köprüler ile cümle
köprüler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Pek çok fotoğrafta gelgit kuyrukları ve köprüler görülebilir.多くの場合、潮汐尾やブリッジが確認できる。
Daha sonra Köprüler İdaresi'nde (Corps des Ponts) müfetiş olup 1851'de emekli olana kadar bu görevi sürdürdü.此後他成為橋樑團的督察,直到1851年退休。
Kosova'daki eski taş köprüler arasında en büyük ve en uzun olanıdır.在北京众多火神庙中规模最大、历史最悠久。
Roma'nın köprüleri kemerli taş ve beton köprülerdi.罗马人开始用石头和混凝土建造拱桥。
Bir VPN Sunucusunun yerel köprüleri olabilir.一個VPN伺服器可以有自帶的橋接器。
Köprüler genelde metalden yapılır.這類隕石一般由矽化物組成。
Köprülerin Tarihçesi The Bridge (İngilizce)(法文) Pictures of the old and the new bridge (法文) Bridge history
Askeri köprüler genellikle yüzen orta ayakların üzerine mesnetlendirilirler.一般事件:一般來說,把腳踩進海水中是什麼感覺呢?
Ayrıca köprüleri atmak için de zaman olacaktır.אפילו אם נצטרך לפוצץ את הגשרים.
Fabrikalar, belediye binaları, santraller, köprüler, çoğu yollar ve evlerin %80'i moloz yığınına döndü.מפעלים, מבני שלטון, תחנות כוח, גשרים ו-80% מהכבישים נהרסו.
Şehrin bir diğer takma adı "Köprüler Şehri"dir.פרסומים רשמיים של העירייה מכנים אותו "גשר הכניסה לעיר" או "גשר המיתרים".
Demiryolu köprülerinde ise demiryolu boyunca kirişlere konulan enlemlere mesnetlendirilir.כיום נשארו לאורך הנחל שרידי גשרים המציינים את תוואי המסילה.
Birçok şehir ve kasabada sokaklar, semtler, okullar, köprüler ve parklar, Rabin’in adıyla anıldı.ברחבי ישראל, נקראו יישובים, רחובות, שכונות, מבנים, בתי ספר, גשרים ופארקים על שמו של רבין.
Tapınaklar köprülerle birbirine bağlanmıştır.שני הבסיסים מחוברים ביניהם על ידי גשרים.
Şehirde Osmanlı döneminden kalma köprüler bulunmaktadır.В центъра на града има стар каменно-сводест мост, останал от османския период на града.
Köprüler genelde metalden yapılır.Ograda kaveza se najčešće izrađuje od metala.
Ayrıca küçük köprüleri geçmek için çok büyük yapısı vardı.Grad također namjerava izgraditi nekoliko manjih mostova.
Elemanlar arası seri köprülerle bağlanmıştır.Povezane su međugalaktičkim mostom.
Don Nehri üzerindeki köprülerde yoğun bir yığılma oldu.Lijeva je pritoka puno veće rijeke Don.
Tasarladığı köprüler dünyanın dört bir yanında inşa edildi.Mosty, ktoré skonštruoval, môžeme nájsť po celom svete.
Bütün köprüler yıkıldığı için ulaşım da durmuştu.Aj v týchto prípadoch musel byť celý most uzatvorený.
Köprüler genelde metalden yapılır.Šasi je zvyčajne vyrobené z kovu.
Tapınaklar köprülerle birbirine bağlanmıştır.Všetky tri veže budú prepojené mostmi.
Roma büyük ve kalıcı köprüler inşa etti.Rimski mostovi, ki so jih zgradili stari Rimljani, so bili prvi veliki in trajni mostovi.
Genel anlamda dünya da birkaç yerde doğal aşınmayla meydana gelmiş doğal köprüler vardır.V naravi pogosto srečamo naravne mostove.
Demiryollarını ve köprüleri havaya uçurdu ve birçok köyü yaktı.Razdejal je deželo Kranjsko in požgal veliko gradov.
Roma'nın köprüleri kemerli taş ve beton köprülerdi.Rimljani so prvič uporabili beton tudi za mostove.
Kafes kiriş köprüler sürekli de yapılabilir.Usta loparjev so vselej odprta.
Yolları asfaltlanmış, köprüleri yapılmıştır.Mokėjo tiesti kelius ir statyti tiltus.
Ankara'daki köprüler listesi ^Tema – Danijos tiltai.
Mavi Nil nehri üzerinde köprüler bulunmakta.Vilajeto vakariniu pakraščiu teka Baltojo Nilo upė.
Şehrin bir diğer takma adı "Köprüler Şehri"dir.Miesto pravardė yra „Mokslo miestas“.
Köprüler genelde metalden yapılır.Üldjuhul on kellad valmistatud metallist.
Adaları birbirine ve kıyıya bağlayan köprüler vardır.Saart katavad rannaniit ja kadastik.
Adaları köprülerle bağlayınחיבור האיים ידח בעזרת גשרים
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.Aber der andere Teil bereist die Welt, verbindet verschiedene Kulturen miteinander.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.Ale ta druhá cestuje po světě a navazuje spojení s jinými kulturami.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.Cealaltă parte însă călătoreşte prin toată lumea, conectându-se la diferite culturi.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.De a másik szára a világot járja, és különböző kultúrákhoz kapcsolódik.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.Het andere deel reist over de wereld en verbindt zich met verschillende culturen.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.하지만 다른 쪽은 세계를 여행하며, 다른 문화를 연결시켜요.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.länkandes samman olika kulturer.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.lecz jej druga część podróżuje po świecie łącząc różne kultury.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.Mais l'autre partie parcourt le monde, en se reliant à différentes cultures.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.Ma l'altra parte viaggia per il mondo, connettendosi a culture diverse.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.Mas a outra parte viaja pelo mundo, ligando-se a diferentes culturas.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.Pero la otra parte viaja por el mundo, conectándose con diferentes culturas.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.Tapi bagian yang lain menjelajahi dunia, berkoneksi dengan budaya-budaya lain.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.Το άλλο μέρος, όμως, ταξιδεύει τον κόσμο και συνδέεται με διάφορους πολιτισμούς.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.В то время как другая часть путешествует по свету контактирует с другими культурами.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.Другата обикаля света, докосвайки се до различни култури.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.אך חלק אחר בה נודד בעולם, מתחבר לתרבויות שונות.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.والجزء الآخر يحوم حول العالم. مرتبطًا بثقافات مختلفة.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.そんな意味で私の小説は 地域的でありながら 国際的だと
Ancak bizim gördüğümüz açılıp ve kapanan köprülerAle mosty, które widzieliśmy, które się otwierały i zamykały --
Ancak bizim gördüğümüz açılıp ve kapanan köprülerA mostovi, kot jih poznamo, ki se dvigajo in spuščajo, mi vzbujajo pomisleke...
Ancak bizim gördüğümüz açılıp ve kapanan köprülerDe a hidakat, amiket láttunk felnyílni és lecsukódni...
Ancak bizim gördüğümüz açılıp ve kapanan köprüler하지만 여지껏 본 교각은, 그냥 열리고 닫힙니다.
Ancak bizim gördüğümüz açılıp ve kapanan köprülerMaar de bruggen die we hebben gezien, die open en toe gaan --
Ancak bizim gördüğümüz açılıp ve kapanan köprülerMas as pontes que víamos, que abriam e fechavam... estou um pouco farto delas.