Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Nebo hlas oznamujícího přichází od Dan, a toho, kterýž ohlašuje nepravost, s hory Efraim.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Porque uma voz anuncia desde Dã, e proclama a calamidade desde o monte de Efraim.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Sillä kuule! Sanansaattaja Daanista, onnettomuuden julistaja Efraimin vuorilta!
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Thi hør, en Råber fra Dan, et Ulykkesbud fra Efraims Bjerge:
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Vanuit Dan en vanaf de berg Efraïm is uw oordeel aangekondigd.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Vì có tiếng đến từ đất Ðan, từ gò Ép-ra-im rao truyền tai vạ.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Vì có_tiếng đến từ đất Ðan , từ gò Ép - ra-im rao truyền tai_vạ .
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Διοτι φωνη αναγγελλει εκ του Δαν και κηρυττει θλιψιν απο του ορους Εφραιμ.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Защото глас известява от Дан И прогласява скръб от Ефремовата гора, казвайки:
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Ибо уже несется голос от Дана и гибельная весть с горы Ефремовой:
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!כי קול מגיד מדן ומשמיע און מהר אפרים׃
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!لان صوتا يخبر من دان ويسمع ببلية من جبل افرايم.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!有 聲 音 從 但 傳 揚 、 從 以 法 蓮 山 報 禍 患
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!有 聲音從 但 傳揚 、 從以法 蓮山報 禍患
Doktorun kötü haberi iletir: Bu kanserBác sĩ thông báo cho bạn tin xấu đó là ung thư.
Doktorun kötü haberi iletir: Bu kanserEl doctor te da las malas noticias: es cáncer.
Doktorun kötü haberi iletir: Bu kanserIl vostro dottore vi dà la brutta notizia: è cancro.
Doktorun kötü haberi iletir: Bu kanserMedicul vă dă vestea rea: e cancer.
Doktorun kötü haberi iletir: Bu kanserVotre médecin vous annonce la mauvaise nouvelle : c'est un cancer.
Doktorun kötü haberi iletir: Bu kanserWtedy doktor przekazuje złą wiadomość: nowotwór.
Doktorun kötü haberi iletir: Bu kanserΟ γιατρός σας σάς ανακοινώνει τα άσχημα νέα: είναι καρκίνος.
Doktorun kötü haberi iletir: Bu kanserВрач вынесет приговор: это — рак.
Doktorun kötü haberi iletir: Bu kanserИ вашият лекар ви представя лошата новина: това е рак.
Doktorun kötü haberi iletir:Der Arzt teilt die schlechte Nachricht mit:
Doktorun kötü haberi iletir:의사가 나쁜 뉴스를 말해주죠.
Doktorun kötü haberi iletir:הרופא שלכם נותן לכם את הבשורה הרעה:
Doktorun kötü haberi iletir:مما يدفع طبيبك لأن يبلغك الأخبار السيئة
Doktorun kötü haberi iletir:ガンです
Dünyayı kötü habere hazırla.Ať se svět připraví na nejhorší.
Dünyayı kötü habere hazırla.Er komt slecht nieuws.
Dünyayı kötü habere hazırla.Er muß die Welt auf das Schlimmste vorbereiten. [Sirenen]
Dünyayı kötü habere hazırla.Förbered världen på dåliga nyheter...
Dünyayı kötü habere hazırla.Közöljék a rossz hírt.
Dünyayı kötü habere hazırla.Prepara al mundo para la noticia.
Dünyayı kötü habere hazırla.Preparate il mondo a una cattiva notizia.
Dünyayı kötü habere hazırla.Pripravite svet na slabe novice.
Dünyayı kötü habere hazırla.Siapkan dunia untuk khabar buruk.
Dünyayı kötü habere hazırla.Valmistakaa maailma huonoihin uutisiin.
Dünyayı kötü habere hazırla.Προετοίμασε τον κόσμο για κακά νέα.
Dünyayı kötü habere hazırla.Подгответе света за лоша новина.
Dünyayı kötü habere hazırla.Подгответе света за лоша новина.
Dünyayı kötü habere hazırla.?לאיזה עומק הגעת . 780.775- .תמשיך ככה, מותק
Dünyayı kötü habere hazırla.أعد العالم للأخبار السيئة
Eğer Hindistan'da kör bir çocuksanız, muhtemen en az iki kötü haberle baş etmek zorunda kalırsınız.Als je een blind kind bent in India moet je waarschijnlijk met ten minste twee belangrijke zaken leren leven.
Eğer Hindistan'da kör bir çocuksanız, muhtemen en az iki kötü haberle baş etmek zorunda kalırsınız.Če ste slepi otrok v Indiji, se boste morali spoprijeti z vsaj dvema zelo slabima novicama.
Eğer Hindistan'da kör bir çocuksanız, muhtemen en az iki kötü haberle baş etmek zorunda kalırsınız.Dacă ești un copil orb în India, este foarte probabil să primești cel puțin două vești proaste.
Eğer Hindistan'da kör bir çocuksanız, muhtemen en az iki kötü haberle baş etmek zorunda kalırsınız.Jos olet sokea lapsi Intiassa tulee sinun kohdata ainakin kaksi isoa huonoa uutisista.
Eğer Hindistan'da kör bir çocuksanız, muhtemen en az iki kötü haberle baş etmek zorunda kalırsınız.여러분이 만약 인도에서 눈이 먼 아이라면, 여러분은 적어도 두 가지 큰 나쁜 소식을 접하게 될 것입니다.
Eğer Hindistan'da kör bir çocuksanız, muhtemen en az iki kötü haberle baş etmek zorunda kalırsınız.Nếu như bạn là một đứa trẻ mù ở Ấn Độ, rất có thể bạn sẽ phải đối mặt với ít nhất là 2 tin xấu.
Eğer Hindistan'da kör bir çocuksanız, muhtemen en az iki kötü haberle baş etmek zorunda kalırsınız.Vak gyerekként Indiában nagy valószínűséggel két nagyon rossz hírrel kell megbirkóznod.
Eğer Hindistan'da kör bir çocuksanız, muhtemen en az iki kötü haberle baş etmek zorunda kalırsınız.Άν είσαι ενα τυφλό παιδί στην Ινδία, πολύ πιθανό θα πρέπει να συμβιβαστείς με τουλάχιστον 2 πολύ άσχημα νέα.
Eğer Hindistan'da kör bir çocuksanız, muhtemen en az iki kötü haberle baş etmek zorunda kalırsınız.Ако си сляпо дете в Индия, е много вероятно да се наложи да се бориш с поне две лоши новини.
Eğer Hindistan'da kör bir çocuksanız, muhtemen en az iki kötü haberle baş etmek zorunda kalırsınız.אם אתה ילד עיוור בהודו, רוב הסיכויים שתצטרך להתמודד עם לפחות שתי חדשות רעות.
Eğer Hindistan'da kör bir çocuksanız, muhtemen en az iki kötü haberle baş etmek zorunda kalırsınız.لو كنت طفلا أعمى في الهند, ستضطر في الأغلب أن تتعامل مع خبرين سيئين على الأقل.
Eğer Hindistan'da kör bir çocuksanız, muhtemen en az iki kötü haberle baş etmek zorunda kalırsınız.少なくとも二つの大きな悪いニュースに 立ち向かわなければなりません 最初の悪いニュースは
Evet, doktor hastasına, " Kötü ve daha kötü haberlerim var.Bon, alors, un médecin dit à son patient : " J'ai une mauvaise nouvelle et une nouvelle encore plus mauvaise.
Evet, sadece kötü haberler yok.Ce ne sont pas que des mauvaises nouvelles.
Evet, sadece kötü haberler yok.Es gibt also nicht nur schlechte Nachrichten, man kann auch
Evet, sadece kötü haberler yok.Het is dus niet allemaal slecht nieuws.
Evet, sadece kötü haberler yok.이런건 전혀 나쁜 이야기가 아니에요. 제 말뜻은,