Halk bu kötü haberi duyunca yasa büründü. Kimse takı takmadı.Keď počul ľud túto zlú zprávu, smútili, a nikto nevzal na seba svojej okrasy.
Halk bu kötü haberi duyunca yasa büründü. Kimse takı takmadı.Khi dân sự nghe lời hăm nầy, bèn đều để tang, không ai đeo đồ trang sức hết.
Halk bu kötü haberi duyunca yasa büründü. Kimse takı takmadı.Khi dân_sự nghe lời hăm nầy , bèn đều để_tang , không ai đeo đồ trang_sức hết .
Halk bu kötü haberi duyunca yasa büründü. Kimse takı takmadı.백성이 이 황송한 말씀을 듣고 슬퍼하여 한 사람도 그 몸을 단장하지 아니하니
Halk bu kötü haberi duyunca yasa büründü. Kimse takı takmadı.Kun kansa kuuli tämän kovan puheen, tulivat he murheellisiksi, eikä yksikään pukenut koristuksiaan yllensä.
Halk bu kötü haberi duyunca yasa büründü. Kimse takı takmadı.Mikor meghallá a nép ezt a kemény beszédet, gyászba borula, és senki nem tevé fel az ékszereit.
Halk bu kötü haberi duyunca yasa büründü. Kimse takı takmadı.När folket hörde detta stränga tal, blevo de sorgsna, och ingen tog sina smycken på sig.
Halk bu kötü haberi duyunca yasa büründü. Kimse takı takmadı.Toen de Israëlieten die laatste woorden van de HERE hoorden, treurden zij. Niemand droeg meer sieraden.
Halk bu kötü haberi duyunca yasa büründü. Kimse takı takmadı.Και οτε ηκουσεν ο λαος τον κακον τουτον λογον, κατεπενθησαν και ουδεις εβαλε τον στολισμον αυτου εφ' εαυτον.
Halk bu kötü haberi duyunca yasa büründü. Kimse takı takmadı.И когато чуха людете това лошо известие, скърбиха; и никой не си тури украшенията.
Halk bu kötü haberi duyunca yasa büründü. Kimse takı takmadı.Народ, услышав грозное слово сие, возрыдал, и никто не возложил на себя украшений своих.
Halk bu kötü haberi duyunca yasa büründü. Kimse takı takmadı.וישמע העם את הדבר הרע הזה ויתאבלו ולא שתו איש עדיו עליו׃
Halk bu kötü haberi duyunca yasa büründü. Kimse takı takmadı.فلما سمع الشعب هذا الكلام السوء ناحوا ولم يضع احد زينته عليه.
Halk bu kötü haberi duyunca yasa büründü. Kimse takı takmadı.百 姓 聽 見 這 兇 信 就 悲 哀 、 也 沒 有 人 佩 戴 妝 飾
Halk bu kötü haberi duyunca yasa büründü. Kimse takı takmadı.百姓 聽見這兇 信 就 悲哀 、 也沒 有 人 佩戴 妝飾
"Hem iyi hem de kötü haberlerim var" dediAsí que dijo: "Tengo buenas y malas noticias.
"Hem iyi hem de kötü haberlerim var" dediA spus :" Sunt vesti bune si vesti proaste.
"Hem iyi hem de kötü haberlerim var" dediAzt mondta: "Van egy jó hírem és egy rossz hírem.
"Hem iyi hem de kötü haberlerim var" dediBà nói rằng "Có cả tin tốt lẫn tin xấu.
"Hem iyi hem de kötü haberlerim var" dediDan ibu saya berkata, "Ada kabar baik dan kabar buruk.
"Hem iyi hem de kötü haberlerim var" dediE ela disse: "Há coisas boas e coisas más.
"Hem iyi hem de kötü haberlerim var" dediElle m'a dit : "Il y a de bonnes et de mauvaises nouvelles.
"Hem iyi hem de kötü haberlerim var" dedi어머니께서 "희소식과 나쁜 소식이 있단다.
"Hem iyi hem de kötü haberlerim var" dediMi ha detto, "Ho una buona e una cattiva notizia.
"Hem iyi hem de kötü haberlerim var" dediPowiedziała "Jest dobra i zła wiadomość".
"Hem iyi hem de kötü haberlerim var" dediŘekla: "Mám pro tebe dobrou a špatnou zprávu.
"Hem iyi hem de kötü haberlerim var" dediUnd sie sagte: "Ich habe eine gute und eine schlechte Nachricht.
"Hem iyi hem de kötü haberlerim var" dediZe zei:
"Hem iyi hem de kötü haberlerim var" dediΛοιπόν είπε "Υπάρχουν καλά και κακά νέα.
"Hem iyi hem de kötü haberlerim var" dediВона сказала: "Є хороша і погана новина."
"Hem iyi hem de kötü haberlerim var" dediНо при баща ми не е било така. Тя ми каза:
"Hem iyi hem de kötü haberlerim var" dediОна сказала: "Есть хорошая новость и плохая новость.
"Hem iyi hem de kötü haberlerim var" dedi"אז יש חדשות טובות וחדשות רעות" היא אמרה
"Hem iyi hem de kötü haberlerim var" dediحسناً قالت، " هناك أخبار سارة وأخبار سيئة.
"Hem iyi hem de kötü haberlerim var" dediあなたのいとこは、コーネル大学創設者エズラ・コーネル
Hepsi ölmez. Bazıları yaşar. Bazıları yaşamaya devam ediyor ama bu aslında gerçekten kötü haber.Choć nie wszystkie obumierają, niektóre są w stanie przeżyć, to jednak bardzo niepokojące zjawisko.
Hepsi ölmez. Bazıları yaşar. Bazıları yaşamaya devam ediyor ama bu aslında gerçekten kötü haber.Không phải tất cả đều chết, 1 số vẫn sống 1 số vẫn đang tồn tại nhưng đó thực sự là tin xấu
Her iki durumda Galapagos adasındaki mercanlar için kötü haber demek.이 두가지 경우 모두 갈라파고스 섬에 있는 산호에겐 나쁜 뉴스입니다.
Her iki durumda Galapagos adasındaki mercanlar için kötü haber demek.Apapun masalahnya, ini adalah berita buruk bagi terumbu karang di Kepulauan Galapagos.
Her iki durumda Galapagos adasındaki mercanlar için kötü haber demek.Bárhogy is van, rossz hír a Galápagos-szigetek koralljai számára.
Her iki durumda Galapagos adasındaki mercanlar için kötü haber demek.Dans les deux cas, c'est une mauvaise nouvelle pour les coraux des îles Galápagos.
Her iki durumda Galapagos adasındaki mercanlar için kötü haber demek.En cualquier caso son malas noticias para los corales de las Islas Galápagos.
Her iki durumda Galapagos adasındaki mercanlar için kötü haber demek.In beide gevallen is dat slecht nieuws voor de koralen van de Galapagos Eilanden.
Her iki durumda Galapagos adasındaki mercanlar için kötü haber demek.In beiden Fällen sind das schlechte Nachrichten für die Korallen der Galapagos Inseln.
Her iki durumda Galapagos adasındaki mercanlar için kötü haber demek.In ogni caso, sono brutte notizie per i coralli delle isole Galapagos.
Her iki durumda Galapagos adasındaki mercanlar için kötü haber demek.Oricum ar fi, veștile sunt proaste pentru coralii din Insulele Galapagos.
Her iki durumda Galapagos adasındaki mercanlar için kötü haber demek.Qualquer que seja o caso, são más notícias para os corais das Ilhas Galápagos.
Her iki durumda Galapagos adasındaki mercanlar için kötü haber demek.Trường hợp nào cũng là tin xấu cho san hô thuôc quần đảo Galapagos
Her iki durumda Galapagos adasındaki mercanlar için kötü haber demek.W obu przypadkach są to złe wieści dla raf koralowych wysp Galapagos.
Her iki durumda Galapagos adasındaki mercanlar için kötü haber demek.Ούτως ή άλλως είναι άσχημα νέα για τα κοράλλια των Νήσων Γκαλαπάγκος.
Her iki durumda Galapagos adasındaki mercanlar için kötü haber demek.В любом случае, это не сулит ничего хорошего кораллам Галапагосских островов.
Her iki durumda Galapagos adasındaki mercanlar için kötü haber demek.Във всеки случай, това е лоша новина за коралите на Галапагоските острови.
Her iki durumda Galapagos adasındaki mercanlar için kötü haber demek.בכל מקרה, מדובר בחדשות רעות עבור האלמוגים של איי גלפגוס.
Her iki durumda Galapagos adasındaki mercanlar için kötü haber demek.في كلا الحالتين، أنه أمر سيء للشعب المرجانية في جزر غالاباغوس.
Her iki durumda Galapagos adasındaki mercanlar için kötü haber demek.サンゴには悪いニュースです
İlginç olan şey şu, kötü haberlerin sonuncusu da değil bu. .Co je zde zajímavé, že tím špatné zprávy nekončí.
İşte şimdi, iyi haber de kötü haber de bu.Teď tu tedy máme jednu dobrou a jednu špatnou zprávu.
İyi ve kötü haber şu ki, 1. gün hiç rakibiniz yoktur. Tek başınasınızdır.장점이자 단점은 처음에는 경쟁자가 없다는 겁니다 그러다보니 아주 외롭죠
İyi ve kötü haber şu ki, 1. gün hiç rakibiniz yoktur. Tek başınasınızdır.Y la buena noticia es y la mala noticia es que no hay competidores el primer día, están solos.
İyi ve kötü haber şu ki, 1. gün hiç rakibiniz yoktur. Tek başınasınızdır.І хороші і погані новини заключаються в тому, що першого дня немає конкуренції - цей ринок досить самотній.