Bu ton önceden kötü haberlerin belirtisiydi.이 신호음은 안좋은 소식을 의미했습니다.
Bu ton önceden kötü haberlerin belirtisiydi.Nada ini berarti kabar buruk.
Bu ton önceden kötü haberlerin belirtisiydi.Není k tomu zvuk, ale mohli jste vidět záblesk a myš po tónu ihned ztuhla.
Bu ton önceden kötü haberlerin belirtisiydi.Quel segnale era foriero di cattive notizie.
Bu ton önceden kötü haberlerin belirtisiydi.Ten dźwięk oznaczał coś złego.
Bu ton önceden kötü haberlerin belirtisiydi.Αυτός ο τόνος συνήθιζε να σημαίνει κακά νέα.
Bu ton önceden kötü haberlerin belirtisiydi.Този тон е означавал лоши новини.
Bu ton önceden kötü haberlerin belirtisiydi.Этот звук вызывает у него страх.
Bu ton önceden kötü haberlerin belirtisiydi.הצליל הזה נקשר לדברים רעים בעבר.
Bu ton önceden kötü haberlerin belirtisiydi.ان هذا الصوت يعني له " الخوف والجزع " بحسب ذاكرته
Bu ton önceden kötü haberlerin belirtisiydi.左下の時計を見ると
CNN ve Fox'da kötü haberleri görüyoruz, ama iyi hikayeleri görmüyoruz.Abbiamo visto le brutte storie sulla CNN e sulla Fox e tutti gli altri, ma non abbiamo visto le belle storie.
CNN ve Fox'da kötü haberleri görüyoruz, ama iyi hikayeleri görmüyoruz.Auf CNN und Fox haben wir all die schlechten Nachrichten gesehen, aber wir sehen die guten Geschichten nicht.
CNN ve Fox'da kötü haberleri görüyoruz, ama iyi hikayeleri görmüyoruz.Chúng ta đã đọc các câu chuyện buồn đó trên CNN hay FOX nhưng chúng ta không đọc được các câu chuyện vui
CNN ve Fox'da kötü haberleri görüyoruz, ama iyi hikayeleri görmüyoruz.CNN dan Fox memberitakan sisi buruknya tapi dibelakang layar ada sisi baiknya
CNN ve Fox'da kötü haberleri görüyoruz, ama iyi hikayeleri görmüyoruz.우리는 이런 나쁜 소식들을 CNN이나 Fox를 통해 들어왔습니다. 뉴스에서 좋은 소식들을 듣기란 어렵습니다.
CNN ve Fox'da kötü haberleri görüyoruz, ama iyi hikayeleri görmüyoruz.Na CNN a Fox vídame hrozné príbehy a podobné príbehy, ale nevidíme dobré príbehy.
CNN ve Fox'da kötü haberleri görüyoruz, ama iyi hikayeleri görmüyoruz.Noi am văzut poveștile neplăcute de pe canalele CNN și Fox și toate celelalte, dar nu vedem poveștile bune.
CNN ve Fox'da kötü haberleri görüyoruz, ama iyi hikayeleri görmüyoruz.Nous avons vu ces histoires horribles sur CNN et Fox et tout ça, mais on ne voit pas les histoires positives.
CNN ve Fox'da kötü haberleri görüyoruz, ama iyi hikayeleri görmüyoruz.We hebben de nare-verhalen gezien op CNN en Fox enzovoorts, maar we zien weinig van de goede verhalen.
CNN ve Fox'da kötü haberleri görüyoruz, ama iyi hikayeleri görmüyoruz.Wszyscy widzieliśmy przerażające historie na CNN, Fox itp., ale rzadko widujemy te dobre.
CNN ve Fox'da kötü haberleri görüyoruz, ama iyi hikayeleri görmüyoruz.Έχουμε δει τις άσχημες ιστορίες στο CNN στο Fox και στα άλλα κανάλια, αλλά δεν βλέπουμε τις καλές ιστορίες.
CNN ve Fox'da kötü haberleri görüyoruz, ama iyi hikayeleri görmüyoruz.Все мы видели на каналах CNN и FoxNews плохие новости об урагане Катрина, но мы не видели хороших новостей.
CNN ve Fox'da kötü haberleri görüyoruz, ama iyi hikayeleri görmüyoruz.Ние виждаме тежки истории по CNN и Fox и всички останали, но не виждаме добрите истории.
CNN ve Fox'da kötü haberleri görüyoruz, ama iyi hikayeleri görmüyoruz.ראינו את הסיפורים הרעים בפוקס ובCNN אך אנו לא רואים את הסיפורים הטובים.
CNN ve Fox'da kötü haberleri görüyoruz, ama iyi hikayeleri görmüyoruz.لقد رأينا القصص المؤلمة على ال CNN و Fox وكل ذلك، لكننا لا نرى القصص الجيدة.
CNN ve Fox'da kötü haberleri görüyoruz, ama iyi hikayeleri görmüyoruz.良いニュースは流れません ここの地域社会は一致団結して ただ待つことを拒否し
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Als het over het Midden Oosten gaat, zie je alleen het slechte nieuws.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Bo gdy patrzy się na Bliski Wschód widzi się jedynie złe rzeczy.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Bởi vì khi bạn nghe tin tức ở khu vực Trung Đông, bạn chỉ toàn thấy tin xấu.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Din Orientul Mijlociu vin doar vești proaste.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.For når du ser mellemøsten, ser du kun de dårlige nyheder.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Karena saat Anda melihat Timur Tengah, Anda hanya melihat kabar buruk.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.왜냐하면 뉴스에서 중동면을 보시면 아시겠지만 늘 나쁜 뉴스만 보시잖아요.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Lähi-idästä tulee vain huonoja uutisia.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Mert ha megnézitek a Közel-Keletet, csak a rossz híreket látjátok.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Parce que, quand on parle du Moyen Orient, on vous montre seulement les mauvaises nouvelles.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Perché quando si parla di Medio Oriente, si vedono solo le cattive notizie.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Porque cuando se habla de Oriente Medio sólo se conocen las malas noticias.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Porque quando vemos o Médio Oriente, só vemos más notícias.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Pretože keď vidíte správy z Blízkeho východu, sú to vždy len zlé správy.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Protože, vždy když čtete zprávy z blízkého východu, vidíte pouze špatné zprávy.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Διότι όταν βλέπετε τη Μέση Ανατολή, βλέπετε μόνο τα κακά νέα.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Като гледате Близкия Изток, виждате само лоши новини,
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Когда вы видите Ближний Восток, вы видите только плохие новости.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.משום שכאשר אתם רואים את המזרח התיכון, אתם רואים רק את החדשות הרעות.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.لأنكم عندما ترون الشرق الأوسط، ترون الأخبار السيئة فقط.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.しかし突然湧いた いい知らせは
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Bo głos opowiadającego idzie od Danu, a tego, który ogłasza nieprawość, z góry Efraim.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!,Căci un glas care porneşte dela Dan şi vesteşte nenorocirea, o vesteşte dela muntele lui Efraim.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Car une voix qui part de Dan annonce la calamité, Elle la publie depuis la montagne d`Éphraïm.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Dari kota Dan, serta dari pegunungan Efraim telah datang utusan-utusan yang membawa kabar buruk
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Denn es kommt ein Geschrei von Dan her und eine böse Botschaft vom Gebirge Ephraim.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Ecco, una voce reca la notizia da Dan, si annunzia la sventura dalle montagne di Efraim
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!For en røst kommer med tidende fra Dan og varsler ondt fra Efra'ims fjell.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Från Dan höres ju en budbärare ropa, och från Efraims bergsbygd en som bådar fördärv.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Kajti glas oznanja iz Dana in proglaša nesrečo z Efraimovih gorá.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!단에서 소리를 선포하며 에브라임 산에서 재앙을 공포하는도다
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Lebo hlas oznamujúceho počuť od Dána a toho, ktorý ohlasuje neprávosť, od vrchu Efraimovho.
Dandan bir ses bildiriyor, Efrayim dağlarından kötü haber duyuruyor!Mert hírmondó szava hangzik Dán felõl, és Efraim hegyérõl vészhirdetõ.