Ana içeriğe geç
Sözlük

kötü ile cümle

kötü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Çok kötü.Too bad.
Jane böyle kötü bir insan değil.Jane is not such a bad person.
Uçak kötü hava yüzünden üç saat geç kalmıştı.The plane was three hours late due to bad weather.
O, kötü bir şey yapsa bile, onu asla kabul etmeyecektir.Even if he does something bad, he'll never admit it.
Kötü ruh halini atlatması için ona yardım etti.She helped him get over his bad mood.
Başarısızlıklarını çoğunlukla kötü şansa bağlıyor.He often attributes his failures to bad luck.
Uyku eksikliği vücut için kötü.Lack of sleep is bad for the body.
Bazı insanlar iyi, bazı insanlarsa kötüdür.Some people are good, some people are bad.
Buradan ayrılacak olmanız çok kötü.It's too bad that you are leaving here.
Onun öğretim yöntemi iyi hem de kötüdür.His teaching method is both good and bad.
Ben onun öğretim yönteminin iyi noktaları ve kötü noktaları olduğunu düşünüyorum.I think his method of teaching has good points and bad points.
Ne kadar kötü olursa olsun, o, o tür hastalıktan ölmeyecek.No matter how bad it gets, she won't die of that kind of sickness.
Ne kadar kötü olursa olsun, o bu hastalıktan ölmeyecek.No matter how bad it gets, she won't die from that disease.
Gelememen çok kötü.It's too bad that you couldn't come.
Hem iyiyi hem de kötüyü kabul et.Accept both good and bad.
Onun öğrencileri onun arkasından onun hakkında kötü konuşuyor.His students speak bad about him behind his back.
Onu asla başkaları hakkında kötü konuşurken duymadım.She was never heard speaking ill of others.
Hasta her gün daha kötü oluyor.The patient is getting worse from one day to the next.
Kötüleşen hava nedeniyle kalkış ertelendi.Due to the worsening weather, the departure was delayed.
Bu çok kötü.That's too bad.
Oh! Bu çok kötü.Oh! That's too bad.
Dün gece dışarı çıktın mı? Çünkü bugün oldukça kötü görünüyorsun.Did you go out last night? Because you look pretty bad today ...
Tolerans kötülüğe uygulandığında bir suç olur.Tolerance becomes a crime when applied to evil.
Kirlilik her yıl kötüleşiyor.The pollution worsens with each year.
O, öğle yemeğinden önce iyiydi ama sonradan kendini kötü hissetti.She was fine before lunch, but felt bad afterwards.
Ben en kötüsüne hazırım.I am prepared for the worst.
Birçok asker savaşta kötü yaralardan acı çekti.Many soldiers suffered terrible wounds in the battle.
Kötü bir hava.It is bad weather.
Jessie Fransızcayı kötü; Almancayı daha da kötü konuşuyordu.Jessie spoke bad French and worse German.
Kötü bir eş kocasını bir gemi enkazına dönüştürür.A bad wife turns her husband into a shipwreck.
Balık kötü kokuyor.The fish smells bad.
Çoraplar kötü kokuyor.The socks smell bad.
Kötü hava var. Orada hava soğuk ve yağmur yağıyor.There is bad weather. There it's cold and raining.
İnsanları aldatmak yanlıştır, fakat kendinizi aldatmak daha kötü.It's wrong to deceive people, but worse to deceive yourself.
"Nasılsın?" " Çok kötü değil.""How's it going?" "Not too bad."
İyiyi ve kötüyü birarada kabul etmek zorundasın.You have to take the good with the bad.
Kötü bir karın ağrım var.I've got a bad stomachache.
Daha önce ağrıyordu, ama asla şu andaki kadar kötü bir şekilde değil.It's ached before, but never as badly as right now.
Hem içki içmek hem de sigara içmek sağlığın için kötüdür.Both drinking and smoking are bad for your health.
Benim düşünceme göre, geç saatlere kadar uyanık kalmak senin sağlığın için kötüdür.In my opinion, staying up late is bad for your health.
Zamanında gelmemek çok kötüdür.Not coming on time is very bad.
Uykusuzluk sağlığın için kötüdür.Lack of sleep is bad for your health.
Twitter kuşu kötüdür.The Twitter bird is evil.
Kendi görüşüme göre, Twitter kuşu dünyamızdaki en kötü kuştur.In my opinion, Twitter bird is the most evil bird in our world.
El altında ekstra birkaç bataryaya sahip olmak asla kötü bir fikir değil.Having a few extra batteries handy is never a bad idea.
Garden of Eden'den beri Serpent'ler kötü rap yapıyor.Serpents have had a bad rap ever since the Garden of Eden.
Kötü bir aşçı ve bir zehirleyici arasındaki tek fark niyettir.The only difference between a bad cook and a poisoner is the intent.
Kendini kötü hissetme. Her zaman senden daha kötü olan biri vardır.Don't feel so bad. There's always someone worse off than you.
İyi bir arkadaş iyi ve kötü günde yanında olacaktır.A good friend will stand by you through thick and thin.
Onların hayatı gerçekten o kadar da kötü değil.Their life's really not so bad.
Muhtemelen onun kötü bir çocuk olmadığını düşünüyorum.I think that he's probably not a bad boy.
Bu restoran kötü yönetildi.This restaurant is badly managed.
Soğuk ve nemli günler sağlığın için kötüdür.Cold, damp days are bad for your health.
Fikir kötü değil.The idea isn't bad.
Ben kötü çocukları sevmem.I don't like bad children.
Yüksek kalorili yiyecekler sağlığım için kötüdür.High calorie foods are bad for my health.
Gerçekten kötü mü?Is it really bad?
Berlusconi kötü.Berlusconi sucks.
Genellikle bir kötülük korkusu bizi daha kötüye götürür.Often the fear of one evil leads us into a worse.
Evet, ayrıldığımızda kötü hissettim ama hiç uykum kaçmadı.Yeah, I felt bad when we broke up, but I don't lose any sleep over it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod