Kötü haber nedir?What is the bad news?
Sınavda çok kötüydüm!I did so bad in the exam!
Hava kötü olmasına rağmen dışarı çıkmaya karar verdim.Even though the weather was bad, I decided to go out.
Tom bazı kötü yatırımlar yaptı.Tom made some bad investments.
Mary, kötü oğlanlarla takılmaktan hoşlanır.Mary likes to hang out with the bad boys.
Mary kötü bir kız.Mary is a bad girl.
Bu kitap gençlik üzerinde kötü etkisi olmakla suçlandı.This book was accused of having a bad influence on youth.
Tom, bilgisayarının kötü bir ruh tarafından ele geçirildiğini düşünüyor.Tom thinks that his computer is possessed by an evil spirit.
Tom kötü şekilde dövüldü.Tom was badly beaten up.
Tom kötü bir izlenim bıraktı.Tom made a poor impression.
İşler gittikçe daha kötü oluyor gibi görünüyor.Things seem to be getting worse and worse.
Tom'un kötü bir mizah duygusu vardır.Tom has a wicked sense of humor.
Devir kötü.Times are tough.
Çok kötü bir kulak ağrım var.I have a very bad earache.
Bu, şimdiye kadar gördüğüm en kötü filmlerden biridir.This is one of the worst movies that I have ever seen.
Pohpohlayan bir arkadaş senin en kötü düşmanındır.A flattering friend is your worst enemy.
Böylesine kötü bir yön duyun var!You have such a poor sense of direction!
Hayatımın en kötü anıydı.It was the worst moment of my life.
Herkesin iyi noktaları ve kötü noktaları vardır.Everyone has good points and bad points.
Herkesin iyi ve kötü noktaları vardır.Everyone has good points and bad points.
Bazı insanlar çok kötüdür.Some people are evil.
Tom kötüdür.Tom is evil.
Tom'un kötü bir hijeni var.Tom has poor hygiene.
Bu göründüğü kadar kötü değil.It's not as bad as it seems.
En iyiyi umut et; en kötüye hazırlan.Hope for the best; prepare for the worst.
İşler sadece kötüleşebilir.Things can only get worse.
Bu ne kötümserlik!What a pessimism!
Tom kötü bir şeyin ona olabileceğini düşünüyor.Tom thinks that nothing bad can happen to him.
Tom daha kötü haber aldı.Tom got some more bad news.
Durum düşündüğümden daha kötü.The situation is worse than I'd thought.
O, o kadar kötü değil.It's not that bad.
Tom öldürülmeden önce kötü bir biçimde dövüldü.Tom was badly beaten before being killed.
O kötü adam tutuklandı.That bad person was arrested.
Şu andan itibaren işler kötüye doğru gidecek.From here on out things are going to change, for the worse.
Neden hep bu kadar kötüsün?Why are you always so evil?
O kötü görünüyordu.That looked bad.
Göründüğünden daha da kötüdür.It's even worse than it looks.
Bu kötü bir şey değil.This isn't a bad thing.
Bana çok kötü gelmiyor.It doesn't sound too bad to me.
Yapabileceğiniz en kötü şey budur!That is the worst thing you can do!
Tom kötü şekilde düştü.Tom took a bad fall.
O kötü bir fikirdi.It was a bad idea.
Bu daha da kötüleşiyor.It gets worse.
Kötülük doğmaz, öğrenilir.Evil isn't born, it is taught.
Onlar için kötü hissediyorum.I feel bad for them.
O adam için kendimi kötü hissediyorum.I feel bad for that guy.
O kötü bir şofördür.She's a terrible driver.
Hizmet çok kötüydü.The service was very bad.
Kötü olmayın.Don't be evil.
Bu,çevre için kötü.This is bad for the environment.
En kötü durum senaryosunda elimizden geldiği kadar mutlu görünmek zorunda kalacağız.In the worst case scenario we'll just have to look as happy as we can.
Sen kötü birisin.You are a bad person.
Ben kötü bir insanım.I am a bad person.
O kötü bir kişi.He is a bad person.
Bu, iş için kötü.It's bad for business.
O kötü kokuyor.He smells bad.
Onlar kötü kokuyor.They smell bad.
Karnım çok kötü ağrıyor.I've got a bad stomachache.
Tom Mary'ye köpek gibi kötü sözler söylüyor.Tom is calling Mary names.
Mary kız kardeşine köpek gibi kötü laflar söylüyor.Mary is calling her sister names.