İyi ve kötü haber şu ki, 1. gün hiç rakibiniz yoktur. Tek başınasınızdır.І хороші і погані новини заключаються в тому, що першого дня немає конкуренції - цей ринок досить самотній.
İyi ve kötü haber şu ki, 1. gün hiç rakibiniz yoktur. Tek başınasınızdır.والخبر الجيد والآخر السيء، أنه لا يوجد لك منافسين في اليوم الأول، أنت وحدك.
İyi ve kötü haber şu ki, 1. gün hiç rakibiniz yoktur. Tek başınasınızdır.この市場を存在させるには意志の力と 多額の資金で市場を創造しなければなりません
Jimmy korkarım kötü haberlerim var sadece altı ayın kaldı.Jimmy aku punya kabar buruk
Jimmy korkarım kötü haberlerim var sadece altı ayın kaldı.지미, 나쁜 소식을 전하게 되어 유감이네
Jimmy korkarım kötü haberlerim var sadece altı ayın kaldı. Sadece altı ay mı?Jimmy me temo que son malas noticias solo tienes seis meses
(Kahkaha) Önce kötü haberler.Для начала плохая новость.
Kendinizi neden kötü haberlere maruz bırakasınız ki?De ce ne-am expune în mod voit ştirilor rele?
Kendinizi neden kötü haberlere maruz bırakasınız ki?Celowo narażać się na złe wiadomości?
Kendinizi neden kötü haberlere maruz bırakasınız ki?Hvorfor vil man frivilligt modtage dårlige nyheder?
Kendinizi neden kötü haberlere maruz bırakasınız ki?왜 자진해서 나쁜 소식에 우리 자신을 노출시키나요?
Kendinizi neden kötü haberlere maruz bırakasınız ki?Mengapa Anda mau secara sukarela mengekspos diri Anda kepada berita buruk?
Kendinizi neden kötü haberlere maruz bırakasınız ki?Perché mai dovreste volontariamente esporvi a brutte notizie?"
Kendinizi neden kötü haberlere maruz bırakasınız ki?Pourquoi vous exposeriez-vous volontairement à de mauvaises nouvelles ?
Kendinizi neden kötü haberlere maruz bırakasınız ki?Prečo by ste sa dobrovoľne vystavovali zlým správam?
Kendinizi neden kötü haberlere maruz bırakasınız ki?Quem é que quer ver más notícias de propósito? Exato.
Kendinizi neden kötü haberlere maruz bırakasınız ki?Tại sao bạn không sẵn sàng đối diện với những tin xấu?
Kendinizi neden kötü haberlere maruz bırakasınız ki? Tamam.¿Por qué exponerte por ti mismo a malas noticias?
Kendinizi neden kötü haberlere maruz bırakasınız ki? Tamam.Proč byste se dobrovolně vystavovali špatným zprávám?
Kendinizi neden kötü haberlere maruz bırakasınız ki?Varför skulle du vilja utsätta dig för dåliga nyheter i onödan?
Kendinizi neden kötü haberlere maruz bırakasınız ki?Waarom zou je je vrijwillig blootstellen aan slecht nieuws?
Kendinizi neden kötü haberlere maruz bırakasınız ki?Warum würde man sich freiwillig schlechten Nachrichten aussetzen?
Kendinizi neden kötü haberlere maruz bırakasınız ki?Γιατί να εκθέσεις τον εαυτό σου οικειοθελώς σε κακά νέα;
Kendinizi neden kötü haberlere maruz bırakasınız ki?Защо бихте се изложили доброволно на лоши новини?
Kendinizi neden kötü haberlere maruz bırakasınız ki?Ну кто будет сознательно подставлять себя под неприятные известия?
Kendinizi neden kötü haberlere maruz bırakasınız ki?ואתם, בגדול, די עשירים על פי הסטנדרטים של העולם.
Kendinizi neden kötü haberlere maruz bırakasınız ki?لماذا ترغب طواعيةً في تعريض نفسك للأخبار السيئة؟
Kendinizi neden kötü haberlere maruz bırakasınız ki?そんなこと絶対しないでしょう
Kötü haber akraba seçen merhamet anlayışı doğal olarak sadece aile içinde sınırlı.A rossz hír az, hogy a rokonszelekciótól vezérelt együttérzés a család keretei közé korlátozódik.
Kötü haber akraba seçen merhamet anlayışı doğal olarak sadece aile içinde sınırlı.Die schlechte Nachricht ist, dass Mitgefühl aus Verwandtenselektion naturgemäß auf die Familie begrenzt ist.
Kötü haber akraba seçen merhamet anlayışı doğal olarak sadece aile içinde sınırlı.Het slechte nieuws is dat deze verwantschapsgeselecteerde compassie beperkt blijft tot de familie.
Kötü haber akraba seçen merhamet anlayışı doğal olarak sadece aile içinde sınırlı.나쁜 소식은 이 혈연 선택된 동정심이 자연적으로 가족에 한정된다는 것이죠.
Kötü haber akraba seçen merhamet anlayışı doğal olarak sadece aile içinde sınırlı.La cattiva notizia e che la compassione parentale è ristretta all'ambito familiare.
Kötü haber akraba seçen merhamet anlayışı doğal olarak sadece aile içinde sınırlı.Špatná zpráva je, že takovýhle soucit je přirozeně uzavřen v rámci rodiny.
Kötü haber akraba seçen merhamet anlayışı doğal olarak sadece aile içinde sınırlı.Vestea proasta e ca aceasta compasiune ce tine de favorizarea aproapelui e in mod natural limitata la familie.
Kötü haber akraba seçen merhamet anlayışı doğal olarak sadece aile içinde sınırlı.Zła wiadomość to to, że współczucie płynące z doboru krewniaczego jest naturalnie zarezerwowane dla rodziny.
Kötü haber akraba seçen merhamet anlayışı doğal olarak sadece aile içinde sınırlı.Лошата новина е, че това родово селектирано състрадание е естествено ограничено в семейството.
Kötü haber akraba seçen merhamet anlayışı doğal olarak sadece aile içinde sınırlı.Плохо то, что сочувствие, основанное на семейном отборе, ограничено, естественным образом, этой же семьёй.
Kötü haber akraba seçen merhamet anlayışı doğal olarak sadece aile içinde sınırlı.החדשות הרעות הן שחמלה שנבררה בקרובי משפחה באופן טבעי מוגבלת לבני משפחה.
Kötü haber akraba seçen merhamet anlayışı doğal olarak sadece aile içinde sınırlı.الخبر السيء هو أن شفقة اختيار الأقارب هذه تقتصر طبيعيا على العائلة.
Kötü haber akraba seçen merhamet anlayışı doğal olarak sadece aile içinde sınırlı.自然と家族内に限定されてしまうのです 進化の後半にさしかかり 良い知らせがやって来ます
Kötü Haber Ayıları olarak adlandırılmaktaydık, ve nosyonumuz우리는 그 가게를 Bad News Bears 라고 불렀습니다. 우리의 신념은
Kötü Haber Ayıları olarak adlandırılmaktaydık, ve nosyonumuzקראו לנו "דובות הבשורות הרעות", ומטרתנו היתה
Kötü Haber Ayıları olarak adlandırılmaktaydık, ve nosyonumuzكنا نسمى دببة الأخبار السيئة، وكانت فكرتنا
Kötü Haber Ayıları olarak adlandırılmaktaydık, ve nosyonumuzキガリでスナック食品ビジネスを独占するつもりでした
Kötü haber; bu uyuşturucu kartelleri tarafından kullanılan bir tür yarı denizaltı.Doch leider ist es ein Halbtauchboot im Einsatz der Drogenkartelle.
Kötü haber; bu uyuşturucu kartelleri tarafından kullanılan bir tür yarı denizaltı.Helaas, dit is een semi-onderzeeboot gebruikt door de drugskartels.
Kötü haber; bu uyuşturucu kartelleri tarafından kullanılan bir tür yarı denizaltı.안좋은 소식은, 이건 마약 범죄조직의 반잠수함이라는 것이죠.
Kötü haber; bu uyuşturucu kartelleri tarafından kullanılan bir tür yarı denizaltı.La brutta notizia è che questo è un semisommergibile gestito dai cartelli della droga.
Kötü haber; bu uyuşturucu kartelleri tarafından kullanılan bir tür yarı denizaltı.La mala noticia es que en realidad es un equipo semisumergible usado por los carteles de la droga.
Kötü haber; bu uyuşturucu kartelleri tarafından kullanılan bir tür yarı denizaltı.La mauvaise nouvelle est qu'il s'agit d'un semi-submersible piloté par les cartels de la drogue.
Kötü haber; bu uyuşturucu kartelleri tarafından kullanılan bir tür yarı denizaltı.Niestety, to półzanurzalna łódź kartelu narkotykowego.
Kötü haber; bu uyuşturucu kartelleri tarafından kullanılan bir tür yarı denizaltı.Thật không may, đây là tàu ngầm của tổ chức buôn ma tuý.
Kötü haber; bu uyuşturucu kartelleri tarafından kullanılan bir tür yarı denizaltı.Vestea proastă e că acesta e un semi-submersibil aparținând unor carteluri de traficanți de droguri.
Kötü haber; bu uyuşturucu kartelleri tarafından kullanılan bir tür yarı denizaltı.Τα άσχημα νέα είναι πως πρόκειται για ένα ημιβυθιζόμενο σκάφος που χρησιμοποιείται από τα καρτέλ ναρκωτικών.
Kötü haber; bu uyuşturucu kartelleri tarafından kullanılan bir tür yarı denizaltı.Але, на жаль, це напівпідводний човен, який належить наркокартелям.
Kötü haber; bu uyuşturucu kartelleri tarafından kullanılan bir tür yarı denizaltı.К сожалению, это полупогружное судно наркокартеля.
Kötü haber; bu uyuşturucu kartelleri tarafından kullanılan bir tür yarı denizaltı.Лошата новина е, че това е полу-потопяем кораб на картел за наркотици.
Kötü haber; bu uyuşturucu kartelleri tarafından kullanılan bir tür yarı denizaltı.החדשות הרעות הן, זוהי חצי-צוללת שמשומשת על ידי קרטל סמים.
Kötü haber; bu uyuşturucu kartelleri tarafından kullanılan bir tür yarı denizaltı.ولكن الأخبار السيئة هى أنها، غواصة نصف غاطسة تديرها عصابات المخدرات.