köri ile cümle
köri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Haritada üç adet koridor bulunur.In der Flur befinden sich drei Teiche.
Çek KoridoruDer Heilandsweg.
25 Temmuz - Korint Kanalı'nın inşası tamamlandı.25. Juli: Das Konzil geht zu Ende.
Köri, ilk olarak Meiji döneminde Japonya'ya Hindistan'dan getirilmiştir.Das war der Öffnung Japans in der Meiji-Zeit zu verdanken.
1993 yılında Amerika'nın Ulusal Ünlü Kadınlar Koridoru'na (National Women's Hall of Fame) kabul edildi.1993 wurde sie außerdem in die amerikanische National Women’s Hall of Fame aufgenommen.
Okul koridorlarında yeni bir kovalamaca başlar.Sie fängt mit dem Wandschmuck im Schulflur an.
Koridor X Pan-Avrupa koridorlarından biridir.Le corridor X est un des corridors paneuropéens.
Yaklaşık 800 yılında kurulmuştur ve başkenti Korint'tir.Il est créé vers l'an 800 et sa capitale est Corinthe.
Koridordan inerken Mike tekrar 37 yaşındaki hâline geri döner ve Scarlett'la tekrar birleşirler.Mike est ensuite transformé en son moi de 37 ans, et se réunit avec Scarlet.
Koridorun diğer tarafında Martha ayılır ve yanındaki yaralı Hath'i görünce ona yardım eder.De l'autre côté du couloir, Martha aide une Hath blessée et gagne leur confiance.
Berlin'de kaldığı süre boyunca Paula müze koridorlarında uzun süre dolaşır.Au cours de son séjour berlinois, Paula Becker passa de nombreuses heures dans les galeries des musées.
Koridor, adını alanda bulunan en büyük kent olan Siliguri'den almıştır.Le corridor porte le nom de la principale ville qui s'y trouve : Siliguri.
Zil çalınca Spears koridora koşar ve dans etmeye başlar.Puis, la sonnerie retentit, Britney se précipite pour sortir dans le hall et commence une chorégraphie.
Sığınağın bazı koridorları hâlâ bulunmaktadır, fakat halka kapalıdır.Le bâtiment des voyageurs est conservé, mais fermé au public.
London; Kanada, Güneydoğu Ontario'da, Quebec-Windsor koridoru üzerinde konumlanan kenttir.London est une ville de l'Ontario, au Canada, située sur le corridor Québec-Windsor.
Böylece, Bizans tarihçilerine göre, adamlarına gemilerini Korint Kıstağı'nda karadan çektirtmeye karar verdi.Dès lors, selon les historiens byzantins, il décide de haler ses navires à travers l'isthme de Corinthe.
Çek KoridoruLe couloir.
Fakat İolkos meclisi onları sürgüne gönderir, bunun üzerine Korinthos'a giderler.Sandoval fait arrêter les deux hommes et les expédie à Cortés à Tenochtitlan.
Plan şemasında, bina boyunca uzanan geniş bir koridor ve iki yanında odalar bulunmaktadır.Le modèle passerelle utilise un bâtiment long et étroit, avec les avions garés des deux côtés.
Körili ekmek (Japonca: カレーパン karē pan), Japon mutfağında körili bir ekmek türüdür.Le pain au curry (カレーパン, karē pan?) est un pain japonais populaire.
Geçen gece köri yedim.Anoche comí curry.
Tom koridorda yürüyor.Tom está andando por el pasillo.
Koridor tarafı koltuk istiyorum.Quiero un asiento de pasillo.
Kuşatılmış Korint kalesinde, 1207/1208 yılında Leo Sgouros, intihar etti.Bloqueado en la ciudadela de Corinto, León Sgouros se suicidó en 1207/1208.
Olay, yerel saatle, yaklaşık 15:05 civarında kampüsün Cole Hall koridorunda gerçekleşti.El incidente ocurrió en el Cole Hall del campus aproximadamente a las 3:05 pp. m.
Asker kız, Martha'nın da olduğu diğer tarafa tuzak kurarak koridorun patlamasına neden olur.La soldado causa una explosión que sella el corredor en el que están, atrapando a Martha al otro lado.
Korint Kıstağı'nın savunulması savaşın tarzını değiştirmiştir.La defensa del Istmo de Corinto por parte de los aliados cambió la naturaleza de la guerra.
İskender, Korint’te Perslere karşı Grek güçlerinin “Hegemon”u unvanını almıştır.En Corinto, se le dio el título de " Hegemón 'de las fuerzas griegas contra los persas.
Bitkileri yakar. eve en uzakiki koridor yanmıştır.El dormitorio se quemó por completo, igual que el pasillo.
Koridorda bağırarak koşan Charlie polisleri bir tüfekle vurur.Corriendo a lo largo del pasillo, gritando, Charlie le dispara a los detectives con una escopeta.
Ayrıca Korint körfezinde bulunan limanların kontrolünü ele geçirmiştir.También tomó el control de los puertos en el Golfo de Corinto.
Koridorun diğer tarafında Martha ayılır ve yanındaki yaralı Hath'i görünce ona yardım eder.En el otro lado del corredor, Martha ayuda a un Hath herido y se gana así su confianza.
Bu mektup, büyük olasılıkla Korint'ten yazılmıştır.Su vida fue escrita probablemente en Varennes.
Kiremiti ilk üretip kullananların Korintler olduğu kabul edilir.Los negocios de comida rápida fueron los primeros en reconocer su utilidad.
Zil çalınca Spears koridora koşar ve dans etmeye başlar.Cuando la campana suena, Spears y sus amigas salen corriendo al pasillo y da inicio la coreografía.
Berlin'de kaldığı süre boyunca Paula müze koridorlarında uzun süre dolaşır.Durante su estancia berlinesa, Becker pasó numerosas horas en las galerías de los museos.
Aynı kural, solist veya koristler içinde geçerlidir.Común durante la ejecución del solista o temas rápidos.
"Quintus Sabınus Titürius": 3 Romalı lejyonu ile "Uneller", "Koriosoliler" ve "Lexoviler" üzerine gönderildi.Quinto Titurio Sabino: Con 3 legiones es enviado contra los unelles, coriosolitas y lexovienos.
Koridorda yürürken diğer mahkûmlar onu inceler.En la caminata el Gato los ve.
Zhangye, Hexi Koridoru'nun merkezinde yer almaktadır.El condado de Shandan está está ubicado en el centro del Corredor del Hexi.
Koridor X Pan-Avrupa koridorlarından biridir.La ciudad se sitúa a lo largo de los corredores Pan-Europeos X y VII.
Koridorlara tuzaklar kurar, öğrencilere eşyalar atar.La Huelga Estudiantil a Través de unas Ventanas.
Yönetmenin Harmony Korine olduğunu açıkladı.Paul, interpretato da Harmony Korine.
Zhangye, Hexi Koridoru'nun merkezinde yer almaktadır.Zhangye si trova al centro del Corridoio di Hexi.
Ayrıca Korint körfezinde bulunan limanların kontrolünü ele geçirmiştir.Egli prese inoltre controllo dei porti sul golfo di Corinto.
Korint, Potidea Ayaklanması'nı desteklemek üzere bir askeri birlik göndermişti.Atene invia un contingente in appoggio alla rivolta.
Alt koridor ile durur.Qualcuno si avvicina dal corridoio.
Korint Kıstağı'nın savunulması savaşın tarzını değiştirmiştir.La difesa dell'istmo di Corinto da parte degli Alleati mutò la natura stessa della guerra.
Yaklaşık 1.100 odası, 100 merdiven çıkışı ve toplamda 4,8 kilometreyi bulan uzun koridorları vardır.Il palazzo di Westminster include approssimativamente 1100 stanze, 100 scalinate e 4,8 km di corridoi.
Körili ekmek (Japonca: カレーパン karē pan), Japon mutfağında körili bir ekmek türüdür.Il Pane al curry (カレーパン karē pan?) è un piatto tipico della cucina giapponese.
Çek KoridoruCorridoio.
Tek koridor vardır.C'è un solo sottopassaggio.
Köri, ilk olarak Meiji döneminde Japonya'ya Hindistan'dan getirilmiştir.Giappone, inizi del periodo Meiji.
Hindistan'da bir restorana gidip Köri isterseniz kimse bir şey anlamaz.Quando poco dopo Angelo entra nel bar e si apposta in un angolo, nessuno lo nota.
Korıy Han: Rüzgarlara yön verir.Il Cinghialino, Bastione Molino a Vento.
Taçkapıdan sonra geçilen koridor, ikinci bir kapı ile avlulu medreseye açılır.Bagno Proseguendo per il corridoio si accede ad un secondo bagno riservato agli ospiti.
Katlarda havuzlar vardı ve koridorlarda çeşmeler şırıldayarak akıyordu.V'erano piscine sui vari piani, e fontane nei corridoi.
Bu koridorlar üst orta ve alt koridor olarak nitelendirilir.Questo frenulo si estende verso l'alto e all'indietro attraverso l'ilo.
Berlin'de kaldığı süre boyunca Paula müze koridorlarında uzun süre dolaşır.В Берлине Паула проводила много времени в музеях.
Koridor X Pan-Avrupa koridorlarından biridir.Маршрут входит в X Панъевропейский коридор.
İlgili Sayfalar