladı.She blamed her failure on bad luck.
O, şimdi oldukça kötü bir ruh hali içinde.She's in a fairly bad mood now.
Hepimizin iyi ve kötü günleri vardır.We all have our ups and downs.
Kötü havadan dolayı, gitmedim.Because of the bad weather, I didn't go.
Kötü hava yola çıkmamızı engelledi.Bad weather prevented us from departing.
Bazı insanlar onun kötü bir fikir olduğunu düşünüyorlar.Some people think it's a bad idea.
O kötü bir cadı.She's a nasty witch.
Bunlar kötü zamanlar.These are bad times.
Kötü bir karın ağrım vardı.I had a bad stomachache.
Henüz kötü soğuk algınlığımdan kurtulmadım.I haven't got rid of my bad cold yet.
Kötü soğuk algınlığımdan henüz kurtulmadım.I haven't gotten rid of my bad cold yet.
Kötü üşütmemi henüz atlatamadım.I haven't gotten over my bad cold yet.
İtalya kendi tarihindeki en kötü ekonomik krizin içinde.Italy is having the worst economical crisis in its history.
İtalya, tarihindeki en kötü ekonomik krizi yaşıyor.Italy is having the worst economical crisis in its history.