köri ile cümle
köri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Resimlerle Ardalı (Koriten)Сборник статей (с рисунками).
Yaklaşık 800 yılında kurulmuştur ve başkenti Korint'tir.Фема была основана около 800 года с центром в Коринфе.
Çek KoridoruКоридор.
Bu köşkler birbirine uzunca bir koridor ile bağlıydı.Все ложи были связаны между собой коридором.
Bunun yanı sıra mitolojik kahramanları, tanrıları da bol bol işler şiirlerinde: Kata, Baal, Koribanlar gibi.О таких мелкопоместных хозяевах говорили: «сколько дворов, столько господ».
Tam tutulma, Dünya yüzeyindeki dar bir koridorda gözlenebilir.Им легко можно покрыть поверхность всей площади коридора.
Yaklaşık 1.100 odası, 100 merdiven çıkışı ve toplamda 4,8 kilometreyi bulan uzun koridorları vardır.Во дворце 1100 помещений, 100 лестниц и 5 километров коридоров.
Haritada üç adet koridor bulunur.На карте появляется два чемодана.
Kurbanların çoğunluğu, sonrasında okulun giriş koridorunda bulundu.Мама была убита у входа в коридор.
Surdan iç kısma 13 metrelik dar bir koridordan girilmektedir.Снаружи в камеру ведёт коридор длиной 14 метров.
Ayrıca Korint körfezinde bulunan limanların kontrolünü ele geçirmiştir.Также были заняты порты в Коринфском заливе.
Korint Körfezi'ne birkaç kez hücum ederek oradaki surları tahrip etmişti.Несколько раз на съёмочную площадку через полицейское оцепление прорывались фанатки Кёртиса.
Wood, "Koridorlarda koşmak, yüksek sesle konuşmak ve sakız çiğnemek yasak.Суровые наказания были обещаны за «выкрикивание лозунгов, бездельное хождение по улицам и хулиганство».
Yer: Mağaza konsepti, ışıklandırma, koridorlar, raflar ve mağaza içi teşhir mallarının yerleştirilmesi.Место (place): концепция магазина, освещение, проходы с полками и размещение особых презентаций.
2010 yılı itibarıyla, Vahan Koridorunun 12.000 nüfusu vardır.По состоянию на 2010 год в пределах Ваханского коридора проживало около 12 тысяч человек.
Kurbanların çoğunluğu, sonrasında okulun giriş koridorunda bulundu.عـُثر لاحقاً على معظم الضحايا في ردهة مدخل المدرسة.
Mora (Peleponez) yarımadasının uzaydan görünüşü, yukarı da sağda Korint Kıstağı görülüyor.منظر البيلوبونيز من الفضاء، ويظهر فيها برزخ كورنث في الطرف الأعلي يمين.
Harekâtın devamında Kızıl Ordu, aşağı Don - Donets koridorunu tümüyle geri almıştı.الجيش الأحمر يترجعون قليلا عن نهر الدون.
Alt koridorda oynar.أغنية على الممر.
Alman harekât planı ise batı yönünde olabildiğince hızlı hareket etmek ve bu koridoru açık tutmaktır.الطريقة الأفضل هنا هي أن تتجه إلى الجسر المتحرك بأسرع ما يمكن.
Çok kızgın Korint halkı toplanır.الأكراد ينتفضون غضبا..
Merdivenin çevresinde dört adet koridor yer alır.هناك أربع سلالم للزاوية تنزل إلى الخزان.
1993 yılında Amerika'nın Ulusal Ünlü Kadınlar Koridoru'na (National Women's Hall of Fame) kabul edildi.انضمت لـ قاعة المشاهير الوطنية للمرأة عام 1993.
McDonnell Douglas MD-80 ve MD-90 çift motorlu, orta sınıf ve tek koridorlu ticari jet uçağı.د ماكدونل دوغلاس إم دي-90 أو إم دي-90 طائرة نفاثة تجارية ذات محركين، قصيرة إلى متوسطة المدى، وذات ممر واحد.
Kurbanların çoğunluğu, sonrasında okulun giriş koridorunda bulundu.A maioria das vítimas foi encontrada no corredor principal da escola.
Koridorda bağırarak koşan Charlie polisleri bir tüfekle vurur.Correndo pelo corredor, gritando, Charlie atira nos policiais com uma espingarda.
Yaklaşık 800 yılında kurulmuştur ve başkenti Korint'tir.Fundado por volta de 800, sua capital era Corinto.
Böylece, Bizans tarihçilerine göre, adamlarına gemilerini Korint Kıstağı'nda karadan çektirtmeye karar verdi.Assim, segundo os historiadores bizantinos, ele decidiu transportar seus navios sobre o istmo de Corinto.
Bu birlikler 6. Ordu'ya ulaşan geçici bir koridor açılmasıyla görevli olacaktı.A sua tarefa era era abrir uma passagem temporária para a saída do 6.ª Exército.
Zil çalınca Spears koridora koşar ve dans etmeye başlar.Quando o sinal toca, Spears corre para o corredor e começa a praticar uma dança coreografada no local.
Öneride Yugoslavya Krallığı ve Çekoslovakya'yı birbirine bağlayacak bir koridor açılması planlanmıştır.A proposta teria esculpido uma área de terra para conectar o Reino da Iugoslávia e a Tchecoslováquia.
Berlin'de kaldığı süre boyunca Paula müze koridorlarında uzun süre dolaşır.Durante a sua estadia berlinessa, Paula Becker passou numerosas horas nas galerias dos museus.
McDonnell Douglas MD-80 ve MD-90 çift motorlu, orta sınıf ve tek koridorlu ticari jet uçağı.O McDonnell Douglas MD-80 e o MD-90 são uma linha de bijatos de médio-alcance.
Bu köşkler birbirine uzunca bir koridor ile bağlıydı.Estas mesas estão divididas por um largo corredor central.
Katlarda havuzlar vardı ve koridorlarda çeşmeler şırıldayarak akıyordu.Existiam tanques nos pavimentos e fontes que jorravam nos corredores.
1775 yılında ölmüş, aile mezarlığına gömülmüş ve zırhı şatonun koridoruna yerleştirilmiştir.Morreu em 1175 e foi enterrado no cemitério da família, sendo que sua armadura encontra-se no hall do castelo.
Tek koridor vardır.Ben: É um corredor.
Alt koridorda oynar.«Viagem no corredor».
2002'de kurulan Orta Amazon Ekolojik Koridorunun bir parçası haline geldi.Em novembro de 1985 o Centro passa a ser Centro de Referência da Região Amazônica.
Kuşatılmış Korint kalesinde, 1207/1208 yılında Leo Sgouros, intihar etti.Cercado na cidadela de Corinto, Esguro suicidou-se em 1207 ou 1208.
Rusev'in saldırısına uğrayan Enzo, koridora doğru sürüklendi.Rusev então apareceu e atacou Enzo antes de o arrastar para o corredor.
Tam tutulma, Dünya yüzeyindeki dar bir koridorda gözlenebilir.A posição de controle total sobre a Terra que se encontra em algum lugar no espaço exterior.
Versailles Barış Antlaşması ile Koridor Polonya toprağı haline geldi.O Corredor tornou-se parte da Polônia após o Tratado de Versalhes .
Yaklaşık 1.100 odası, 100 merdiven çıkışı ve toplamda 4,8 kilometreyi bulan uzun koridorları vardır.Het gebouw heeft ongeveer 1000 kamers, 100 trappen en meer dan drie kilometer aan gangen.
Bahar Tatili, Harmony Korine'in yönetmenliğini üstlendiği 2012 yapımı Amerikan filmidir.Spring Breakers is een Amerikaanse actie-comedy uit 2012, geregisseerd Harmony Korine.
Bitkileri yakar. eve en uzakiki koridor yanmıştır.Zijn woning werd vernield en de inboedel werd op straat in brand gestoken.
Sonra Korint'e doğru ilerlemeye başladı.Vervolgens ging hij over land naar Korinthe.
Görgü tanıklarına göre silahlı saldırganın sınıflarda ve koridorlarda rastgele ateş açtığını belirttiler.Ooggetuigen meldden dat de jongen het vuur opende en lukraak schoot in de klaslokalen en gangen.
1987 - Batı Alman pilot Mathias Rust, küçük uçağıyla Sovyet hava koridorunu delerek Kızıl Meydan'a indi.1987 - De 18-jarige Duitser Mathias Rust landt met een sportvliegtuigje op het Rode Plein in Moskou.
Bu koridoru sivillerin kullanmasına izin verilmedi.Dit station is niet in gebruik voor personenvervoer.
Tek koridor vardır.Er is één ingang.
Körili pilav benim favori yemeğimdir.Rijst met curry is mijn lievelingsgerecht.
Yönetmenin Harmony Korine olduğunu açıkladı.Reżyserem wideo został Harmony Korine.
Koridor X Pan-Avrupa koridorlarından biridir.Ta ostatnia jest częścią X paneuropejskiego korytarza transportowego.
Fakat sonuç olarak Peloponez filosu Korint Körfezi çıkışından çekilmiştir.Po walce flota peloponeska wycofała się do Koryntu.
Mağara, kısa bir koridorun açıldığı 9 m uzunluğa sahip bir odaya sahiptir.Jaskinię tworzy komora o długości 9 m, do której prowadzi krótki korytarz.
Okul koridorlarında yeni bir kovalamaca başlar.Rozpoczyna swój bieg od ulicy Szkolnej.
Bölmeler ve koridor.Pałace i dwory.
Plan şemasında, bina boyunca uzanan geniş bir koridor ve iki yanında odalar bulunmaktadır.W środku znajduje się korytarz wiodący na całej długości oraz pomieszczenia wzdłuż niego.
1993 yılında Amerika'nın Ulusal Ünlü Kadınlar Koridoru'na (National Women's Hall of Fame) kabul edildi.W 1993 została uhonorowana miejscem w Narodowej Hall of Fame Kobiet Amerykańskich.
İlgili Sayfalar