Ana içeriğe geç
Sözlük

kötü ile cümle

kötü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un kötü sofra adabı vardır.Tom has bad table manners.
Tom'un kötü nefesi var.Tom has bad breath.
Tom şehrin civarında çok kötü bir üne sahiptir.Tom has a very bad reputation around town.
Tom'un bacağında kötü bir kesiği var.Tom has a nasty cut on his leg.
Tom kötü bir rüya gördü.Tom had a bad dream.
Tom kötü bir gün geçirdi.Tom had a bad day.
Tom dün Mary'ye kötü bir zaman geçirtti.Tom gave Mary a bad time yesterday.
Tom kötü bir şey olacağını sanmıyor.Tom doesn't think anything bad is ever going to happen.
Tom'un endişelenmesine gerek yok. Kötü bir şey olmayacak.Tom doesn't have to worry. Nothing bad's going to happen.
Tom parmağını kesti ve oldukça kötü kanıyor.Tom cut his finger and it's bleeding pretty badly.
Kötü bir baş ağrısı olduğu için Tom uyuyamadı.Tom couldn't sleep because he had a bad headache.
Tom kesinlikle takımımızda en kötü oyuncu değil.Tom certainly isn't the worst player on our team.
Tom kesinlikle Mary'nin olduğunu iddia ettiği kadar kötü değil.Tom certainly isn't as bad as Mary claims he is.
Tom kesinlikle kötü bir karakter uzmanı.Tom certainly is a poor judge of character.
Tom kötü soğuk algınlığından kurtulamıyor gibi görünüyor.Tom can't seem to get rid of his nasty cold.
Kötü üşüttüğünden dolayı, Tom bu hafta sonu seninle plaja gelemez.Tom can't go to the beach this weekend with you because he has a bad cold.
Tom büsbütün o kadar kötü olamaz.Tom can't be all that bad.
Tom dünyadaki her kötü isimle Mary'ye seslendi.Tom called Mary every bad name under the sun.
Tom orada olmasaydı, onun nasıl çok daha kötü olabileceğini düşün.Think of how much worse it could have been if Tom had not been there.
En kötüsü için hazır olmalıyız.We need to prepare for the worst.
Çevirmenlerin karşılaştığı bir sorun kaynak belgenin kötü yazılmasıdır.One problem translators face is that sometimes the source document is poorly written.
O, kötü yemek yapar.She is terrible at cooking.
İyi bir ağaç, kötü meyveler veremez.A good tree can't bear bad fruits.
Siyah kediler kötü şanstır.Black cats are bad luck.
Bazı insanlar siyah kedilerin kötü şans getirdiklerine inanırlar.Some people believe that black cats bring bad luck.
Yemek çok kötü.The food is very bad.
Trans yağlar sağlığınız için kötüdür.Trans fats are bad for your health.
Bu kötüdür.This is bad.
Kötü bir his alıyorum.I'm getting a bad feeling.
Kötü haberim var.I've got bad news.
Bu sıcakta işe yürüyerek gitmek kötü bir fikir.Walking to work in this heat is a bad idea.
Ben kötü döğüşürüm.I fight badly.
Kötü görünüyor mu?Does it look bad?
Bu cümlenin çevirisi kötü bir çeviridir.The translation of this sentence is a bad translation.
Bu sana kötü hissettiriyorsa, neden sigara içiyorsun?If it makes you feel bad, why do you smoke?
Kahraman nihayetinde kötü bilim adamını yendi.The hero finally defeated the evil scientist.
Bilim, iyi ve kötü amaçlar için kullanılabilir.Science can be used for good or evil purposes.
Onun hiç kötü düşüncesi yoktur.She doesn't have any evil thoughts.
Kötü kokan bir kız arkadaşım var.I have a smelly girlfriend.
Tom kimyada kötü kokuyor.Tom stinks at chemistry.
Eşitlik kötüdür.Equality is bad.
Ölüm bizi ayırana kadar iyi ve kötü günde seni seveceğim.I will love you for better for worse till death us do part.
Sütün kötü bir tadı var.The milk has a bad taste.
Bu hastanın durumu günden güne kötüleşiyor.This patient's conditions are getting worse day after day.
İyiyi kötüden ayırmak kolaydır.It's easy to distinguish good from evil.
Hava kötü, değil mi?The weather's bad, isn't it?
Kötü bir şey olmak üzereydi.Something bad was about to happen.
Koşullar sadece daha kötüleşecek.Things are only going to get worse.
Onun öksürüğü gittikçe kötüleşiyor, sigarayı bırakması gerekir!His cough is getting worse, he should stop smoking!
Yıllar ona yalnızca kötü alışkanlıklar kazandırdı.The years have only given him bad habits.
Bir şeyi sadece isteksizce yapmak yapabileceğin en kötü şeydir.Doing something only half-heartedly is the worst thing you can do.
Bu kötü alışkanlıktan kurtulmalısın.You should kick that bad habit.
Senin o kötü alışkanlıktan kurtulman gerekir.You should get rid of that bad habit.
O kötü üşüttüğü için bugün okula gelmedi.Since he had a bad cold, he was absent from school today.
Ben onun müziğinin kötü olduğunu söylemiyorum.I'm not saying his music is bad.
Onun hakkında kötü konuştuğumuzda odaya geri döndü.She came back in the room when we spoke ill of her.
Güvenimi kötüye kullandı.He abused my trust.
Diş ağrısı, yaşadığım en kötü acılardan biridir.Toothache is one of the worst pains I've been through.
Sigara içenin sağlığın için kötü olduğu bulundu.It has been found that smoking is bad for your health.
Ona gerçekten kötü bir şey oldu.A really bad thing happened to him.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod